banner107
banner69

“Ulaşım olmayan bir yerde turizm olmaz”

banner27

59 yıldır turizm ile uğraşan Aziz Kent, Kıbrıslı Türkleri kurtaracak olan şeyin turizm olduğunun altını çizdi. Turizmin önündeki engellerin kaldırılması gerekliliğine vurgu yapan Kent, KKTC’yi 5 yıldızlı bir ülkeye dönüştürdüğüzde turizm olacağını ifade etti

“Ulaşım olmayan bir yerde turizm olmaz”

banner87

Bahar Uygur  

Şato gibi bir otelde buluştuğumuz, Con Aziz adıyla bilinen ilk Kıbrıslı Türk turizmci olan 83 yaşındaki Aziz Kent ile turizm haftası nedeniyle KKTC’deki turizmi ele aldık.

Aziz Kent ile 59 yıllık turizm macerasını, turizmin önündeki engelleri ve çözümlerini konuştuk.

Aslen Erenköylü (Dillirga) olan Aziz Kent genç yaşlarında İngiltere’ye gider. Turizme İngiltere’de başlayan Con Aziz, ülkesine yatırım yapmak için kolları sıvar ancak bu hiç de kolay olmaz.

1956 yılında Kıbrıs’tan İngiltere’ye giden Kent, bulaşıkçılık gibi işler de yaptıktan sonra, 1958 yılında İngiltere’de küçük bir dükkan aldı. Zamanla o dükkan 15 restoran ve 40 eve dönüştü.

“İşkolik bir adamım” diyen Kent, para kazandıkça ailesini de kurtarmak istediğini, 7 kardeşine ve anne babasına da yardım ederek onların daha iyi bir hayat sürmelerini sağladı.

Doktor Küçük ve Rauf Denktaş ile iyi ilişkisi olduğunu anlatan Kent, yaptığı her işten onları da haberdar ettiğini söyledi.CELEBRİTY OTEL İÇİN ÇOK ZORLUKLARLA MÜCADELE ETTİAziz Kent, geçmişten beridir kendisine göre, Kıbrıs Türkünün kurtuluşunun turizmden geçeceğini düşündüğünü bu düşüncesinin hala geçerli olduğunu belirtti.

“Bizi tanıtacak olan turizmdi. Türklerin ne yaşadığından Avrupa’da insanların haberi yoktu. Ekonomik olarak da bağımsız olacaktık turizm sayesinde” diyen Kent, ilk Kıbrıslı Türk oteli olan Celebirty’i yapmak için kollarını sıvadı. Girne’de bir Rumla anlaştı, 25 dönüm arazisine 52 bin pound verdi. Ancak tapu müdürü “koçanı size veremeyiz” dedi Con Aziz’e. “Rumdan Türke mal satılamaz, yazılmayan yasaklar var” dedi “Yaparsam EOKA beni öldürür” dediğini kaydetti.

Kent sözlerine şöyle devam etti: “Türkler, Rumlara satardı mallarını ve göç ederlerdi başka ülkeye. O yüzden bizim hem nüfus hem de arazimiz azdır.” Kent, Doktor Ziyad Hakkı ve Başhakim Metin Hakkı ile anlaştı. Onların arazilerini satın aldı ve böylece ilk adım atıldı. Ancak bu sefer inşaat izni almak kolay olmadı. İnşaat izni alabilmek için Makarios’un elini öpmesi gerekti. 2.5 sene sonra inşaat izni alabildi ancak bu sefer şart koştular. Bir Rumla 5 senelik sözleşme imzalayacaktı, oteli beraber işleteceklerine dair. İngiltere’den gelen Mario isimli bir arkadaşına imzalattıktan sonra başlayabildi otel yapımına. İngiltere’den eşyalar gönderdi ancak 1974’de savaş sonrası otel yağmalandı ve eşyalar çalındı. Tekrar eşyalar gönderen Aziz Kent, İngiltre’den 15 profesyonel turizm personeli getirerek 1976’da oteli açabildi.

Personel Kıbrıslılara eğitim verdi. Aziz Kent, yerli insanları turizm için teşvik etti. Otelciler birliğini kurdu. İngiltre’de acente açtı. İngiltere’den kalbur üstü turistler getirdi. Ancak bir süre sonra önüne engeller çıkmaya devam etti.

“ULAŞIM OLMAYAN BİR YERDE TURİZM OLMAZ”

Kent, ulaşım ile ilgili sıkıntılarını şöyle anlattı. “KTHY tek havayoluydu. Altı hafta sonraya bile koltuk vermezlerdi. Çok kavga ettim, ‘batacaksınız, bizi de batıracaksınız’ diye. Nitekim İngiltere’deki acentem 1 milyon sterlin zarar ile battı. Gelmiş geçmiş hükümetler turizme hiç destek çıkmadı. Bazılarını batırdılar bazılarını intihara sürüklediler. Ben kendimi sorumlu tutarım hala daha onların çektiklerinden. Hükümetler turizmi hiçbir zaman doğru dürüst yapamadılar, sahiplenemediler. Ulaşım yetersiz, tanıtım çok az, bürokrasi turizme karşı engeller çıkarıyor. Otelleri çalıştırmamak için ellerinden geleni yapıyorlar sanki de düşmanlarıymışız gibi. Dünyanın yarısından fazlasını gezdim öğrenmek için. Tecrübelerimi aktarmaya devam ediyorum. Ulaşımın kolaylaşması için Shuttle servisleri olması gerekir. Türkiye’nin %80’ini daha KKTC’ye gelmiş değil, bütün dünyadan gelenlere köprü oluşturur ve ambargoları kırar. Bu seferler de bilet yükselmesi olmaz. Fiyat sabittir. 2 uçakla yapılabilir. Günde 4 sefer ile bin kişiye ulaşılır.”

