escort bayan istanbul escort hd porn
banner255
banner82

CryoSave kan bankasının Kuzey Kıbrıs Temsilcisi Ayşen Demirağ Halkın Sesi'ne konuştu

banner27

CryoSave kan bankasının Kuzey Kıbrıs Temsilcisi Ayşen Demirağ, özellikle kanser vakalarının hızla arttığı ülkemizde kordon kanını saklamanın önemine dikkat çekiyor    Kordon ve kanının birçok hastalığa...

banner315
CryoSave kan bankasının Kuzey Kıbrıs Temsilcisi Ayşen Demirağ Halkın Sesi'ne konuştu

banner267

CryoSave kan bankasının Kuzey Kıbrıs Temsilcisi Ayşen Demirağ, özellikle kanser vakalarının hızla arttığı ülkemizde kordon kanını saklamanın önemine dikkat çekiyor

 

 Kordon ve kanının birçok hastalığa şifa olabileceğini ifade eden Demirağ

“Göbek bağı kök hücreleri ile bugünü saklayın, geleceği koruyun” diyerek önemli uyarılarda bulunuyor

 

Fehime ALASYA

Doğum sırasında alınan ve kişi yaşadığı sürece kan bankalarında saklanan kordon kanı, hayat kurtarıyor.

Kordon kanının, kan üretiminde görev alan kök hücreleri içermesi, çocuklarda yaş ilerledikçe ortaya çıkabilecek ve çoğu ağır seyirli hastalığın tedavisi için çok önemli bir seçenek oluşturuyor.

Konuya ilişkin HALKIN SESİ’ne açıklamalarda bulunan Ayşen Demirağ, Kuzey Kıbrıs Temsilcisi olduğu CryoSave kan bankasını anlattı.

Özellikle kanser oranının gün ve gün arttığı ülkemizde kordon kanını saklamanın önemine değinen Demirağ, “Bilinç giderek yayılıyor. Bebekleriniz için Baby Shower yapacağınıza, gereksiz veya fazlaca onlarca şey alacağınıza, bu denli önemli bir olay için bütçe ayırın. Göbek bağı kök hücreleri ile bugünü saklayın, geleceği koruyun” şeklinde konuştu.

Uzmanlar, doğumdan sonra bebeğin kordonu ile plasentası arasında kalan kana, "kordon kanı"na ulaşmak ve bu kanı sağlıklı koşullarda dondurup saklamanın hayat kurtardığını söylüyor. Kök hücrelerin, belirli uygun ortamlar sağlandığında herhangi bir doku veya organa dönüşebilme yeteneğine sahip olmaları ise kordon kanının saklanmasındaki en önemli etken olarak öne sürülüyor. Kordon kanının ise bebeğin damarlarında dolaşan kandan farklı olması ve kan üretiminde görev alan "kök hücreleri" içermesinin bu işlemi geçerli kılan en belirgin özelliği olarak söyleniyor. 

“BUGÜNÜ SAKLAYIN, GELECEĞİ KORUYUN”

“Göbek bağı kök hücreleri ile bugünü saklayın, geleceği koruyun” diyen Demirağ, bu günü saklamaya, bebek doğduğu anda başlanabileceği ifade etti. Bebeğin doğduğu an kordon kanını saklayarak ileriye yönelik sağlık yatırımı yapmayı bir araba sigortasına benzeten Demirağ, bu işlemlerin hangi aşamalardan geçtiği bilgisini verdi.

Demirağ, “Bebek doğduğu anda, onu anneden ayırdıktan sonra, plasenta ile bebek arasında olan kordonun içerisindeki kanı alıyoruz. Bu hiçbir şekilde bebeğe bir zararı olmayan bir işlemdir. Bunun yarını ise şöyle, bu kordondan alınan kan yurt dışına gider, sağlıklı ve yeterli olduğuna dair bazı testlerden geçer ve kan bankasında saklanır. Kişi yaşadığı sürece de bu kan bankada korunur ve etkisini kaybetmez. İleride bebeğin sigortası olarak kök hücre bankasında saklanır. Bunu sigorta gibi düşünün. Nasıl ki araba sigortasını yaptırmak için illaki kaza olması gerekmiyor, emniyetimiz için yaptırıyoruz, bunu da bebeğimizin yaşamdaki emniyeti için yaptırıyoruz. ”

AĞIR SEYİRLİ HASTALIKLARDA KULLANILIYOR

Çocuklarda yaş ilerledikçe ortaya çıkabilecek ve çoğu ağır seyirli hastalığın tedavisi için kullanılan kordon kanı, en saf kan olarak doğum anında alınıyor. Konuya ilişkin görüşlerini aktaran Ayşen Demirağ, “Hepimizin vücudunda kemik iliği vardır, yetişkin birinden kemik iliği almak zordur, ağrılı ve masraflıdır. Üstelik büyüyene kadar çeşitli kimyasallardan geçiyoruz, bu yüzden yeni doğan bir bebekteki kan en saf kandır ve bu yüzden bunu yapıyoruz. Yetişkinlerin kök hücre oluşumu daha sorunludur. Üstelik daha az masraflı ve ağrısız bir işlemdir, doğum anında olmasının en büyük nedeni budur.” dedi.

