banner255
banner82

Gülme garantili geyik ve ironi dolu kitaplar

banner27

İroni, parodi, hiciv, taşlama… Sıkı bir mizah için bunların bir ya da birkaçı gereklidir. Kimimiz offensive mizah denilen bol yergili, bol topa tutan mizahları severiz kimimiz de günlük hayatın içindeki ayrıntılarda saklı komiklikleri. İşte keyifle derlediğim 13 mizah kitabı!

banner262
Gülme garantili geyik ve ironi dolu kitaplar

banner267

 İşte keyifle derlediğim geyiğin ve ironinin dibine vurmak isteyenler için 13 mizah kitabı

 

1. Şimdiki Çocuklar Harika (Aziz Nesin)


Türk edebiyatında mizah, dediğimizde akla gelen en kuvvetli isimlerden biri tabii ki Aziz Nesin’dir. Çoğu zaman çarpık düzeni, toplumsal adaletsizlikleri mizahına konu yapmış olan Nesin yerli – yabancı pek çok mecrada bilinen, zekasına saygı duyulan bir isim. Şimdiki Çocuklar Harika eserinde çocukların gözlerinden büyüklerin nasıl göründükleri anlatılıyor. Klişeler topa tutuluyor, ‘’sen yapamazsın’’ denen çocuklar tabiri caizse bunun neden böyle olduğunu sorguluyorlar: ‘’Bu romanda, çocuklar ana babalarını, öğretmenlerini ve büyüklerini eleştiriyor. Bu roman, çocuk eğitiminde gerekli sanılan, günümüzde geçerli birtakım değer yargılarının yanlışlığını anlatıyor. Bu roman, çocukların büyüklerine karşı haklarını ve kendilerini savunmalarıdır.’’

 

2. Hey Garson! (Murat Sevinç)


Yirmili yaşlarındaki toy bir gencin Londra’da garsonluk yaptığı sırada başına gelen hikâyelerden oluşuyor. Eser toplumsal konuları da ele alması bakımından sosyal bir yergi içeriyor, diyebiliriz: ‘’Keçiörenli bir gurbetçi ile Tom Cruise’u, temizlik hastası Alman ev hanımı ile Robert Fisk’i, Türk kadın şarkıcı ile Anthony Hopkins’i buluşturuyor Hey Garson! Daha ilginci… gündelik insan ilişkileri içinde eşitlik, tahakküm, görgü, kültürel çatışmalar, sınıfsal farklar… gibi meseleleri açığa vuruyor. Anayasa hukuku alanında çalışan siyaset bilimci Murat Sevinç’in bugünden geçmişe bakarak anlattıkları çok samimi, eğlenceli ve ufuk açıcı.’’

3. Sanki Sen Aynı Ben (Cem Güventürk)


Karikatür hayatına Penguen ile başlayıp daha sonra Uykusuz ve Kafa’da devam eden karikatüristin yeni kitabı. Bir şairin lirik naifliği ile mizahşörün kurnazlığını bir arada barındıran bir kalem. Onu diğer işlerinden bilenlerin severek okuyacağı bir eser. Sunay Akın, hakkında şöyle söylüyor: ‘’Cem Güventürk’ün eserlerini, sevdiğim bir şairin şiirleri gibi alıyorum elime. Şiir ve karikatür sanatçılarının sınır çizgisinde, semiolojik şiirde yürütüyor cambazlığını. Denge çubuğunun bir ucu ironi, öbür ucu lirizm… Düşmüyor asla, her kitabında bir düşe düşürüyor. Kendine özgü bir yol çizdi, üslubunu olgunlaştırmayı genç yaşında başardı. Cem Güventürk karikatürde dolaşan şiir ajanı!”

4. Seksten Öncesi (Hasan Kara)


Yoğun dünya ve ülke gündeminden sıyrılıp rahat bir espri dünyasının içine girmek isteyenler için ideal bir eser. Farklı hayatları, dönemleri, insan ilişkilerini ele aldığı bu kitabında Hasan Kara fevkalade bir tiye almayla karşımıza çıkıyor. ‘’Ha Metin Hara, Ha Hasan Kara!’’, ‘’80 Öncesi’’, ‘’Çüklü Abi’’, ‘’Şapa Oturmak’’ gibi pek çok farklı başlık ve konudaki anlatıları Seksten Öncesi kitabında işliyor: ‘’Şu adaletsiz dünyada sabahın köründe işçiler inşaatlarda, soğuk ve sevimsiz ortamda ‘kürek omza’ yapmakta iken kimileri de full ortopedik yataklarında sıcacık ortamda ‘bacak omza’ yapmaktadır! VIP (Very Important Papaz) BrunSONolsun, mahpusta kendisine ‘ejder meyveli smoothie’ yerine her gün ithal pirinç yedirildiği için ‘papaz her zaman pilav yemez!’ savını doğrulatmıştır! Ne yapsın? Birader konuşmayı geç öğrendi (5 yaşında), 29 harfin birçoğunu da yanlış söylüyordu, arkadaşım Şükrü’ye ‘’Çüklü Abi geldi!’’ diye söylemesi çok mu yani?’’

