banner107
banner82
banner147

Kıbrıs’ımızın Güzel Çocuklarının 23 Nisanı Kutlu Olsun

banner27

Kıbrıs’ımızın Güzel Çocuklarının 23 Nisanı Kutlu Olsun

banner192

 "EST SOLARUS OTH MITHAS " Onurum Hayatımdır

            Bugün 23 Nisan, çocuklarımızın bayramı, eğlenmeleri mutlu olmaları gereken bir gün. Çocuklarımız geleceğimizdir. Ülkeyi yönetecek, güzel günlere götürecek olan onlardır. İyi bir eğitimle onları kültürlü, okuyan, düşünen bireyler olarak yaşama hazırlamam bizlerin bir borcudur. Onlara müzeler, okullar, tiyatro, opera binaları yapmamız gerekir. Kitaplarla buluşacakları kütüphaneler, bilimi öğrenecekleri bilim merkezleri yapmamız, Dünya vatandaşı yapmamız bu ülkenin çocuklara olan en büyük borcudur. Gelenek yoksa, gelecekte olmaz.

            Çocuklarımızın çöpler içinde yürüyeceği sokaklar değil medoş laleleri içinde oynayacağı parklar, eğlence yerleri olmalı. Çocuklarımızın sokaklarda korkarak bisiklet sürecekleri yollar değil, bisiklet yolları olacağı bir ülke istiyorlar bizden.

            Ülkemiz çocukları bizden gelecek isterler, genelev değil, ülkemin çocukları bizden kültür merkezi ister, kumarhane değil. Ülkemizin çocukları bizden geleceğini isterler, gericiliği değil.

            Tüm çocuklarımızın 23 Nisanı kutlu ve mutlu olsun.

KÜÇÜK OKULLU

Küçük okulluyum ben;

Severim okulumu yürekten.

Okuyup adam olacağım,

Yurda sevinç saçacağım.

Okumak benim için eğlence,

Çalışmak güzel bir şeydir bence.

Hele tatil olunca,

Sular şırıldayınca,

Dağlara tırman, oyna,

Kuvvet al okumaya.

Küçük okulluyum ben

Severi mokulumu yürekten

Özker  Yaşın (Çocuk,C:16/6,1961, 16)

 BİR ÇOCUĞUN ÖZLEYİŞİ

O kadar soğuk ki anneciğim.

Kuşlar ötmüyor artık balkonumuzda!

Vadide Çiçekler solmuş

Karanlığa bürünmüş engin sema:

Bulutlar dağların doruklarında

Yine yağmur mu yağacak anneciğim?

Nerde ruhuma gülen mavilikler

Güneşi özlüyorum anneciğim!

Yağmur yağıyor damlara şak, şak

Bir gariplik sarmış içimi

Buzlu rüzgârlarla uyanır şafak

Kaybetmek istemiyorum sevincimi.

Çıplak bahçelerde Sarı nergizler açılmış yine!

Koparmak istiyorum anneciğim

Rüzgârlar doluyor ellerime!

Çırçıplak ağaçlar kimsesiz kalmış

Ardıç kuşları gelmiyor sesiniz!

Güvercinler, karbeyaz güvercinler

 Neredesiniz? Neredesiniz?

Urkiye Mine Balman(Çocuk,C:5/3,1958, 524)

KARŞI ARSADA TOP OYNAYAN ÇOCUKLAR

Karşı arsada top oynayan çocuklar

Bir şiire mi büyüyorlar, bir tüfeğe mi,

Dünya bir şarkı mı bir yangın mı hazırlıyor onlara?

Yarın nasıl esecek onlara doğru yaşam,

Nasıl esecekler delikanlı gövdeleriyle

Akıl ve yürekleriyle yaşlı dünyaya?

Kara Kıbrıs zeytini gözleriyle

Hangi rengi vuracaklar yarın dünyaya,

Hangi rengi vuracak yaşam onlara?

