banner69

“Uluslararası maçlarda hakemlik yapmak istiyorum”

banner27

Ailelere tavsiyede bulunan Yarkın “Çocuklarını her hafta iki branşa yollasınlar. Zekasını geliştirir, özgüvenini arttırır. Benim çocuğum başarısızdır demesinler. Herkesin farklı yapabilecekleri bir alan vardır. Aileler çocuklarını sınırlamasın, çocuğun alanını bulmasına müsaade etsinler, desteklesinler”  dedi

“Uluslararası maçlarda hakemlik yapmak istiyorum”

banner87

Bahar Uygur

Kadın erkek eşitsizliğinin en çok da meslek gruplarında öne çıktığı, büyük şirketlerde kadınların müdür gibi mevkilere getirilmediği bir toplumda herkese örnek olabilecek meslekler yapan kadınların hayat hikayelerini anlatmaya devam ediyoruz.

Bu hafta hem futbol hem de atletizm hakemliği yapan Emine Yarkın ile sohbet gerçekleştirdik. Küçük yaşlardan itibaren atlet olan Emine Yarkın, atletizmin yaşam tarzı olduğunu söyledi. Atletizmde 6 rekoru bulunan Yarkın, futbola verilen önem kadar atletizme de önem verilmiş olsaydı dünya rekoru kırabileceğini ifade etti. Yarkın, birgün uluslarası bir maç yönetmek istediğini de sözlerine ekledi.  

Emine Yarkın, hakemlik yaptığı bazı maçlarda taraftarın cinsiyet ayrımclığı yapan sözler söylediğini, üstelik bunları sadece erkekler değil kadınların da söylediğini belirtiyor. Yarkın, kendisine “git eve çamaşır yıka” gibi sözler sarfedildiğini anlatıyor.

Emine Yarkın, hakemlik yapmaya futbol oynadığı dönemde bir hakemin verdiği karardan dolayı karar verdiğini ve ilk başladığında çok zorluk çektiğini de dile getirdi.

9 YAŞINDAN BERİDİR LİSANSLI ATLET

Emine Yarkın, 32 yaşında. Trakya Üniversitesi Fizik Bölümünü birincilik ile bitirdi. Pedagoji eğitimi aldı, bir dönem dershane de ders verdi. Şu an Dr. Burhan Nalbantaoğlu Devlet Hastanesi’nde Tıbbı Görünteleme Teknikeri olarak görev yapıyor.

9 yaşından beri lisanslı atlet olan Emine Yarkın, şu anda milli atlet olarak atletizm hayatına devam ediyor. Atletizm hakemliği ve 6 yıldır futbol hakemliği yapan Yarkın, bunun yanında jimnastik ve zumba dersleri de veriyor.  

Spor hayatına ve futbol merakının nasıl başladığını sorduğumuz Emine Yarkın, küçükken annesinin kendisine futbol oynamayı yasakladığını anlattı.

“Erkek yeğenlerim yazda gelir bizde kalırdı. Onlarla futbol oynamaya başladım. Evin tam karşısında boş bir tarla vardı. Oraya direk dikip saha yaptılar. Mahalleler arası maç yapardık. Büyüklerin maçlarını izler kaçan topları getirirdim. Bu çocuk çok hızlı koşar derlerdi. Bir süre sonra annem sen erkek çocuğumusun deyip futbol oynamamı yasakladı. Arabanın damına çıkıp izlerdim, oynamak isterdim ama saha evin karşısında olduğu için kaçamak oynayamazdım. Atletizme hocaların değerlendirmesi sonrası başladım. Atletizmdeki üçüncü yılımda ortaokulda milli takıma girdim. Türkiye’de  çeşitli atletizm yarışmalarında birinclik, ikincilik ve üçüncülüğüm var.”

“ATLETİZME FUTBOL KADAR ÖNEM VERİLSEYDİ DÜNYA REKORU KIRABİLİRDİM.”

Emine Yarkın’ın atletizm dalında kırdığı rekorlar şöyle; 400 m Yıldız Genç Büyük Bayan rekoru kırdı 1999’da. O rekor şimdi başkası tarafından kırıldı. Ama şu anda 6 tane rekor sahibi. Kadınlar kategorisinde 800 m, 1500 m, 3000 m, 3000 m engelli, 5000 m, sırıkla atlama rekoru.

Emine Yarkın, atletizm de bir çalıştırıcı hocanın olmasının önemli olduğunu kendisinin çok zorluk çektiğini söyleyerek, atletizme futbol kadar önem verilmediğini, gerekli önem verilmiş olsaydı dünya olimpiyatlarına katılmak istediğini ve katılmış olsaydı dünya rekoru kırabileceğini ifade etti.

