banner69
banner98

Döneminin yasaklı yazarlarından, Kafka

banner27

Franz Kafka, 3 Temmuz 1883 doğmuş 3 Haziran 1924 yılında ölmüş, modern dünya edebiyatının ikonik ve özgün yazarlarından biridir.

Döneminin yasaklı yazarlarından, Kafka

banner87

Kafka, Temmuz 1883'te Prag’da ufak moda eşyalar satan bir dükkan işleten Hermann ve Julie Kafka'nın 6 çocuğunun ilki olarak dünyaya gelmiştir. İki erkek kardeşi daha bebekken ölmüştür. 3 kız kardeşi de kendinden uzun yaşamıştır. Hukuk okumuş, boş zamanlarında yazmaya başlamıştır. Yazıları, ilk olarak Betrachtung, 1912 yılından itibaren yayımlanmaya başlamıştır. Kafka'nın duygusal deneyimleri ve ailesiyle olan ilişkileri eserlerinde özellikle günlük ve mektuplarında ifade bulmuştur. Babaya Mektup'ta (Almanca: Brief an den Vater)Kafka'nın bakış açısından babasıyla olan ilişkisi gözükmektedir. Hayatta olduğu süre içerisinde yedi kitap yazmıştır. Bunların yanında üç tamamlanmamış roman ve birçok mektup ve günlük bırakmıştır gerisinde. Kafka yakın arkadaşı Max Brod'dan öldüğünde tüm bu eserlerini yakmasını istemiştir. Max Brod'un Kafka'nın bu isteğini yerine getirmemesi sayesinde bugün bu eserler günümüze ulaşmıştır. Kafka tüm eserlerini Almanca yazmıştır. Kafka modernist yazar olarak görülmektedir. Eserlerinde suç, özgürlük, yabancılaşma ve sorumluluk ayrıca otoriteye bireysel karşı koyma gibi temaları işlemiştir. Kafka’nın en tanınmış eserleri Dava, Şato ve Dönüşüm'dür. Kafka'nın 3 Haziran 1924'teki ölümünün sebebi kalp yetmezliği olarak görülse de vücudunu yıpratan asıl sebep ilerlemiş kanseridir.

Ailesi

Almanca konuşan Yahudi bir aileden o dönem Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun sınırları içinde yer alan Prag şehrinde dünyaya gelmiştir. Herman Kafka (1852–1931), Franz Kafka'nın babası, Prag'a yerleşmeden önce Pisek yakınlarındaki bir Yahudi köyü olan Osek'te yaşamaktaydı. Franz Kafka'nın büyük babası Jacob Kafka Osek'te kasaplık yapmaktaydı. Herman Kafka geçimini belli bir süre pazarlamacılık yaparak sağladıktan sonra kendisine ait erkek ve kadın moda elbiseleri ve aksesuarları satan bir dükkan işletmeye başlamıştır. Kafka'nın annesi Julie Kafka (1856—1934) ise zengin bir bira üreticisinin kızı olarak dünyaya gelmiştir. Franz Kafka'nın bebekken ölen iki erkek kardeşinin dışında ayrıca kendinden daha genç Gabriele ("Elli") (1889–1941), Valerie ("Valli") (1890–1942),ve Ottilie ("Ottla") (1892–1943) adlı üç kız kardeşi daha vardı. Kafka'nın kız kardeşlerinin konsantrasyon kamplarında ya da gettolarda hayatlarını kaybetikleri ileri sürülmektedir.

Çocukluğu, gençliği, eğitimi ve mesleki yaşamı

Lise eğitimini 1901 yılında başarıyla tamamladıktan sonra Kafka, annesi ve babası tarafından Norderney ve Helgoland’a birer seyahatle ödüllendirildi. Kafka daha sonraları da despot babasının isteği gibi bir yaşam sürdürdü. Bu onun kaderiydi ve bu kader onun birçok eserine de yansıdı. Kendi kararlarını verebildiği bir yaşamdan sonra, dışarıya olan yönelimi Dönüşüm eserinde olduğu gibi diğer eserlerine de açıkça yansımıştır.

Franz Kafka 1901’den 1906’ya kadar Prag’daki Karl-Ferdinand Üniversitesinde öğrenim gördü; oradan mezun olduktan sonra kimya ile ilgilendi, fakat kısa bir süre sonra hukuk alanında ilerlemeye karar verdi. Daha sonra bir yarıyıl Alman filolojisi ve sanat tarihiyle ilgilendi ve bu arada Münih’teki hukuk eğitimine de devam etti. Beş yıllık hukuk eğitiminden sonra Albert Weber’in yanında ücretsiz hukuk stajı yapma şansını buldu ve ceza hukuku alanında ilerleme kararı aldı.