5. Ölmeden Önce Gülmeniz Gereken 1000 Karikatür (M. K. Perker)


Şahane ve bitmeyecek bir derleme. İçinde klasik insan ilişkilerini, çeşitli yazar ve meşhurları komikli halleriyle görebileceğiniz kitabın ipucu niteliğindeki tanıtım yazısı: ‘’Dünyaca ünlü çizerimiz M.K. Perker’in yıllardır Hürriyet gazetesinde yayımlanan karikatürleri içinden seçtiğimiz en komik ve orijinal 1000 karikatürü. Sait Faik’ten Darth Vader’a, taş devrinden modern çağın kadın-erkek ilişkilerine, gece yalnız televizyon seyretmekten, Starbucks’ta kuyrukta beklemeye, trafikte sıkışmaktan uzaya gitmeye kadar her tür gündelik hayat ve popüler kültür detayının karikatür marifetiyle tutulmuş bir şeceresi.’’,

6. Donumdaki Para (Muzaffer İzgü)


Türkiye’nin en çok okunan gülmece eserlerinin başını çeken Muzaffer İzgü, Donumdaki Para ile bitmeyen mizahi bir eser bırakmıştır bize. Yazarına 1978 Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü’nü kazandıran eser ülkemizin değişmeyen yüzlerini, huyunu suyunu anlatıyor: ‘’ ‘Donumdaki Para’, Muzaffer İzgü’nün en sevilen yapıtlarından biridir. İzgü bu kitapla 1978 Türk Dil Kurumu Öykü Ödülü’nü de almıştır. Gelgelelim, ‘Donumdaki Para’, 1980’den sonra zorunlu dinlenceye çekilmiştir. Çoğunlukla yazarların dinlenmek zorunda bırakıldıklarını bilen okurlarımız sık sık soruyorlardı bize: ‘Donumdaki Para’ niye ortalıkta yok, ne zaman dönecek diye… Kitabın sahibi gülmece ustası Muzaffer İzgü olursa, elbette kimi olup bitenler de onun yazdıklarına koşut olacak, bir ‘Komünist Leylek’ başına ne işler açacaktır! ‘Donumdaki Para’ 10 yıl dinlenirken, İzgü bir an bile boş durmadı. Çocuklar için olanlar dışında 24 kitabı daha yayımlandı. 1995 başında ise kitap sayısı 30’a ulaştı. Donumdaki Para’yı bekleyenlerle buluşturalım istedik. Kitaptaki öyküler de doğrusu dinlendikçe güzelleşip tam kıvamını bulmuş. ‘Komünist Leylek’in kulaklarını çınlatırken on yıl aradan sonra ‘Foto Torpil’in, öteki öykülerin güncelliğine şaşıp kalacak, güle güle okuyacaksınız.’’

7. Fırat 1 (Uğur Gürsoy)


Meşhur Türk karikatürist Uğur Gürsoy’un yarattığı müthiş karakterlerden Fırat’ın maceralarını konu alıyor. Fırat karikatürlerini hepimiz az ya da çok görmüşüzdür. İki ve üçüncüsü de olan serinin bu ilk kitabı bu sıralar çok satanlar arasında: ‘’Merhaba Fırat…. Hadi uyan yaramaz… …..Fırat…..Hişt….. Günaydın delikanlı, benden korkmana gerek yok. Dün gece beni kafanda sen yarattın, artık senin hayali arkadaşınım. Belli ki yalnızlıktan sıkılmış duygusal bir çocuksun arkadaşlığımız ikimizin küçük sırrı olacak anlaştık mı? Anlaştık. Anne demin adam gördüm. Oha! Hemen söyledi Ayı !… Nurten teyzene iniyorum ben, ortalığı dağıtma…’’

8. Sıdıka (Atilla Atalay)


Doksan kuşağı ve berisinin televizyonlarda gönlünü kazanmış Sıdıka karakteri, Atilla Atalay’ın yarattığı özgün ve yerli bir karakter olarak hepimize kendisini sevdirmeyi başardı. Gerek nostalji gerekse karakteri hala merak edenler için Atalay’ın Sıdıka’sı raflarda okuyucusunu bekliyor: “Tuhaftı… Sanki herkes ‘fabrıga’nın gizli bir işaretini taşıyordu… Orkestra, kimselerin duyamadığı tılsımlı bir fabrika sireni çalıyor; yaşamın vardiyasını değiştiriyordu… O an, ‘ağır sanayii’nin, olanca ağırlığı üstüme çöktü… Kendimi de fabrikanın bir ürünü gibi duyumsadım… Bir an için, ‘fabrıga’nın yaşamımızda hiç olmadığını düşündüm… Sonra, önce senin, ardından diğerlerinin gülümseyen ‘düğünlü’ yüzlerine baktım… Baktım ve ‘fabrıga’nın başka bir şey değil, biz olduğumuza karar verdim… Çocukluğumdan beri pek sevmediğim, o koca, dumanlı deve ait yüksek fırınların, niye Ayşe, Ülkü, Zeynep gibi insan isimleri taşıdığını çözdüm…”

