banner107
banner82
banner147

Hikmet Afif Mapolar’ın unutulan roman Asu’nun Dönüşü

banner27

Pek yakında Kıbrıs Türk Yazarlar Birliği tarafından yaşam buluyor.

Hikmet Afif Mapolar’ın unutulan roman Asu’nun Dönüşü

banner192

 

Hikmet Afif Mapolar Türkçeyi iyi kullanan, insanımızı anlatmakta başarılı olmuş, zaman ve mekânı gerçekçi bir dille okurlarına yansıtmış bir yazarımızdır. Kıbrıs Türk Edebiyatı’nın ilk batılı romancısı olarak bilinen Hikmet Afif Mapolar, kaleme aldığı 20 (yirmi) adet romanıyla Kıbrıs Türk romanının gelişimine önemli katkı sağlayan realist ve natüralist bir yazardır. Eserlerinde kahramanlarının özelinde Kıbrıs’ta yaşayan insanların tüm yönleriyle verebilen Mapolar romanın genelinde kahramanlarının bütün sıkıntıları ve problemlerini bütün iç yüzüyle bizlere aktarmış olup kendisine konu edinmiştir. Ancak romanı da söz konusu özellikleri şahsında barındıran bir eser olarak dikkat çekicidir. Yazar bugüne kadar sadece gazete sayfalarında kalan “Asu’nun Dönüşü”adlı eseri genel anlamda; Başkarakter İlhan’ın romanın içinde roman yazarak bize yazarın duygu ve düşüncelerini bu romanı yazarken ki süreçlerini açıkça vurgulamıştır. Yazarın kafasında kurduğu karakterleri, zamanı ve mekânda yaşanılan olayları sanki bir öykü ve hikâye anlatırmışçasına bize aktarmaktadır. Mapolar, eserin içeriğinde; biri mantığıyla, diğeri duygularıyla dengeli bir varlık olması gerektiği tezini işlemiştir. Metnin bu şekilde bir niyeti olduğunu ortaya koyması, yazarın belli bir kitleyi yakaladığı anlaşılmıştır. Romanın esas konusu başkarakter İlhan’ın ta olarak anlayamadığımız hayalinde ya da gerçekte diğer başkarakter olan Asu’ya karşı aşkı anlatılmıştır. Romanda her bölümde farklı bir konudan bahsedilmiştir.

ASU’NUN DÖNÜŞÜ ROMANININ ÖZETİ

Hikmet Afif Mapolar Asu’nun Dönüşü romanında ilk olarak eski romanlarına değinerek başlıyor. Potuğun Pembesi ve Kehribar romanları ile birleştirerek okurlara sunuyor. Roman Potuğun Pembesi’nin ölümünden başlayarak Kıbrıs’ın doğal güzelliklerini aktaran yazar kısa kısa kesitler vererek romana giriş yapıyor. Kıbrıs’a ait efsaneler, masallar, öyküler ve desatanlara yer veren Mapolar bu kez farklıo bir konu ile karşımıza çıkıyor. Romanda özellikle Efsanelere değinen yazar, efsaneler hakkında ayrıntı vermeden sadece başlıklar vererek okuyucu da merak uyandırıyor, onları araştırmaya teşvik ediyor. Ada hakkında bu kadar ayrıntı verdikten sonra Başkarakter Asu hakkında bilgi vermeye başlayan Mapolar, gerçek hayatta yaşanılan bir roman olduğunu vurgular .romandaki karakterler içine girmeye onları adeta yaşamamızı istemektedir. İlk olarak Adaya çoğu kez gemi seferlerine değinen Mapolar Asu’yu da bu gemi ile birlikle Adaya dönüş yaptırıyor. Asu’nun dönüş yapması kasabaya uğursuzluk getirdiğini düşünenler bile vardı. Kasaba da Asu diye biri vardı ama kimse kim olduğunu bilmiyordu Asu adeta yarım kalmış bir öykü gibiydi. Kasaba da Girne Hastanesi’nin başhemşiresi LadyToga ve onun hemşire ekibi de kasabanın dikkat çeken bir diğer yüzüydü. O da Asu gibi gizemli biriydi onun adını “Mermer Kadın” a çıkarımışlardı. Romanın bir diğer başkarakteri İlhan Yüce ise Kasabanın Muhtarı Hamit Bey’in ve Latife hanımın oğludur. Aslında İlhan Yüce azar Hikmet Afif Mapolar’ın ta kendisidir. Romanda bir yazar olarak karşımıza çıkan İlhan Yüce adeta romanda roman yazar. Bize romanın akışına göre seyir değiştirir. İlhan Yüce’nin en yakın arkadaşları Yılanlı Recep ve Kuşçu Şükür Osman efendi ise bir başka karakterle karşımza çıkarılar. Yılanlı Recep adı üstünde Yılaları ile meşhur olan bir tiptir, Kuşçu Osman Efendi ise çeşit çeşit kuşları ile meşhurdur. Romanın bir çok sayfası kayıp olsa da çok karışık bir yapısı vardır. Asu kasabaya döndüğü günden beridir birçok durum değişmiştir. İlhan eski aşkı Asu’yu bulmanın mutluluğu sarmıştır. Asu’nun dönüşiü ile birlikte birçok gizli kalmış bilgi açığa çıkmıştır. LadyToga’nın aslında Asu’nın kızı olduğu, Yazar İlhan Yüce’nin romanında bir çok bilgi ortaya çıkmıştır. Romanda adanın birçok güzelliğine de değinen yazar adanın zengin kültürüne, yemeklerine, insanlarına da değişnmiş dikkat çekmiştir. Roman sonlara doğru Asu’nun artık o eski Asu olmadığını ve kendine İlhan ile birlikte bir hayat yaşamak istediğini söyleyerek İlhan ile birlikte herkesi herşeyi geride bırakarak bir gemiye atlayarak bir bilinmeyene doğru yola çıkarlar. İlhan Yüce yazdığı romanı da  Akdeniz’in serin sularına bırakır. Hiçbir şekilde o gizli bilgiler açığa çıkmaz büyük bir sır gibi kaybolur...