Franz Kafka 1907’de o dönemde çok ünlü olan “Assicurazioni Generali” adlı İtalyan bir sigorta şirketinde çalışmaya başladı. Franz Kafka, Prag’da edebiyat çevresine girmesini sağlayacak olan Max Brod ile bu yıllarda dostluk kurmaya başlamıştır. Eserlerini de yakılmak üzere bıraktığı kişi de Max Brod’dur.

Bu dönemde Kafka, aynı zamanda Felix Qeltsch, Oskar Baum, Gustav Janouch ve Franz Werfel gibi önemli edebiyatçılar ile tanıştı. 1908 -1912 yılları arasında siyasal ve toplumsal olaylara ilgi duymaya, önemli Çek siyaset adamlarının toplantılarına katılmaya başladı. Yahudilikle ilgilenip İbranice öğrenmeye de bu dönemde yöneldi. Max Brod ile Riva, Paris, Weimar ve İtalya’ya geziler yaptı.

Nesil çatışması, baba-oğul ilişkileri

Kafka kötü bir çocukluk dönemi geçirdi, özellikle de babasıyla hiç anlaşamadı; babasının Kafka’nın üzerinde sürekli bir baskısı söz konusuydu, bu durum çocukluk yıllarından öğrenim hayatına kadar devam etti.

Kafka’nın annesi ise babasının değer yargılarını ve düşüncelerini kabullenmişti, zaten bu yargıları değiştirebilecek güce de sahip değildi. Kafka gençken, babasından kesinlikle korkmuyordu, fakat babasına her zaman mesafeli yaklaşıyordu ve ona karşı içinde nefretten başka bir duygu beslemiyordu.

Kafka’nın birçok eserinde baba, ailenin reisi, her şeye gücü yeten ve baskıcı biri olarak tasvir edilmiştir; tıpkı “Dönüşüm” eserinde olduğu gibi. Bu eserde Gregor (hikâyenin kahramanı aynı zamanda hikâyedeki oğul) bir böcektir ve işe yaramayan biridir, hikâyede Gregor’un ölümüyle ailenin rahat bir nefes alması konu edinilmiştir. Babasının karşı konulmaz gücünün Kafka’nın üzerinde yarattığı baskı, Kafka’nın en önemli hikâyelerinden biri olan “Hüküm” ü (Yargı) yazmasına sebep olmuştur.

Kafka,“Baba’ya Mektup” eserindeki mektupları ne babasına göndermek ne de yayımlatmak istemiştir; bu mektupları sadece babasının üzerinde her zaman baskısı olduğunu göstermek için yazmıştır. Muhtemelen babasının Kafka’nın üzerinde yarattığı baskı onun kendi kendini eleştirmesine sebep olmuştur ve Kafka kendinden nefret eden biri haline gelmiştir. Şüphesiz bu derin özeleştiri Kafka’nın yaşamına ve eserlerine yansımıştır.

Arkadaş çevresi

Kafka’nın Prag’da oldukça geniş bir arkadaş çevresi vardı, üniversitenin ilk yıllarında hemen hemen aynı yaşlarda olduğu sıkı bir arkadaş çevresi edindi.

Kafka’nın hayatındaki en önemli kişi şüphesiz Max Brod’du. Max Brod da tıpkı Kafka gibi hukuk okudu, daha sonra filozof olan Felix Weltsch ve yazar Oskar Baum ile arkadaş oldu.

Brod, Kafka’nın edebiyat için ne anlama geldiğini çok iyi biliyordu. Brod’un aracılığıyla Kafka, henüz yeni kurulmuş olan Rowohlt basımeviyle iletişime geçti ve böylece Kafka’nın ilk kitabı basılmış oldu (Gözlem,1912).

Kafka’nın gelip geçici arkadaşları içinde Jizchak Löwy’nin şüphesiz ayrı bir yeri vardır. Kendisi, Varşovalı Ortodoks bir aileden gelen önemli tiyatroculardandır, gerek sanata olan ilgisiyle, gerekse kişiliğiyle Kafka’ ya örnek olmuştur.

Kafka’nın biyografisini incelersek, onun hiç de sosyal bakımdan toplumdan kopmadığını görürüz, fakat ruhsal bakımdan tamamen farklı bir kişiliktir. Kafka’nın eserlerini bilen birinin elinden onun kullandığı kelimelerin altında yatan, asıl anlatmak istediği ifadeyi takdir etmekten başka bir şey gelmez. Aile içerinde ise Kafka’ya en yakın olan kişi en küçük kız kardeşi Ottla’dır.