Kent, Turizm örgütünün siyasetten arındırılmış olması için senelerini verdiğini ancak hala daha oluşturamadıklarını söyledi. Aziz Kent, Güneydeki CTO turizm örgütünün yasalarını aldığını kendilerine uyarlayalım dediğini ancak  ona da yok dediklerini anlattı. Kent, “Turizmi turizmciler yönlendirsin” şeklinde konuştu.

“TARİHİ YERLERİMİZE SAHİP ÇIKILMALI”

Kent, “Eğer doğru dürüst turist olursa, tarihi yerlerimize sahip çıkıp tamir edersek ekonomimiz kat kat büyür.” Bugünkü internet gücü ile turizm yapmanın artık kolay olduğunu belirten Kent, “Othello kalesine İngiltere’den Shakespear oyunları ve tiyatrocuları getirilse sırf o oyunu yerinde izlemek için dünya kadar turist gelir” dedi.

Kent yapılması gerekenleri şöyle anlattı: “5 yıldızlı turistler 1 yıldızlı ülkeye gelse de bir defa gelir. Bu yüzden ülkenizi 5 yıldızlı yapmak zorundasınız. Çevre temizliği mükemmel olmalı. Tarihi yerler tamir edilmeli. Ülkenin albenisi arttırılmalı. Tuvaletler yapılmalı ve temiz tutulmalı.”  

Lefkoşa Surlar içindeki Kumarcılar Hanını 35 senede restore edebildiğini söyleyen Kent, kendisine çok zorluklar çıkardıklarını savundu. Kent, Kumarcılar Hanını TC. Yardım heyetinin katkılarıyla yaptığını da sözlerine ekledi. Kent restorasyon yapmasının sebebini ise “Herkese örnek olsun, herkes yapsın” diye şeklinde açıkladı.  Kent karşılaştığı engelleri şu şekilde ifade etti: “Sanki de içimizde paralı insanlar vardır iş yapmamamız için engelliyor bizi.”

“KIBRISLI TÜRKLER TEMBELDİR DİYEMEZSENİZ”

Aziz Kent yapılması gerekenleri şöyle sıraladı: “Yerli üretimi otellerde nasıl tüketeceğiz, 5 yıllık bir plan hazırlanmalı. Mağusa ve Lefkoşa surlariçinin vereceği geliri gazinolardan çok daha fazlasını verir. Belediyeler otellere su faturaları konusunda indirim yapmalı ki oteller maliyetlerini düşürüp daha çok turist ağırlayabilsinler. Elektrik indirim olmalı. Yerli üretim fiyatları uygun olmalı. Toplu taşımacılık olmalı. Ama AB standartlarında, mükemmel olmalı. İngiltere’de yaşayan Kıbrıslı Türkleri hem tatil yapmak için hem de yatırım yapmak için teşvik etmeli onların sorunlarını çözmek için temsilci olmalı. Kredilerde faizler turizmcilere umutsuz faiz uygularlar. Başkanlık sistemi ve teknokrat hükümetle iyi bir ekonomiye varabiliriz.”

“Kıbrıslı Türkler tembeldir diyemezseniz” şeklinde konuşan Kent, yönlendirme yapılması gerektiğini söyledi. Kent, herkesin hükümette çalışmayacağını, eğitim ve yönlendirme olması gerektiğini ifade etti. Kent, kamuda çalışma günlerini 5 buçuk güne çıkarıp, o yarım günde de eğitim görmeleri gerektiğini belirtti. Kent, “Turizm bizi kurtaracak olandır. İlerde çözüm olacaksa Rumlarla eşit seviyeye getirecek olan bizi turizmdir. Türkiye ile anlaşma yapılıp turistleri 5 gün Türkiye’de 5 gün burda tatil yapma olanağı sunabiliriz. Eko- agro turizmi geliştirebiliriz” şeklinde tavsiyelerde bulundu.

Kent son olarak Turizm bakanı ve müsteşarına çalışmalarında başarılar dileyerek “ güzel çalışıyrolar, inşallah siyasiler de kendilerine bizim yardımcı olduğumuz kadar yardımcı olurlar” dedi.

AZİZ KENT’TEN, TEŞEKKÜR

Aziz Kent, ikinci oteli olan ve bir şato gibi inşaa ettiği Chateau Lambousa’yı GAÜ’ne kiraladı. Kent, Girne Amerikan Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Serhat Akpınar’a teşekkür etti. Kent, “GAÜ ve Sevgili manevi oğlum Serhat Akpınar’a turizme ve bana yardımcı olduğu için minnettarım. Kıbrıs sevgisinden dolayı vasıtanız ile teşekkür ederim. Herkesin onun kadar turizme sahip çıkmasını dilerim” dedi. Kent, Akpınar ile bir anısından bahsederek, “Serhat Akpınar Chateau Lambousa’da verdiği bir konferasta kuğuyu öldürmeyin turizmi öldürürsünüz” dediğini unutmadığını söyledi.                 

banner104
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.