banner51
banner55

"Zam yerine giderler azaltılmalı"

banner27

Acapulco Otel Direktörü Ünal Çağıner, Türkiye’den gelen suyun belediyeler tarafından halka pahalı satılmasına tepki gösterdi ve “Devlet, belediyeye suyu 2.5 TL belediyeye veriyor, belediye ise halka 7 TL’ye satıyor. Böyle bir ticaret dünyanın hiçbir yerinde yok” dedi. Çağıner, Kıb-Tek için de “Zam yapacaklarına giderlerini kıssın” diye konuştu

"Zam yerine giderler azaltılmalı"

Kuzey Kıbrıs'ın önde gelen girişimcilerinden, Çağıner Şirketler Grup'un kurucusu ve yönetim kurulu başkanı, Acapulco Otel Direktörü Ünal Çağıner, Türkiye’den gelen suyun belediyeler tarafından halka pahalı satılmasına tepki gösterdi ve “Devlet, belediyeye suyu 2.5 TL belediyeye veriyor, belediye ise halka 7 TL’ye satıyor. Böyle bir ticaret dünyanın hiçbir yerinde yok” dedi.

Elektrik tarifelerindeki pahalılığa da dikkat çeken Çağıner, “Kıb-Tek gelir ve giderleri ayarlayamadı. Zam yapacaklarına giderlerini kıssın” diye konuştu.

1977’de sadece plaj olan Acapulco, 1982’de otel olarak hizmet vermeye başladı. 25 bungalow ile hizmet vermeye başlayan Acapulco bugün 847 yatak odası, 21 toplantı odası, lunapark ve aquaparkları, casino ve spa odaları ile ülkenin en fazla tercih edilen ve en kaliteli oteli konumuna geldi.

Turizm hayatına plajla başlayan Ünal Çağıner ile 40 yıllık turizm macerasını ve ülkede turizm adına neler yapılması gerektiğini HALKIN SESİ’ne anlattı.

Acapulco’nun kuruluşunu anlatır mısınız?

Çağıner: “1977’den 1982 yılına kadar plaj olarak çalıştırdık. Galif vardı sadece. Küçük havuz yaptım. Lefkoşa’daki Buz fabrikasından kalıp buz alıp havuza koyar içecekleri soğuturdum. Elektrik, su yol, telefon yoktu burada. 1982’ye kadar alt yapı yaptık. 82’de 25 bungalow yaptık. 2 yıl sonra 5 tane daha bungalow yaptık. 92 körfez krizinde yaptım ilk büyük yatırımı.”

Turizm hayali nasıl oluştu?

Çağıner: “Turizm ile kucaklaşmam, yakınlaşmam Evdim’de denize gittiğimiz lise yıllarında başladı. O zamandan beri merağım vardı, seviyordum turizmi de tarımı da. Tarım sevgisi ise ilkokulda başladı. Prasyo’da küçük bir ilkokul vardı. Ama bahçesi ve havuzu vardı. Bahçeye sebze ve çiçek ekerdik. Her şey kısmet gayret ve inanç işidir. Turizme inandık ve yürüdük. Turizm yapabilmek için insanları sevmek lazım. İnsanları sevmeden turizm yapamazsın. Turizmin hammaddesi insandır. Fedakarlık yapmak lazım. Tatil yapma fırsatı bulamaz.”

Emekli olmayı düşünüyor musunuz?

Çağıner: “Emekli olmak, olmamaktan daha zordur. Emekli olmak demek hareket etmemek, düşünmemek, konuşmamak demektir. Onu başarabilecek miyim bilmiyorum. Yaşlanmayı kabul etmek zor bir şey.”

Şu an KKTC’de turizm ne durumda?

