banner107
banner82
banner147

KIBRIS’IMIZIN GÜZEL ÇOCUKLARI’NIN BUGÜN OKUL GÜNÜ

banner27

"EST SOLARUS OTH MITHAS " Onurum Hayatımdır"

KIBRIS’IMIZIN GÜZEL ÇOCUKLARI’NIN BUGÜN OKUL GÜNÜ

banner192

 

Bugün çocukların, gençlerin okul günü.Çocuklarımız geleceğimizdir. Ülkeyi yönetecek, güzel günlere götürecek olan onlardır. İyi bir eğitimle onları kültürlü, okuyan, düşünen bireyler olarak yaşama hazırlamam bizlerin bir borcudur. Onlara müzeler, okullar, tiyatro, opera binaları yapmamız gerekir. Kitaplarla buluşacakları kütüphaneler, bilimi öğrenecekleri bilim merkezlerinin oluşması gerekir. Dünya vatandaşı yapmamız bu ülkenin çocuklara olan en büyük borcudur. Gelenek yoksa, gelecekte olmaz.

Çocuklarımızın çöpler içinde yürüyeceği sokaklar değil medoş laleleri içinde oynayacağı parklar, eğlence yerleri olmalı. Çocuklarımızın sokaklarda korkarak bisiklet sürecekleri yollar değil, bisiklet yolları olacağı bir ülke istiyorlar bizden.

Ülkemiz çocukları bizden gelecek isterler, genelev değil, ülkemin çocukları bizden kültür merkezi ister, kumarhane değil. Ülkemizin çocukları bizden geleceğini isterler, gericiliği değil.

Kızım Nil’in ve tüm çocukların yeni eğitim dili hayırlı olması dileğiyle.

HER SABAH

Her sabah  kalktığımda

Duyarım bir hayli ses

Ne oluyor diye koşarım

Bakarım komşumuz motoru işletiyor

Biraz sonra cır diye açılır garaj kapısı

Otomobil dışarı çıkar gider,

Babam da atlatınca bisikletine

Bismillah diyerek kapıyı çeker, gider

En sona ben mi kaldım

Kahvaltımı yaparım,

Okuluma koşarım.   

(Çocuk,C:3/2 1956, 70)

OKULUMU SEVERİM

Ben okulu çok severim,

Ne şen günler geçiririm,

Hem çalışır hem oynarım

Okulda gezip hoplarım.

Okul bana neler verir,

Tarih, hesap, coğrafyalar

Güzel yazı dil bilgisi

Şekerimdir her birisi.

Küçük masam ve iskemlem

Yapılmıştır tahtadan

Severim okulu candan

Ayrılamam bir gün ondan.

Eda Şaban  (Çocuk,C: 3/5, 1957, 163)

OKUL

Ben okulu severim

Her gün gelir giderim;

Okul ikinci evdir

Onu sevmek gerekir.

Orda var çok arkadaş

Hepsi de birer kardeş

Hep beraber oynarız

Zil çalınca koşarız.

Okula koş arkadaş

Odur vefalı yoldaş

Onu sev, sevdir koru

Yükseltsin seni, yurdu.

İlkin Cevdet   (Çocuk,C:3/9, 1957, 314)

 

KIBRIS

l

Sen benim doğduğum diyarsın

Babamın anamın doğduğu diyar.

Adım adım gezdim üzerinde

MağusadanBaf'a kadar.

Yemyeşil vadiler arasında köyler

 Uzaktan görünür minareleri

Köylülerin hepsi akraba çıkar

Muhabbetle bakar gözleri.

Siz kahveye girdiğinizde

Atatürk duvarda güler;

Radyo açılmışsa Ankara’dadır.

Ankaradan haberler türküler.

II

Ben, 1932 yılında doğdum

Lef koşa Barbaros Sokağı No. 31’de

Lefkoşam,   çocukluğumun  şehri

Seni nasıl unuturum?

Asfalt yollarında çember çevirdiğim

Yeni cami mahallesinde: Arkadaşlarım Mehmet,Osman,

İbrahim, Sizi nasıl unuturum?