ZAMAN ALMAYAN, YAPILMASI KOLAY, ANNE VE BEBEK AÇISINDAN RİSKSİZ, ACISIZ BİR İŞLEM”

Aileler, kordon kanının saklanılmasına karar verdiği zaman, doğumdan bir kaç hafta önce ilgili laboratuar ve doğumu yaptıracak olan hekime durum bildirilir. Doğumdan önce aileler ve kan bankası arasında sözleşme yapıldığını söyleyen Demirağ, bankayla ilgili gerekli evrakların bulunduğu dosyanın ailelere ulaştırıldığını kaydetti. Doğum gerçekleştikten sonra alınıp, 36 saat içerisinde laboratuara gönderilen kan, kök hücrelere ayrılıyor ve dondurulup saklanıyor. Demirağ, normal veya sezaryen ile olan doğumlarda uygulanabilen bu işlemin, fazla zaman almayan, yapılması kolay, anne ve bebek açısından risksiz, acısız bir işlem olduğunu kaydetti. Demirağ, “İlerleyen zamanda, ihtiyaç duyulduğu takdirde, aile, doğrudan yurt dışındaki bu şirket ile iletişim kuruyor. Dondurulan hücreler daha sonra gereksinim halinde çözülerek kullanılabilir.” dedi.    

AVRUPA BİRLİĞİ YASALARI İLE KORUNUYORLAR

Ayşen Demirağ’ın Kuzey Kıbrıs Temsilciliğini yaptığı şirket, kanları Belçika ve Hollanda gibi ülkelerde saklanıyor. Kök hücreleri, doğal afetlerden kaynaklı kötü bir duruma karşı iki ayrı kök hücre kan bankasında muhafaza ediliyor. Avrupa Birliği Yasaları ile korunan ve herhangi bir kötü duruma karşı, beş veya on milyon euroya kadar tazminat ödemekle sigortalı olan kan bankasının güvenilirliği çok yüksek. Bankadan kaynaklı bir sorun yaşandığı takdirde, ailenin, bankayı dava etme ve tazminat kazanması söz konusu oluyor. 

AMAÇ GÜVENİLİRLİĞİ SAĞLAMAK

Demirağ, kordon kanını bünyesinde barındıran bankanın, Aile Bankacılığı felsefesiyle yapılanmış ve sadece ihtiyaç durumunda kanın ilik nakli için uygun olup olmadığına bakıldığını belirtti. Ayşen Demirağ, “Örneğin bir aile yakını için ilik aranıyor, çocuğunuzun iliği uyumlu mu bilemezsiniz, dilerseniz talep eder uyumlu mu diye sorarsınız. Buradaki esas amaç güvenilebilir olmaktır. Yoksa organ mafyası gibi önüne geçilemeyecek sorunlar doğabilirdi.  Hiçbir şekilde HLA testine tabi tutulmaz. Bu gizlidir, aile isterse HLA testine tabi tutulur. Giden kan, anne babaya, kardeşine uyumlu mu o dahi bilinmiyor.” dedi. 

“BABY SHOWER YAPACAĞINIZA, KORDON KANI İÇİN BÜTÇE AYIRIN”

Kan bankasına olan talepleri de değerlendiren Demirağ, nüfusa oranla yaygınlığın fazla olduğunu ifade ederek, “ülkelerin ekonomik durumları ve bilinç de çok önemli.” dedi. Türkiye’de özellikle şehirleşmenin olduğu bölgelerde bu durumun çok yaygın olduğuna dikkat çeken Demirağ, Amerika’da bazı eyaletlerde devletin doğan tüm bebeklerin kanını toplayıp kan bankasında tuttuğuna dikkat çekti. Demirağ, “On yılı aşkın sürede neredeyse 2 bin kişi yeni doğan bebeği için bu işlemi yapıyor. Çocuklarının göbek kordon kanını sakatlan birçok yerli veya yabancı aile vardır, Türkiye’de de birçok müşterim var, Kıbrıs’ta yaşayan birçok Türkiyeli müşterim var, hiç kimlik sonunu yaşamadık… Bilinç giderek yayılıyor. Bebekleriniz için Baby Shower yapacağınıza, gereksiz veya fazlaca onlarca şey alacağınıza, bu denli önemli bir olay için bütçe ayırın veya sevdiklerinizden yardım alın.” şeklinde konuştu. 

KORDON KANI VE KORDON’UN HAYATİ ÖNEMİ

Günümüzde kordon kanına ek olarak, kordonun da saklamaya başlandığını kaydeden Demirağ, Kordon ve kanının birçok hastalığa şifa olabileceğini ifade etti. Demirağ, şunları kaydetti: “Kordonun içindeki kan, kan hastalıklarıyla ilgili kullanılıyor. Kordonun kendisi ise kıkırdak ve bağ dokularında, cilt ile ilgili hastalıklarda kullanılıyor. Yani cilt kendi embriyonik kök hücrelerini kullanarak yeniliyorlar. Örneğin botoks durumlarında, yanık durumunda ciltte meydana gelen hasarlarda kordonun kendisi kullanılıyor. Dolayısıyla aileler bu ikisini birden yapmayı tercih ediyor.”

2 BİN 300 EURO’YA BEBEĞİNİZİN HAYATINI SİGORTALAYIN

 

Kişinin yaşam süresince muhafaza edilebilen bu kanlar, 2 bin 300 Euro karşılığında, 20 yıl boyunca kan bankasında tutulabiliniyor. 20 yıllık sözleşme yapan şirket, her 20 yılda bir kez sözleşmelerini yeniliyor. Yenilenen sözleşmelerde de çok fazla fiyat farkı olmadığını söyleyen Demirağ, çeşitli ödeme kolaylıkları ile tüm bu hizmetlerden yararlanılabileceğine dikkat çekti. 

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.