banner255
banner82

Hasan Rifat Siber’in Eserleri Yeniden Okurla Buluştu

banner27

Kıbrıs Türk folklorunun en önemli eserlerinden sayılan Kıbrıs Türkleri’nin Tarımsal Folkloru kitabı 1983 yılında ilk defa çıktığı zaman büyük bir boşluğu doldurmuştu, hele hele o günlerde folklor alanında bir avuç eserin yayımlandığını düşünürsek bu eserin ne kadar değerli bir yayım olduğunu anlarız.

banner262
Hasan Rifat Siber’in Eserleri Yeniden Okurla Buluştu

banner215

 

Çift çubuk sahibi köylü, paşa;

Davar sahibi köylü, vezir;

Her ikisine de sahip sultandır.

 

            Köy yaşamı ve hayvancılıkla ilgili atasözleri ve deyimlerden tutun, meyvecilik hayvancılıkla ilgili bir çok deyim ve atasözünün yer aldığı bu kitap hala daha önemini yitirmeyen bir çalışma. Oğlu Dr. Rifat Siber’in onun iki eserini bir ara getirip yeniden basması çok doğru bir karar oldu. Genç kuşaklar bu kitaptan yeniden haber oldular. 1990 yılında gazete yazılarını bir araya getirdiği ve ülkedeki tarım anlayışının nasıl olması gerektiğini ölene dek yazan yazarı bugünlerdeki tarımcılar biraz dinleyip, eserini okursalar neyi doğru neyi yanlış yaptıklarını belki anlarlar.

            Hasan Rifat Siber üstadı burdan yeniden sevgi ve saygıyla anıyoruz.

BORÇ İYİ GÜN İÇİN DEĞİL" veya "BORÇ YİYEN KESESİNDEN YER" ya da"BORÇ ÖDENEREK, YOL YÜRÜNEREK TÜKENİR" Bu atasözleri, herkesin borcuna sadık kalmasını; her an borcunu öde­mek çabası içinde olmasını salık vermekledir.

"BORÇ YİĞİTİN KAMÇISIDIR"

Bu atasözü, büyük inkişaf işlerine ancak borçlanmak suretiyle girişile­bileceğini; borçlanan insanın daha tutumlu davranmak zorunda kalarak harcamalarını kısıtlayacağı inancını belirtmektedir.

"ESKİDEN 'KİMLERDENSİNİZ'DİYE SORULURDU; ŞİMDİ 'NE­YİNİZ VAR' DİYE SORULUR"

Bu deyim, insanların gittikçe maddiyatçı olduğunu; her şeyi parasal yönden değerlendirdiğini; gerçekte ve her şeyden önce insanlık aran­ması gerektiğini vurgulamaktadır.

"KENDİ İŞİNİ KENDİN YAP"

Bu atasözü, işlerini mümkün olduğu kadar kendin yapmaya gayret et, anlamında söylenmiştir. İşi yabancıya yaptırmak, ekonomik olmayaca­ğı gibi, iş sahibinin yapacağı kadar tamam olmıyacağını vurgulamak­tadır.

"GÖZÜN YILSA DA, ELLERİN YILMASIN"

Bazı işlerin büyüklüğü veya zorluğu, göz yıldırabilir ama başaracağım

inancıyla işe sarılırsak mutlaka başa çıkılır, yani yapılabilir anlamında

söylenmiştir.

"CİNGANE KÖYÜNDEN KAYMAK ARAMA" veya "CİNGANE KÖYÜNDEN KAYMAK MI ARAN ? (ARARSIN ?)" Bu atasözü, olanağa sahip olsa da herhangi bir kolaylık göstermeyece­ğine inanılan insanları yermek amacıyla söylenmiştir.

"RENÇBERİN BAYRAMI, ANCAK YAĞMURLU GÜNDÜR" Bu deyim, iki anlamda kullanılmaktadır:

Çiftçi ancak yağmurlu günlerde evinde kalarak dinlenebilir veya çiftçi­lerimizin çoğunun kuru ziraatla uğraşması ve Adamızda yağışın az ol­ması nedenleri, yağmuru ürün arttırıcı -bayram sevinci yaratıcı- önemli bir olay haline getirmiştir.

"KOMŞUNUN FAKİRLEŞMESİNİ İSTERSEN; FIŞKILIĞINI SATIN AL"

Bu atasözü, çiftçinin biriktirdiği hayvan dışkıları ile kendi tarlalarını gübrelemek yerine, başkalarına satmasının çok yanlış bir davranış ola-cağım vurgulamayı amaçlamaktadır.,

"SABAH ERKENDEN TARLAYA, AKŞAM ERKENDEN YATAĞA" Bu atasözü, köylünün sabah sabah işe başlamasını; akşamleyin de er-kenden yatarak ertesi gün için dinlenmesini öğütlemektedir.

"DÖRT GÖZÜ OLAN KÖYLÜ, BUĞDAY; İKİ GÖZÜ OLAN KÖY¬LÜ, UN; KÖR OLAN KÖYLÜ DE EKMEK SATIN ALIR" Bu köylü atasözü, buğdayı öğüterek ekmek yapmanın en ekonomik yol olduğunu vurgulamakta, hazır ekmek almanın hiçbir suretle tavsiye edilmediğini belirtmektedir.