Kıbrıs Türk Kültürünün saklanıp günümüze kadar gelmesi oldukça güçtür. Ancak bundan yüzyıllar öncesinde Kıbrıs Türk gazetelerinde yayımlanan roman, öykü şiir vb. örneklerin bazıları günümüze kadar gelmiş olsa da bazıları halen daha ortaya çıkmamıştır. Bu da adada yaşayan Türkler açısından büyük bir kayıp olarak nitelendirilmektedir. Kıbrıs Türk gazetelerinde bulunan eserler, özel bir arşiv ve koleksiyon olmayışı da Kıbrıs Türk kültürünün ve edebiyatın gelişmemesinde payı bulunmaktadır. Geçmiş dönemde çağdaş yazarların kaleme aldıkları bu eserler Kıbrıs Türk edebiyatının ne kadar gelişmiş, modern, sade ve anlaşılır bir dil olduğunun kanıtıdır. Belli bir noktadan sonra Kıbrıs Türk edebiyatının Kıbrıs gazetelerinde en çok yayımlanmış eseri bulunan Hikmet Afif Mapolar sade, anlaşılır, yalın ve akıcı bir Türkçe sözlerle kaleme aldığı eserlerinden bazıları günümüze kadar gelmiştir. Özellikle Asu’nun Dönüşü (1987) romanı Kıbrıs’ta Türkçe kelimelerin ve konuşmaların varlığını göstermektedir. Roman o dönemde yaşanılan hayatı açıkça ortaya koymakla birlikte Kıbrıs adasının yaşantıları da anlatılmaktadır. Eserler gün yüzüne çıktıkça Kıbrıs Türk Edebiyatı da canlanacaktır.

                Bu romanda Kıbrıs Türk kültürüne pek fazla örneklere yer verilmiştir. Verilen bu örneklerle birlikte Kıbrıs Türk Kültürünü okuyucuya tanıtma imkanı sağlanmıştır. Romanda geçen efsaneler, yemekler, mekanlar, dil ve üslup, toplumun yaşayış biçimi kültürün varlığını ortaya koymuştur. Kıbrıs Adası, eski ve dünya uygarlıklarının kaynağı olmuştur. Bu duruma karşı Kıbrıs için Doğu Akdeniz’in kalbi deyimini kullanmak kanımca yanlış olmaz. Çeşitli uygarlıklardan etkilenen ada halkı ve ada, kültürel bir zenginlik kazanmıştır. Bu zenginlikler ile birlikte Kıbrıs Türk Kültürü de gelişmiş, efsaneler, masallar, yemek ve içecek kültürleri bu bağlamda gelişim kaydetmiştir. Asu’nun Dönüşü romanında Kıbrıs’a ait kültürel zenginliklere yer verilmesi hem romanı bu duruma yaklaştırmış hem de kültürel zenginliklerle birlikte bir geniş kaynak olarak okuyucuya sunularak kültürel zenginlik tanıtılmıştır. Böylesine bir ustalık gerektirecek çalışma topluma büyük bir değer kazandıracak niteliktedir.

                Kıbrıs Türk edebiyatı daha çok şiir ağırlıklıdır. Romanlar şiire göre daha az yazılmıştır. Bu durum da Kıbrıs Türk edebiyatının sanat anlayışının şiire daha fazla yatkın olduğunu ortaya koyar.  Batılı anlamda düzyazı türünde gelişmeler daha çok Tanzimat’tan sonra görülür. Tanzimat edebiyatı 1860’da meydana gelmiştir. Kıbrıs bu tarihte Osmanlı ülkesi olduğundan, Kıbrıslı sanatsever ve aydınlar, oluşan yenilikleri sadece izlemişlerdir. Kıbrıs edebiyatındaki gelişmeler 1890’lı yıllardan sonra görülür. Bu tezin konusu olan “Asu’nun Dönüşü” romanı gibi birçok eserler öncelikle gazetelerde yayımlandıktan sonra kitap haline getirilmiştir. Bazı gazetede tefrika edilen romanlar sadece tefrika olarak kalmış, kitap olarak basılmamıştır. Gazeteler sayesinde Kıbrıs Türk edebiyatında görülen roman, öykü gibi türler büyük önem kazanmıştır.

                Yaşadığımız ülke için sanat eserlerini meydana getirmek, yaratmak, üretmek toplumumuzun görevlerindendir. Kıbrıs bir ada olmasına rağmen Kıbrıs Türk edebiyatında, günümüze kadar çok sayıda şair ve yazar edebiyata katkıda bulunmuşlardır. Yapılan tez çalışmaları, edebiyat yapıtlarını inceleme gayretinde bulunan kişiler tarafından ülkenin geçmişteki eserlerine ışık tutulmuştur. Bu tez çalışması da bu şekildedir. Usta yazar Hikmet Afif Mapolar’ın bu eserini incelemek geçmiş toplumun yaşayış biçimini ve kültürel özelliklerini ortaya koyar. Bu eser gibi usta kalemler tarafından yazılan ustaca eserler maalesef günümüze gelememiş durumdadır. Bu durum edebiyat için büyük eksiklik demektir. Geçmiş dönemde çağdaş yazarların kaleme aldıkları eserler Kıbrıs Türk Edebiyatı’na bir duruş sergilemiştir. Bu eserler edebiyatın gelişmesine yardımcı vaziyet almıştır.  

                 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.