İlişkileri

Kafka’nın kadınlarla olan ilişkilerine baktığımızda en önemli noktada, Kafka’nın aşkı Felice Bauer’e yazdığı mektuplar durmaktadır. Felice Bauer, Kafka’nın 13 Ağustos 1912’de Max Brod’un evinde tanıştığı, Berlinli bir memurdur.

1920 yılında ise Kafka, Milena Jesenka ile mektuplaşmaya başlar. Milena Kafka’nın Almanca yazdığı eserleri Çek diline çevirmek istemiştir. Milena, Kafka’dan 12 yaş küçüktür ve evlidir. Birlikte olmalarının imkânsız olduğunu biliyorlardı, buna rağmen uzun yıllar boyunca aralarında mektuplaşmaya devam ettiler. Kafka’nın Milena’ya yazdığı mektuplar da tıpkı Felice Bauer’e yazdığı mektuplar gibi Türkçeye çevrilmiştir. Kafka’nın son ilişkisi ise, ölmeden birkaç ay önce isminin anıldığı Dora Diamant adındaki bir çocuk bakıcısıydı.

Kafka mektuplarda aşkın gerçekliğine olan şüphelerini, korkularını dile getirmiş, duygularını tüm çıplaklığıyla kaleme almıştır, bu bakımdan mektuplar edebi açıdan son derece önemlidir.

Yargı

Kafka, “Yargı” adlı eserini 1912 yılında 22 Eylülü 23 Eylüle bağlayan gece sadece sekiz saatte kaleme almayı başarmıştır. Bu eserle birlikte Kafka edebiyat dünyasında konu ve stil bakımından özünü bulmuştur. Kafka yazmanın yaşama hissini kuvvetlendirdiğini ve eserin defalarca okunduğunda bile, hem okuyucuların hem de Kafka’nın üzerinde aynı etkiyi verebilmesi gerektiğini söyler.

Yargı, Kafka’nın 1912 yılında yazdığı hikâyesidir. Bu hikâyede betimlemeye çalıştığı kişi kendisidir. Daha sonra yazdığı hikâyesindeki böcek metamorfoz'unda betimlediği kişi yine kendisi olmuştur. Hikâyedeki genç ve başarılı tüccar bir türlü babası tarafından fark edilememiştir.

Hikâye bir tüccarın oğlu olan Georg Bendemann’ın yaşamını konu alır. Georg aşıktır ve Petersburg’daki onun için son derece önemli olan arkadaşıyla yazışmaktadır. Bu arkadaşlığı devam ettirmek için kendi yaşamındaki birçok başarıdan mektubunda bahsetmemiştir. Uzun süre düşünüp taşındıktan sonra Georg sevgilisine onunla evlenmek istediğini belirtir. Georg mektuplarla babasına gider; fakat babası bu duruma olumlu bakmaz. Onun bu dönemde evliliği düşünmek yerine ticaretle daha sıkı ilgilenmesini gerektiğini söyler. Bunun üzerine Georg her şeyi geride bırakıp evi terk eder, kendi yolunu çizmeye karar verir.

“Yargı” eseriyle Kafka, ilk uzun soluklu yaratıcılığını ortaya koymuştur; ikinci eseri yaklaşık iki sene sonra kaleme alınabilmiştir. Bu gecikmenin sebebi olarak da Kafka’nın sanatsal başarısıyla bile üstesinden gelemeyeceği bir problem ortaya çıkması gösterilebilir, bu problem gittikçe büyümüştür ve sonuç olarak Kafka yarım yıl boyunca edebi açıdan üretken olamadığı bir dönem yaşamış, kendisinin ve ailesinin yaşamını sürdürebilmek için gerekli olan parayı kazanamamıştır. Fakat işi ile ilgili yaşadığı problemler, Kafka’nın yaratıcılığını hiç de olumsuz yönde etkilememiştir, hatta Kafka bu zor dönemlerde yaratıcılığının en üst seviyelerine çıkmıştır.

(I. Dünya Savaşı’nın patlak verdiği yılın ikinci yarısını bu döneme örnek verebiliriz.) Kafka bütün bunları planlı bir şekilde çalışarak başarmıştır, kendi stratejisine göre Kafka; sabahları büroda çalışıyor, öğlenleri uyuyor, geceleri yazmaya devam ediyordu.

Kafka “Yargı” eserini tamamladıktan sonra, yaşamında bir takım değişiklikler meydana geldi. Kafka’nın kendini tamamen yazmaya adaması aynı zamanda yaşamından birçok şeyi feda etmesi anlamına geliyordu. Zamanla bu tarzıyla kendini günlüklerinde ve mektuplarında ağırlıklı olarak maddiyata verdi.