Fikret Demirağ  (Demirağ, A.Ş.A.S,  48)

BİR ÇOCUKLUĞU, YENİDEN

Bir gün yolun düşerse çocukluğunun evine

bir portakal yaprağını ezerek avucunda

kokusunu uzun uzun içine

çekmeyi sakın unutma,

gövden ve yüreğinle bir daha dolaş

artık geri gelmez çocukluğunu

mersinleri hışırdata hışırdata

Zeytinlerin serin, kaba gölgelerinde

bir gövdeye sırt verip

çocukluğunu büyüten su seslerini

uzun uzun dinlemeyi unutma,

ölmüş bir babanın umutsuzluklarını

ve bir ananın patlayan avuçlarını

sokaklardan, bahçelerden sormayı

sakın unutma

Zamanın ve betonların gövdene

ve yüreğine sardığı kabuğu

kırmadan, çatlatmadan döneyim deme

uğuldayan, debelenen dünyaya

Fikret Demirağ (Demirağ, A.Ş.A.S, 49)

ÇOCUKLARA ÖĞÜTLER

Sürmeyin dik yokuşa hayat arabanızı

Üzmeyin annenizi, dinleyin babanızı

Hayatın zorlukları bilgilerle aşılır

Bunu başarmak için şimdiden çalışılır.

Sevmeyin söylemeyin yaldızlı yalanları,

Hiç bir yalan kirletmez, erdemli olanları.

Başkasını düşünen arttırır değerini

Büyüklere hürmet et koru küçüklerini

Her oyun sönük kalır, vazifenin yanında

Tam olarak yapılır, vazife zamanında.

Tembellik geleceği zehirden acı yapar

Hayat çalışkanları, başının tacı yapar.

Celal Sıtkı Gürler(Çocuk,C:3/9,1957,  303)

Adım Kıbrıs

Adım Kıbrıs, soyadım Yeşilada.
Uzanırım Akdeniz’in engin koynuna,
Açarım yelkenlerimi esen tatlı rüzgâra.
Beşparmak ellerimi uzatmışım
Sonsuz maviye,
Yağmur duasındayım.



Adım Kıbrıs, ufacık bir adayım
Gelirim tarih denen sonsuz başlangıçtan.
Karanlık, uzun koridorlarında bu gelişin
Kâh ağlamışım, kâh gülmüşüm,
Yedi kez ölmüş, gömülmüşüm.


Adım Kıbrıs, kaç yaşındayım bilen yok
Nice uygarlıklar yaşadım sayan yok.
Her yeni çağ beni
Yükseltti bir basamak daha
Başım eriyor Senthilaryon’a.



Adım Kıbrıs, Akdeniz çocuğuyum
Yazın iyice bronzlaşırım
Yakıcı sıcağında Mesarya’nın
Özlemini duyarım, onlarca yıl boyunca
Islık sesinin, gökkuşağının.



Adım Kıbrıs, barışı arıyorum.
Önce taştı, sopaydı silâhlarım,
Uçan kartallardı

Gökyüzünün fâtihi
Top oldu, tank oldu dayanağım
Şimdi adı barış güvercinidir
Süzülen,
Beşparmaklar’dan
Mesarya Ovası’na.



Adım Kıbrıs portakal çiçeğiyim
Salarım kokularımı
Bir uçtan bir ucuma.
Bademim bazen beyaz çiçekli,

İri zeytin danesiyim
Yuvarlanırken Kantara eteklerinden.
Köpük köpük Akdeniz’im
Koşarken kıyılarına.
Bazen de bir Sarhoş Zeybeği’yim
Çıkınca oyun alana.

Altay Burağan

Bekle Barış

Peşinden koştukça biz.
Sürekli kaçıyorsun Barış.
Dur bir.
İki söz et.

Birşeyler anlat,
Hemen gitme uzaklara
Bekle Barış.
Sana herzamankinden
Daha çok gereksinmemiz var
Oyalan biraz.

Altay Burağan

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.