Haydarpaşa İlk Okulunda

Hocamız Hacı Faik efendi;

Onun  anlattığı  masalları  dinlemek

Ne güzeldi.

Ne güzeldi çocukluğun  evreninde

Gülüp oynadığımız günler,

Akan sular misali

Gelip geçtiler

Özker Yaşın   (Çocuk,C:3/7, 1957,  222)

KARŞI ARSADA TOP OYNAYAN ÇOCUKLAR

Karşı arsada top oynayan çocuklar

Bir  şiire mi büyüyorlar, bir tüfeğe mi,

Dünya  bir şarkı mı bir yangın mı hazırlıyor onlara?

Yarın nasıl esecek onlara doğru yaşam,

Nasıl  esecekler delikanlı gövdeleriyle

Akıl ve yürekleriyle yaşlı dünyaya?

Kara Kıbrıs zeytini gözleriyle

Hangi  rengi vuracaklar yarın dünyaya,

Hangi  rengi vuracak yaşam onlara?

Fikret Demirağ  ( Demirağ, A.Ş.A.S,  48)

ÇOCUKLARA ÖĞÜTLER

Sürmeyin dik yokuşa hayat arabanızı

Üzmeyin annenizi, dinleyin babanızı

Hayatın zorlukları bilgilerle aşılır

Bunu başarmak için şimdiden çalışılır.

Sevmeyin söylemeyin yaldızlı yalanları,

Hiç bir yalan kirletmez, erdemli olanları.

Başkasını düşünen arttırır değerini

Büyüklere hürmet et koru küçüklerini

Her oyun sönük kalır, vazifenin yanında

Tam olarak yapılır, vazife zamanında.

Tembellik geleceği zehirden acı yapar

Hayat çalışkanları, başının tacı yapar.

Celal Sıtkı Gürler    (Çocuk,C:3/9,1957,  303)

KÜÇÜK OKULLU

Küçük okulluyum ben;

Severim okulumu yürekten.

Okuyup adam olacağım,

Yurda sevinç saçacağım.

Okumak benim için eğlence,

Çalışmak güzel bir şeydir bence.

Hele tatil olunca,

Sular şırıldayınca,

Dağlara tırman, oyna,

Kuvvet al okumaya.

Küçük okulluyum ben

Severi mokulumu yürekten

Özker  Yaşın  (Çocuk,C:16/6,1961, 16)

 BİR ÇOCUĞUN ÖZLEYİŞİ

O kadar soğuk ki anneciğim.

Kuşlar ötmüyor artık balkonumuzda!

Vadide Çiçekler solmuş

Karanlığa bürünmüş engin sema:

Bulutlar dağların doruklarında

Yine yağmur mu yağacak anneciğim?

Nerde ruhuma gülen mavilikler

Güneşi özlüyorum anneciğim!

Yağmur yağıyor damlara şak, şak

Bir gariplik sarmış içimi

Buzlu rüzgârlarla uyanır şafak

Kaybetmek istemiyorum sevincimi.

Çıplak bahçelerde Sarı nergizler açılmış yine!

Koparmak istiyorum anneciğim

Rüzgârlar doluyor ellerime!

Çırçıplak ağaçlar kimsesiz kalmış

Ardıç kuşları gelmiyor sesiniz!

Güvercinler, karbeyaz güvercinler

 Neredesiniz? Neredesiniz?

Urkiye Mine Balman (Çocuk,C:5/3,1958, 524)

KARŞI ARSADA TOP OYNAYAN ÇOCUKLAR

Karşı arsada top oynayan çocuklar

Bir  şiire mi büyüyorlar, bir tüfeğe mi,

Dünya  bir şarkı mı bir yangın mı hazırlıyor onlara?

Yarın nasıl esecek onlara doğru yaşam,

Nasıl  esecekler delikanlı gövdeleriyle

Akıl ve yürekleriyle yaşlı dünyaya?

Kara Kıbrıs zeytini gözleriyle

Hangi  rengi vuracaklar yarın dünyaya,

Hangi  rengi vuracak yaşam onlara?

