banner107
banner82

“Müşavir” olamayan PR’cı gazeteciler…


Hasan KAHVECİOĞLU

Hasan KAHVECİOĞLU

Okunma 10 Nisan 2018, 13:38

“Müşavir yaratmayacağız” ifadesi kulağa çok hoş geliyor...
Bu sistemi UBP yarattı, mucidi de Sayın Eroğlu’dur, ancak sistem partilerinin hemen hepsi hükümette yer aldıklarında bundan nemalandılar...
Önceleri yalnızca “devlet kadroları”nın bir ayrıcalığı olan bu uygulama, zamanla değiştirildi ve dışarıdan da müdür, müsteşar atama yoluna gidildi...
Şimdilerde, “Dörtlü”nün bu konuda sıkıntılar yaşadığı görülüyor...
Hazırlanan yasa tasarısı ile bundan sonra müdür, müsteşar olacak kamu görevlilerine “müşavir” olma hakkı tanınmayacak...
Eski görevlerine geri dönecekler... Kimisi, eski maaşına da geri dönecek, kimisi üst kademe maaşını almaya devam edecek...
1985 öncesi memurlar ise “müşavir”liği sürdürecek...
“Dörtlü”nün iddialı olduğu “müşavir yaratmama” projesi bu ise, dağ fare doğurdu gibi bir hayal kırıklığı yolda geliyor demektir...
Üstelik “dörtlü”nün bu “müşavir yaratmayacağız” söylemine ters düşen başka uygulamalar da göze çarpıyor ve “tatsız” bir görüntü oluşturuyor...
“Müşavir ordusu”na yönelik kamuoyu tepkisini iyi okumak gerekiyor...
Belli ki bizim “Dörtlü” bu konuda “tatminkar” bir dönüşüm gerçekleştirmek niyetiyle hareket etmiyor...
Herşeyden önce, bu konuda “siyasi makam”a dönüştürülen üst kademe yöneticiliklerini partililere dağıtmaktan vazgeçilecek bir “projeleri” yok...
Gene partililer oralara doluşsun ama, sonuçta eski görevine dönsün...
Bu yasa tasarısı ile sadece bu yapılacak...
Oysa; bu “dörtlü” 200’ü aşkın devlet dairesinin sayısını azaltmakla işe başlayabilirdi.
Daire müdürlüklerini “siyaset”in manivelası olmaktan çıkarmak için “Kamu Hizmetleri Komisyonu”nun bağımsızlığını güçlendirecek bir yasa çalışması başlatabilirdi.
Bu konuda Cumhurbaşkanı Akıncı’nın hazırlattığı bir tasarı vardı. İşe bu tasarıdan başlayabilirdi...
Tam tersine üst kademe yöneticiliği yasasına “rötüş”la işe başlandı ki, “müşavir yaratmayacağız” iddiası havada kaldı...
Aslında “müşavirlik” konusu bir ciddi kamu reformunun sadece bir parçacığıdır. Amaç, kamuyu parti siyasetinin pençesinden kurtarmak olmalıdır...
Halbuki, her hükümet değişikliğinde sadece müdürler müsteşarlar değil, hemen herkes yerinden oynamaktadır...
Bu “dörtlü” de bu konuda kötü bir başlangıç yapmış bulunuyor...
Yine UBP’nin sisteme miras olarak bıraktığı bir “basın görevlisi” rezilliği vardır...
Hemen her bakan, bir ya da iki tane “basın görevlisi” ile çalışmak istemektedir...
UBP’nin, DP’nin, CTP’nin devlet kadrolarına doldurduğu genç basın çalışanları “dörtlü” gelince, oradan oraya gönderildiler...
Bazı bakanlar “Ben seninle çalışmak istemiyorum” diyerek bu genç gazeteci tayfasını devre dışı bıraktılar...
Kendi adamcıklarını ya dışarıdan, ya içeriden alıp yanlarına yerleştirdiler...
Tabii özel sektörde düşük maaşla çalışan gazetecilere bu gibi “konum”lar cazip geliyor. Aniden maaşları ikiye katlanıyor... 
Şimdi; bazı bakanlıklarda eskiden kalma iş yapmayan üç tane, dört tane “basın görevlisi” oturuyor, dışarıdan alınan yeni görevliler bakanın arkasında “PR” yapmak için koşuşturuyor...
Bu yaratılan “basın” orducuğunun “müşavir” rezilliğinden ne farkı var?
“Yeni müşavir yaratmayacağız” diyorlar ama eski bakanlardan kalma “PR’cılar” yaratıyorlar...
Şoförler, sekreterler de öyle...
Keşke; Başbakan özellikle bu “basın görevlisi” işini yasaklasa...
Bu; sadece bakan tercihi ile yapılan şaibeli “istihdam”ları durdursa...
Niye bir bakan, işe başlar başlamaz, reklamını yaptırmak için bu “komik” durumlara düşüyor, anlamıyorum...
Devletin, TAK Ajansı yok mu? Bir bakanlığın “haber” değeri taşıyan bir etkinliği varsa, zaten TAK onu görmezden gelebilir mi? 
Bu “dörtlü” müşavirleşen bu PR’cıları bakanlıklardan toplayıp TAK’ta görevlendirse kötü mü olur? 
Eskiden her bakanın ardından koşan, fotoğraf çeken, övgüler dizen, bazan da ölçüyü kaçırıp işi “yağcılığa” döken meslek erbabı ayıplanırdı. Şimdi “profesyonellik” oldu...
Bakan’ın her yaptığı “haber” oluyor... BRT de, gazetelerimizin çoğu da bu PR haberlerini alıp aynen yayımlıyor... 
Bu yüzdendir ki, sokaktaki kocaman çukuru göremiyoruz, ama bakanın kendi arabasına binmesini topluma bir “lütuf”muş gibi sunan genç “yağcılar” yetiştiriyoruz…
Dörtlü’nün bazı bakanları bu konuda “savurgan”lık sergiliyor. Oysa bu koalisyona ancak “tutumlu” olmak yaraşıyor...
UBP’den bir farkımız olsun, diyorlarsa tabii...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.