"AYAĞINI SICAK TUT, BAŞINI SERİN; YEMENE DİKKAT ET, DÜŞÜNME DERİN"

Bu atasözü, insan sağlığının korunması için ne şekilde hareket edilmesi gerektiğini dile getirmektedir.

«EKMEĞİ YOK YEMEĞE, BÖREK İSTER SOFRAYA"

Bu atasözü, olanaklarına bakmaksızın, parasal gücünün ötesinde işlere

girişen ya da bu türden işlere özlem duyan köylüleri yermek amaca ille

kullanılmaktadır.

"DİBİNE DARI EKER" veya "DİBİNE DARI EKME" Bu deyim, her zaman ve her konuda gerekli ve gereksiz soru yönelten insanları uyarmak için söylenir. Bu tip insanlar her şeyi inceden inceye araştırırlar ya da bütünüyle yok ederler. Darı (mısır), toprakta bulunan besin maddelerini en çok sömüren bitkilerden bir tanesi olup, deyim 'onun gibi olma' anlamında dile getirilmiştir.

"GENÇKEN ÇALIŞ Kİ İHTİYARLIĞINDA BULASIN" Bu atasözü, gençlikte elden geldiğince çalışılması; böylece yaşlılık devresinde rahat ömür geçirmek için olanak (para, mal vb. biriktirilme-sini) hazırlanmasını salık vermektedir.

"SON BAŞAĞI DA TOPLA, SIKIDA LAZIM OLUR" Bu atasözü de gereğince tutumlu olmayı öğütlemek amacıyla söylenmiştir 

                       

Hasan Rifat Siber, 14 Aralık 1923 yılında Mağusa’da doğdu. Tapukâtibi olan babası Ahmet Rifat Efendi'nin genç yaşta emekliye ayrılarak Mutluyaka’daki (Stillos) topraklarına dönüşüyle, köyde, bir çiftçi çocuğu olarak yetişti. Beşi kız olan altı çocuklu ailenin

beşinci çocuğuydu. Çok iyi Rumca ve İngilizce bilen Ahmet RifatEfendi, çocuklarının eğitimine çok büyük önem vermiştir.Lefkoşa’da, ortaokul ve lise öğreniminden sonra, 1945 yılında Omorfo (Güzelyurt) Öğretmen Koleji’nden mezun olarak öğretmen oldu. 1945-56 yıllarında ilkokul ve ortaokul öğretmenliği yaptı. Eylül 1956’da Tarım Dairesi, Yayın ve Eğitim Servisleri'ne, Tarımsal Yayın ve Eğitim Müfettişi olarak atandı. 1963’te aldığı bir bursla Amerika Birleşik Devletleri Wisconsin Eyaleti Ziraat Fakültesi’ne devam etti. Wisconsin Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden “Bachelor of Science in Agriculture” (B.Sc.

Agric.) ve “AgriculturalExtension Information Specialist” diplomalarını aldı.

Hasan Rifat, Kasım 1972 tarihinde Siber soyadını almıştır. 1978’de, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Tarım Bakanlığı Müdürü mevkiinden emekliye ayrılıncaya kadar, modern tarımı özendirici nitelikte yüzlerce makale ve broşür yayımladı. Çiftçi Dergisi ile yayımcılığını üstlendiği Köylü Gazetesi'ni kendi olanaklarıyla çıkarıp köylü ve çiftçilere dağıttı. Emeklilik yıllarını, Halkın Sesi Gazetesi’nde “Çiftçiye Mektup” başlığı altında köşe yazarı olarak ve hep tarımsal konulardaki makaleleriyle değerlendirmeye çabalayan yazar, İngilizce ve Rumca tarımsal yayınları sürekli inceleyerek, köylüye ve tarımla ilgililere,

tarımsal yeniliklere ilişkin bilgi aktarmayı sürdürdü. Kıbrıs Türk köylüsünün tarımsal duyuş, görüş ve değer yargılarına dayanan öğütlerini, Kıbrıs’a özgü atasözlerini, deyim ve fıkralarını,

gelenek ve göreneklerini içeren KIBRIS TÜRKLERİNİN TARIMSAL FOLKLORU (1983) ve KÖYCÜLÜĞÜMÜZÜN DÜNÜ - BUGÜNÜ (1990) adlı kitapları yazdı ve yayınladı.

1953 yılında öğretmen Mustafa Turgut Arca Bey ile Akile Arca Hanım'ın kızı Sümer Hanım'la evlendi. İki erkek, bir kız çocuk babası olan Hasan Rifat Siber'in tüm çocukları ile iki gelini ve bir damadı doktordur.

24 Şubat 1997 tarihinde son yazısını Halkın Sesi Gazete'sine teslim ettikten sonra Kardeş Ocağı'nda arkadaşlarıyla buluşan Hasan Rifat Siber buradan ayrılıp evine giderken yolda fenalaşarak vefat etti.

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.