HAKEM OLMAYA BİR HAKEM YÜZÜNDEN KARAR VERDİ

Emine Yarkın’ın hakem olma macerası futbol oynadığı bir maçta hakemin verdiği kararı beğenmediği için başladı. Atletizm çalışmaları yaparken hakemlik için teklif alan Yarkın, atletizm var diye hakemliğe sıcak bakmamış. İki dönem futbol oynadığını ve futbol oynarken yapılan ciddi bir faul nedeniyle sakatlandığını anlatan Yarkın, 7 ay sakat kaldığını kaydetti. Yarkın, o pozisyonda hakemin kırmızı kart vermesi gerektiğini ama sarı kart verdiğini söyleyerek bu şekilde hakem olmaya karar verdiğini anlattı.

KURSA KATILAN TEK KADIN OLDUĞUM İÇİN UTANDIM

Hakemlik kurslarına katılan Emine Yarkın tek kadın olduğu için utandığını ve sertifika törenine dahi katılmadığını belirtti.

Emine Yarkın o süreci şöyle anlattı: “Sordum Güzelyurt’ta Mehmet Ebedi hocaya o beni kurslara yönlendirdi. Tam da kursların başlayacağı zamana denk geldi. Kursa katıldım. 1 haftaydı teorik kısmı daha sonra sınava girdik. Tek kadın bendim kursta. Kurallarla ilgili çok bilgim yoktu. Arka sıralara oturdum hep utandığım için. Soru sormaya çekinirdim. Tek kadın olduğum için utandım ve sertifika törenine dahi katılmadım. Daha sonra saha çalışmaları başladı.”

“İLK MAÇIMDA BIRAKIP GİTMEK İSTEDİM”

Emine Yarkın ilk maçında bırakıp gitmek istediğini belirtti:  “12 Mart 2011 yılında ilk maçıma çıktım. İlk maçım çok zordu. Yağmurlu bir havaydı. Bırakıp gitmek istedim. Benim burada ne işim var dedim. Farklı bir ortamdı. Hatalarıma takılıp bayrak kaldırmaya çekindim. Orta hakem bana destek verdi. O günü atlattım.”

Hakem camiasının elinden tuttutuğunu, destek verdiğini belirten Yarkın, bölgesinin de kendisine çok sahip çıktığını söyledi. Bir süre çekingen kaldığını ifade eden Yarkın, diğer hakemlerle hiç sohbet etmediğini, diğer kadın hakemler başlayana kadar çekingen kaldığını sözlerine ekledi.

Emine Yarkın, “Bölge hakemlerinden Ulus Sediral hocayı (A klasmanda en üst düzey hakemdi) sürekli kurallarla ilgili aradım. Sorular sordum sürekli, o da bana hiç usanmadan saatlerce anlattı” şeklinde konuştu.

Diğer kadın hakemlerin kendisinden 7-8 ay sonra başladığını anlatan Emine Yarkın18’inci maçında orta hakem olarak sahaya çıktığını belirtti. Maç öncesi 1 hafta hiç uyumadığını, kurallar kitabını elinden düşürmediğini ve maça çıkmadan önce kustuğunu anlatan Yarkın, maç sonrası hata yaptığını düşündüğü için maçtan sonraki bir hafta boyunca yine uyumadığını kaydetti.

Hakemliğin zorluğunun, verdiğin kararların doğru olup olmadığını bilmek olduğunu anlatan Emine Yarkın sözlerine şöyle devam etti: “Mutlaka hata yapabilin. Ancak önemli olan o hatayı tekrar yapmamak. Bazen gördüklerini yanlış değerlendirebiliyorsun, hızlı akan bir oyun olduğu için bazen gözünden kaçabiliyor pozisyonlar. Her maç bittikten sonra hata yapıp yapmadığı düşünür değerlendirme yaparım. Kendimi beğenmediğim zamanlar olur.”

“GİT EVE ÇAMAŞIR YIKA” DEDİLER

Futbol maçlarında hakemlere çok fazla küfür edildiğini herkes bilir. Emine Yarkın’a başına gelen olayları sorduk.