Çağıner: “Turizm çok yönlü gelişmekte. Kongre turizmi gelişmiştir ve bunun öncülerindeniz. 14 bin metrekarelik toplantı odalarımız var. 10 sene önce ilk biz yaptık. Kuzey Kıbrıs’ta personel istihdamı sağlayan iki sektör var. Biri turizm diğeri eğitim. İç içe ve birbirine muhtaç oldular. Üniversitelerden stajyer alıyoruz. Eskiden Türkiye’den getirirdik. Talebeler olmasa yaz aylarında servislerde otellerde sorun olurdu.  Kışta 750 personel, yazda, 1300 personel çalışıyor bu otelde. Bu rakamlar turizmin ne kadar geliştiğinin göstergesidir.

Turizme dayalı sanayi ve tarım gelişecek önümüzdeki yıllarda. Hayvancılığı geliştireceğiz, tarım reformları yapmak zorunda kalacağız. Ziraatta sebze, meyve ve seracılık konusunda daha ciddi ve etkili adımlar atmamız gerekecek. Türkiye Büyükelçiliği başlatmış olduğu göletler projesinin çok süratle yeniden ele alınması ve hızlandırılması gerekmektedir. Yağmur yağdığında ada ülkelerinde mümkün mertebe denize sel akıtmazlar. Su getirmemiz büyük bir başarı ve fedakarlıktır. Yerel su kaynaklarının zenginleştirmesi aktarılması bu göletlerin inşasının devamına bağlıdır. Kontrolsüz et girişi engellenmeli. İnsanların sağlığı açısından mutlaka engellenmeli. Eğer engellenmeyecekse et girişini kontrollü yapmak lazım. Tahlilleri yapılmamış et ürünleri ülkemize girişini sağlamak lazım, halkımızın sağlığı için.”

Adadaki çözümsüzlük turizmi etkiliyor mu?

Çağıner: “Şu anda çözüm var. 1974’de çözüm olmuştur. Mevcut idari sistemde ekonomik ambargolarda sıkıntılar var ama aşılabiliyor. Aç kalmadığımıza göre bazı çözümler üretebilmişiz. Türkiye’den, Almanya, İngiltere, Orta Avrupa ve İsrail’den geliyor turistler. Bütün mesele tüm yatırımları hızlandırmalıyız. Ekonomik yönden güçlü olmalıyız. Turizmciler daima barış ister. Köklü bir barış gelecekse eğer bir daha savaş imkanı yaratacak şartlar olmaması gerekir.”

Elektrik ve su fiyatları için ne düşünüyorsunuz?

Çağıner: “Elektrik ve su fiyatları çok yüksektir. Kıb-Tek gelir ve giderleri ayarlayamadı. Zam yapacaklarına giderlerini kıssınlar. Ada ekonomilerinde güneş enerjisinden yararlanmak kaçınılmazdır. 25 sene önce de bunu söyledim. 2 sene önce 1.5 megavoltluk güneş enerjisinden elektrik üretiyoruz. Formaliteleri aştığımız sürece kapasitemizi arttıracağız. Bu sistemin kullanımı da hızlandırmalıyız. Su tarıma yetmeyecek. Yarın komşu istese onlara da vereceğiz. O yüzden göletler önemli. Su denize akmasın. Sular göletlerde biriksin ve ada da kalsın. Devlet suyu 2.5 TL belediyeye veriyor belediye 7 TL’ye veriyor halka suyu. Böyle bir ticaret dünyanın hiçbir yerinde yok. Belediyeler açıklama olarak fazla personeli olduğunu söylüyor. Kim söyledi size fazla personel alasınız?”

Yeni projelerinizden bahsedermisiniz?

Çağıner: “Yeni projelerimiz var elbette ama yeni projelerden bahsetmeyi sevmiyorum. Yaptığım işlerden bahsetmek istiyorum. Allah sağlık verirse projelerimi gerçekleştireceğim. Anamur’da otel projesi henüz beklemede çünkü Anamur’a yol yok henüz onu bekliyoruz. Akgünler turizmin Taşucu’na seferleri daha sıklaştıracağız. Şu anda otele 18 yaşından büyükler için olimpik standarlarda relaks havuz yapıyoruz.”   

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.