banner107
banner82

Müzakerelerde Rumların sayın Akıncı’ya güveni kalmamış


Metin FAHRİOĞLU

Metin FAHRİOĞLU

Okunma 16 Mart 2017, 13:26

Sayın Akıncı’nın 27 Nisan 2015’te  KKTC Cumhurbaşkanı seçildiği günlerde Rumlar bayram ediyor ve  ona büyük övgülerde bulunuyorlardı. O günde,  KKTC Cumhurbaşkanı sayın Akıncı ve Rum lideri  Nikos Anastasiadis, adada bir ilki gerçekleştirerek  23 Mayıs 2015’te  birlikte Türk ve Rum  çarşılarını gezdiler. Türk tarafında barış ve şarkılarıyla karşılanan  liderlere nazar boncuğu, zeytin dalı ve çiçekler hediye edilmişti.  İki lider önce  Kıbrıs Türk tarafında  Osmanlı döneminden kalan  Turistik Büyük Han’ı  ziyaret ettiler. Liderlere  Büyük Han’da kahve  ve  ekmek kadayıfı   ikram edildi.

O günde yapmış olduğu konuşmada sayın Akıncı: “Kıbrıslı Türkler ve Rumlar   ayni masada  oturarak  yemeyi ve içmeyi  iyi bilirler. Şimdi birlikte  içtiğimiz gibi… Ancak müzakere masasında  o kadar  iyi değiller. Biz şimdi  müzakere masasını  da bu  ziyaret gibi  başarılı  bir şekilde  tamamlamayı  hedefliyoruz.  Çok uzun süredir   devam eden sorunu gelecek nesillere bırakamayız. Kıbrıs sorununu  çözmeye kararlıyız” diyordu. 

Bu etkinlikler yanında Haziran 2015’te her  iki lider eşleriyle birlikte  Limasol’da  tiyatro izlediler,  daha başka sosyal etkinliklerde birlikte bulundular. Taa ki bir noktaya gelene kadar!..  Neden çünkü Anasatasiadis, görüşme masasında almayı hedeflediklerini büyük bir oranda taviz olarak almayı başaracaktı!...

Yine 2015’te Barbaros Hayrettin Paşa  Sismik Araştırma Gemisi’nin   geri çekilmesinde sayın Akıncı’nın  önemli bir rolü olmuştu. Ancak  yine de  Anastasiadis bu geri çekilişi  yeterli bulmuyor ve de “Navtex’in   yenilenmemesi  ve  Kıbrıs Cumhuriyeti’nin  egemenlik haklarının  görmezden gelinmemesi gerekir, Rum tarafının enerji programı devam edecek” diyordu..

Gelinen noktada AB normlarının ve de 4 temel özgürlüğün  sınırsız uygulanmasının kabulü, Mülkiyette ilk söz hakkının 1974 tapu sahibinde olmasının kabulü ve de  nüfus oranının  4 Rum’a karşı 1 Türk olması üzerinde uzlaşılmasının ardından; 11 Ocak 2017’de KKTC Hükümetine ve   Kıbrıs Türk halkına rağmen ‘harita’ vererek Türk topraklarının  sadece %29,2 kalacak şekilde toprak tavizine ‘evet’ demesi yanında  sayın Akıncı’nın ısrarları ile 12 Ocak 2017’de garantörlerin bir araya gelmesi sağlandı ve ne yazık ki  1960 Garanti Anlaşmaları ilk kez  tartışmaya açıldı. Günümüzde, Anastasiadis  rüyasında bile göremeyeceği  tavizleri almasının mutluluğunu yaşıyor…

10 Şubat 2017’de Rum Temsilciler Meclisinde “15 Ocak 1950 Plebisitinin” Rum okullarında okutulması ve kutlanması yönünde alınan karar sonrası 16 Şubat günü liderler toplantısında  konu Enosis kararı konuşulurken Anastasiadis’in masadan kalkması, kapıyı vurup çıkması sonrası görüşmeler tamamen kopmuştur.  

Anastasiadis hiçbir şey olmamış gibi  sayın Akıncı’yı görüşme masasına davet ederken sayın Akıncı “Meclis kararını geri alınız hemen ertesi gün masaya dönerim” diyor ama bu kararın alınmasında önemli bir rolü olan Anastasiadis’in böyle bir adım atması söz konusu olamaz!..

Rum tarafında Lefkoşa Üniversitesi  tarafından yapılan  ve 12 Mart tarihli Simerini Gazetesi’nde yer alan  ve de yerli basınımıza yansıyan  anket sonuçlarına göre ankete katılanların %91’i  sayın Akıncı’nın  müzakerelerden ayrılma  nedenlerini  yeterli bulmadığını , %82’sinin  ise Akıncı’nın  endişelerinin yersiz olduğunu,  %71’nin ise Akıncı’ya hiç güvenmediklerini  belirtiyor. Desenize KKTC 2’nci Cumhurbaşkanı sayın Mehmet Ali Talat’ yakıştırdıkları gibi sayın Mustafa Akıncı için de “Denktaş’laştı” diyecekler.

Sonuç olarak; Rum Meclisi’nin söz konusu ‘Enosis’  kararı sonrası sayın Akıncı’nın  yeter artık diyerek dik durması ve aldığınız meclis  kararını  geri alınız demesi üzerine her şey unutuldu ve de  bir anda sayın Akıncı kendisine methiye  yağdıran  Rumlar nazarında istenmeyen adam ilan edilecek duruma gelindi!...

KKTC Cumhurbaşkanlığına seçildi günlerde vermiş olduğu mesajlarda “..Kıbrıslı Türkler ve Rumlar  geçmişte büyük  acılar yaşadılar, önemli olan  bu acıların yeniden yaşanmayacağı  bir çözüm  olmasıdır” diyen sayın Akıncı;  barışın  gerçekçi  koşullarını  bu adada, bu topraklarda  yaratmanın görevleri olduğunu vurguluyordu. Sayın Akıncı dün olduğu gibi bugün de ayni duygular içindedir. Ancak unuttuğu bir gerçek vardır, Rum liderliği kendisi gibi düşünmüyor!.. Tek taraflı iyi niyetle olmuyor!... Çünkü,  Rum-Yunan  politikasının  ana hedefi Megali-İdea’dır, Enosis’tir.  

O halde tek çare KKTC’nin tanıtılmasını ve tanınmasını gündeme getirmektir.15 Kasım 1983’te KKTC’nin ilanı sonrası  bağımsız ve egemen devletimiz KKTC’nin tanınmasını isteyecek yerde, Rumlarla federal bir devlet çatısı altında siyasi bir çözüme  adım atmamız büyük bir hata idi. En azından 34 yıl sonra da olsa yapılan  hatadan geri dönme zamanı gelmiştir….

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.