Emine Yarkın: “Bir gün Gönyeli sahasında oynanan bir maçta tribünden seyircinin birinin bana ‘hanımefendi ofsayt oldu görmedin mi?’ diye sordu. O kadar kibar söyledi ki ister istemez gülümsedim. Küfür edenler var. Ama bana daha çok “git eve çamaşır yıka”, “magarna bulli pişir, “git eve çay yap” gibi şeyler söylerler. Bunu sadece erkekler değil kadınlar da söyler. Bir gün bir maçta kızın biri “be kıvırcık yolarım seni” dedi bana bunu hiç unutmam. Dövmeye çalışanlar oldu. Tellerden atlayıp gelmeye çalışanlar oldu. Bu yıl bir maçta skoru etkileyen bir karar verdim. Yanlış karar verdiğimi düşünen yönetici gelip bana saldırmaya çalıştı. Televizyonda gördüklerinde ben haklı çıktım ama 2 gün uyumadım. Bunu kendime yapmamalıyım. Maç 90 dakika ama bizim için öncesi var sonrası var. Sonrasında günlerce verdiğin kararları düşünün.”

 Ailesinin kendisine büyük destek olduğunu belirten Emine Yarkın, hakem olmak istediğini ailesine son dakika söylediğini kendisine “napacan hakem olup” diye sorduklarını ancak başka herhangi bir tepki vermediklerini söyledi. Yarkın, sadece onlara vakit ayıramadığı için sitemleri olduğunu sözlerine ekledi.

Şu anda sakatlık yaşayan Yarkın, çok sıkıldığını ve bunun ilacı olmadığını söylüyor. Tek ilacının koşmak, antrenman olduğunu söylüyor ve ekliyor “Antrenman yapmazsam çıldırırım. Dinlen dedi doktor ama ben nasıl dinleneneceğimi bilmiyorum. Sporsuz dinlenme olmaz” diyor.

Hakem arkadaşı Sabriye Atikoğlu ile hem hakemlikte hem atletizmde beraber olduğunu belirten Emine Yarkın, “birbirimize rakibiz ama birbirimizin üstüne basmayık. Biribirimizin elinden tutup ileriye gidiyoruz. Hakemlik bana dostluk kazandırdı. Sabriye ile çok iyi dost olduk. Birbirimize destek oluyoruz. Şu anda 4 kadın hakemiz ve birliğiz, her zaman birbirimize destek oluyoruz” şeklinde konuştu.

DİSİPLİNLİ BİR HAYAT

Uykusuna ve beslenmesine dikkat edip etmediğimi sorduğumuz Emine Yarkın, günlük hayatının nasıl geçtiğini anlattı:

“Eskiden günde 8 saat uyurdum. Şimdi maksimum 7 saat uyuyorum iş temposundan dolayı. İş kıyafetlerim, spor kıyafetlerim, maç öncesi formalarım ütülü hazır olmalı, çantam hazır olmalı yoksa uyuyamam. Özel olarak yaptığım bir beslenme yok. Maçlardan önce hafif şeyler yerim. Yemek saatlerine dikkat ederim, kızartma yemem. Yemek seçerim ve ölmemek için yemek yerim. Ara öğüne dikkat ederdim daha önce ama şimdi iş yoğunluğundan yapamıyorum. Kahve içmem yapmayı da sevmem. Sigara içenlerin yanından kaçarım. Zararlı şeyler yememeye çalışırım ama gerektiği gibi bir beslenmediğimi düşünürüm.”

Atletizm futboldan önce geldiğini belirten Emine Yarkın, futbol hakemliği ile ilgili hayalinin yurtdışına açılma fırsatı olursa uluslararası maçlarda hakemlik yapmak olduğunu belirtti. Yarkın, “Atletizm benim yaşam tarzım ve hakemliğe çok katkısı oldu” dedi.

Ailelere tavsiyelerde bulunan Yarkın şunları kaydetti:

“Atletizm yapanlar futbol oynayamaz derler ama bence doğru değil. Çalıştığın sürece yapabilirsin. Ben jimnastik eğitimi alamadım küçükken. İmkan yoktu o zamanlar. Şimdi her türlü imkan ayağınıza kadar geliyor. Çocukları her hafta 2 branşa yollasınlar. Zekasını geliştirir, özgüvenini arttırır. Benim çocuğum başarısızdır demesinler. Herkesin farklı yapabilecekleri bir alan vardır. Aileler çocuklarını sınırlamasın, çocuğun alanını bulmasına müsaade etsinler, desteklesinler.”

Emine Yarkın son olarak kendisine yardımcı olan hocalarına teşekkür etti. “Ecvet Kanatlı Lefkoşa’daki çalışmalarda çok yardımcı oldu. Derviş Atakan, Savaş Tilki, Sadık Bilgehan hocalara, Mehmet Ebedi hocaya çok teşekkür ederim. Federasyon başkanı Hasan Sertoğlu bize sahip çıktığı için teşekkür ederim.”

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.