 

9. Osmanlı’dan Karikatürler (Nihat Yalçın)


İlk Osmanlı mizah dergimizi bileniniz var mıdır? Teodor Kasap tarafından 1870’li yıllarda çıkarılan Diyojen dergisi, mazimizdeki ilk mizahî dergi olarak bilinir. Dahası da var tabii. Eski yıllardaki mizah anlayışımızı, karikatürlerimizi öğrenmek için, yapılan bu çalışma oldukça başarılı bir iş olmuş: ‘’Osmanlı Dönemi gazete ve dergilerinden, sizler için seçerek Latin harflerine çevirdiğimiz bu karikatürleri okurken eskilere doğru bir yolculuğa çıkacak, ninelerimizin ve dedelerimizin düşünce yapısını, yaptıkları derin esprilerde bulacaksınız…’’

10. Karikatürler 2 (Yiğit Özgür)


Ankara Hacettepe Grafik bölümü mezunu Yiğit Özgür’ü karikatür dünyasına inceden merakı olanlar dahi bilirler. Karikatürler 2, Karikatürler 3 bu yıl yeni basılan kitaplar olarak mizah kategorisinin önemli eserlerini oluşturuyor. Hem günlük ayrıntılarda saklı olan komik durumlar hem de yerilen sosyal hadiseleri Özgür’ün bu derlemelerinde bulabilirsiniz.

11. Her Şey Olur (Cem Dinlenmiş)


Çok zekice siyasî hicivler yapan Cem Dinlenmiş’in ‘’Her Şey Olur’’ köşesinde 2008 – 2018 aralığında çizdikleri var bu kitapta. Son on yıla dönüp bakmak açısından da gülmek açısından da verim alabileceğiniz başucu mizah kitaplarından biri bu gördüğünüz: ‘’Cem Dinlenmiş’in 2008-2018 arasında yayımlanan karikatürlerinden, hızla bayatlayan gündeme rağmen tekmili birden mizah.’’

12. Memleketi Ben Kurtaracağım (Gülse Birsel)


Popüler mizah dalında işini layıkıyla yapan, televizyona koyduğu dizilerle de kendini sevdirmiş olan Gülse Birsel’in güncel meselelere el attığı kitabı. Özellikle ülkemizdeki kadın mizahçı algısı mı denir önyargısı mı denir bilemem ama bu alanda önemli bir kadın yazar olarak okunması gerekir: ‘’Ülkenin hali yüzünden kaybettiğiniz kahkahanızı geri verebilirim belki. Ümidim o. Bu kitapta, hem ülkeyi yönetmeye talip olduğum bazı siyasi yazılar, hem de politikayla hiiiç ilgisi olmayan makaleler bulacaksınız. Misal ilk bölümde otobiyografimi kaleme aldım. Henüz genç bir kız olduğum için 7 yazıda bitti. Gülecek bir şey yok, daha bir espri yapmadım! Kitapta ayrıca, diyetten antidepresanlara, astrolojiden sosyal medyayı nasıl kullanmanız gerektiğine, pek çok anekdot ve tavsiyem var. O bölüme bir kişisel gelişim kitabı muamelesi yapabilirsiniz. Yazıları dikkatle okuyup, benim yaptıklarımı asla yapmazsanız, kişisel olarak gelişeceğinize inanıyorum. Ama çok da fazla gelişmeyin. Madonna vücut geliştireyim dedi, kolları ne oldu gördünüz…’’

 

13. Apartıman Çocukları (Rıfat Ilgaz)


Listemizi bir büyük yerli mizahçıyla başlattığımız gibi öyle de bitirmek en güzeli. Hababam Sınıfı’nın yazarı Rıfat Ilgaz’ın insanın kendisini sorgulamasını sağlayacağı şahane bir yapıtı. Ilgaz üç önemli kavramı; şeref, namus ve vicdan gibi üç büyükleri üç ayrı apartman haline getiriyor eserinde: ‘’Rıfat Ilgaz’ın mizah romanı Apartıman Çocukları, yeni kapağı ve 24. baskısıyla yeniden yayımlandı. İstanbul’da biçimiyle ve planıyla birbirinin aynısı üç apartman: Şeref, Namus ve Vicdan apartmanları… Bu üç apartmanın tek sahibi Hacı Suduri Efendi…Memur Seyfi Saymaner’in kiralık bir ev aramasıyla ve baktığı birkaç evden sonra Namus Apartımanı’na ailesini yerleştirmesiyle başlıyor maceralar. Sonra mı? Doktoruyla, öğretmeniyle, kaptanıyla, tiyatrocusuyla ve kapıcısıyla birçok meslek grubundan renkli kişiliklere sahip apartman sakinlerinin kendi küçük dünyalarında başlarından geçen büyük olaylar… Bu üç apartmanın içinde yaşayan çocukların, büyüklere ders verecek dostlukları…’’

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.