Fikret Demirağ  ( Demirağ, A.Ş.A.S,  48)

BİR ÇOCUKLUĞU, YENİDEN

Bir gün yolun düşerse çocukluğunun evine

bir portakal yaprağını ezerek avucunda

kokusunu uzun uzun içine

çekmeyi sakın unutma,

gövden ve yüreğinle bir daha dolaş

artık geri gelmez çocukluğunu

mersinleri hışırdata hışırdata

Zeytinlerin serin, kaba gölgelerinde

bir gövdeye sırt verip

çocukluğunu büyüten su seslerini

uzun uzun dinlemeyi unutma,

ölmüş bir babanın umutsuzluklarını

ve bir ananın patlayan avuçlarını

sokaklardan, bahçelerden sormayı

sakın unutma

Zamanın ve betonların gövdene

ve yüreğine sardığı kabuğu

kırmadan, çatlatmadan döneyim deme

uğuldayan, debelenen dünyaya

Fikret Demirağ (Demirağ, A.Ş.A.S, 49)

ÇOCUKLARA ÖĞÜTLER

Sürmeyin dik yokuşa hayat arabanızı

Üzmeyin annenizi, dinleyin babanızı

Hayatın zorlukları bilgilerle aşılır

Bunu başarmak için şimdiden çalışılır.

Sevmeyin söylemeyin yaldızlı yalanları,

Hiç bir yalan kirletmez, erdemli olanları.

Başkasını düşünen arttırır değerini

Büyüklere hürmet et koru küçüklerini

Her oyun sönük kalır, vazifenin yanında

Tam olarak yapılır, vazife zamanında.

Tembellik geleceği zehirden acı yapar

Hayat çalışkanları, başının tacı yapar.

Celal Sıtkı Gürler    (Çocuk,C:3/9,1957,  303)

Adım Kıbrıs

Adım Kıbrıs, soyadım Yeşilada.

Uzanırım Akdeniz’in engin koynuna,

Açarım yelkenlerimi esen tatlı rüzgâra.

Beşparmak ellerimi uzatmışım

Sonsuz maviye,

Yağmur duasındayım.

Adım Kıbrıs, ufacık bir adayım

Gelirim tarih denen sonsuz başlangıçtan.

Karanlık, uzun koridorlarında bu gelişin

Kâh ağlamışım, kâh gülmüşüm,

Yedi kez ölmüş, gömülmüşüm.

Adım Kıbrıs, kaç yaşındayım bilen yok

Nice uygarlıklar yaşadım sayan yok.

Her yeni çağ beni

Yükseltti bir basamak daha

Başım eriyor Senthilaryon’a.

Adım Kıbrıs, Akdeniz çocuğuyum

Yazın iyice bronzlaşırım

Yakıcı sıcağında Mesarya’nın

Özlemini duyarım, onlarca yıl boyunca

Islık sesinin, gökkuşağının.

Adım Kıbrıs, barışı arıyorum.

Önce taştı, sopaydı silâhlarım,

Uçan kartallardı

Gökyüzünün fâtihi

Top oldu, tank oldu dayanağım

Şimdi adı barış güvercinidir

Süzülen,

Beşparmaklar’dan

Mesarya Ovası’na.

Adım Kıbrıs portakal çiçeğiyim

Salarım kokularımı

Bir uçtan bir ucuma.

Bademim bazen beyaz çiçekli,

İri zeytin danesiyim

Yuvarlanırken Kantara eteklerinden.

Köpük köpük Akdeniz’im

Koşarken kıyılarına.

Bazen de bir Sarhoş Zeybeği’yim

Çıkınca oyun alana.

Altay Burağan

Bekle Barış

Peşinden koştukça biz.

Sürekli kaçıyorsun Barış.

Dur bir.

İki söz et.

Birşeyler anlat,

Hemen gitme uzaklara

Bekle Barış.

Sana herzamankinden

Daha çok gereksinmemiz var

Oyalan biraz.

Altay Burağan

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.