Hastalığı ve ölümü

1917 yılının Ağustos ayında bir gece Kafka’nın ağzından kan gelir, o yıllarda tedavisi mümkün olmayan Akciğer kanseri teşhisi konulur Kafka’ya. Hastalık iyiden iyiye kendini hissettirmeye başlar ve 1918’in sonbaharında İspanyol gribine yakalanır, haftalarca ağrı çeker. Daha sonraları ise tüm tedavilere rağmen, Kafka’nın sağlığı yıllar ilerledikçe kötüleşir. Kafka 1923–1924 yılları arasında Berlin’de bulunuyordu ve bu yıllarda kanser iyice ilerlemiş durumdaydı; gırtlağına kadar ilerleyen kanser yüzünden Kafka artık konuşma yetisini de kaybetmişti. Yemek yerken ya da bir şeyler içerken dayanılmaz acılar çekiyordu. 1924 yılının nisan ayında Wienerwald Sanatoryumunda,aile dostları yanındayken akciğer hastalıkları tedavisinde uzman olan Dr. Hugo Kraus tarafından, Kafka’ya gırtlak kanseri teşhisi konuldu;sebep olarak ise akciğer kanserinin metastaz yapması gösterildi.

Muayeneler sonucunda, Kafka’nın durumunun son derece kötü olmasından dolayı cerrahi bir müdahale yapılamayacağı sonucuna varıldı. Kafka Kierling Sanatoryumu’na taşındı ve 3 Haziran 1924 yılında Klosterneuburg’da, 40 yaşında hayata gözlerini yumdu. Resmi ölüm sebebi olarak da kalp yetmezliği teşhisi konuldu.

Etkileri (edebiyat, felsefe ve sinema)

Nabokov’a göre Kafka, edebi açıdan en fazla Flaubert’dan etkilenmiştir. “Özellikle Kafka’nın hukuk ve doğa bilimleri için kullandığı kavramları almış, onlara kuşkusuz ironik bir doğruluk yüklemiş, bunu yaparken kendi kişisel duygularını katmamıştır, aynı stile Flaubert’in eserlerinde de rastlanmaktadır“. (Nabokov, Die Kunst des Lesens, Fischer TB, S. 320).

Kafka lise yıllarından itibaren yoğun bir şekilde Friedrich Nietzsche ile ilgilenmiştir. Özellikle de Nietzsche’nin “Also sprach Zarathustra” (Böyle Buyurdu Zerdüşt) eseri Kafka’yı büyülemiştir. Kafka kendine yaşam paraleli olarak filozof Kierkegaard’ı görmektedir. Ve onun için şöyle demiştir : “O beni bir arkadaş gibi doğruluyor“

1908’ in aralık ayında yazdığı bir mektubunda Kafka şöyle demiştir: “Başka şekilde biz sinemacı uğruna kendimizi nasıl hayatta tutabilirdik ki?” Bunu 1919 yılında sinemada âşık olduğu ikinci aşkı Julie Wohryzek’e yazdı. Fakat Kafka’nın filmlerden pek de etkilendiği söylenemez; yazılarında uygun ifadeler eksiktir bu yüzden birçok kez metinlerini bizzat yeniden yapılandırmıştır. Hikâyelerinde film konularını inceleyip üzerinde kafa yorduğu için farklı karakterler yaratmıştır. Konu, komik resimlerin birbiri ardına sıralanmasıyla oluşur ve abartılıdır; burada edebi yoğunluk kendini sözlü olarak gösterir. Kafka’nın hikâyelerindeki film her zaman o anı konu alır: büyük şehirdeki trafiğin ritmi, korkunun dışa vurumu gibi. Bu tür figürlere özellikle “Kayıp” romanında rastlanır.

Eserleri

1933 – 1945 yılları arasında Kafka da tıpkı diğer bütün saygın Yahudi yazarlar gibi yasaklanan yazarlar arasındaydı. Hatta Kafka, Nazi döneminde yasaklanan yazarların başında geliyordu. Eserleri yakılacak kitapların arasındaydı.

Kafka’nın yaşadığı dönemde yayımlanan eserleri

  • 1909 – Ein Damenbrevier
  • 1909 – Gespräch mit dem Beter (Dua Eden Adamla Sohbet)
  • 1909 – Gespräch mit dem Betrunkenen (Sarhoşlarla Sohbet)
  • 1909 – Die Aeroplane in Brescia (Brescia’daki Uçaklar)
  • 1912 – Großer Lärm (Büyük Gürültü)
  • 1913 – Betrachtung (Gözlem)
  • 1913 – Das Urteil (Yargı)
  • 1913 – Der Heizer (Ateşçi) Amerika olarak bilinen romanın ilk bölümü
  • 1915 – Die Verwandlung (Dönüşüm)
  • 1915 – Vor dem Gesetz (Yasanın Önünde) Dava adlı romanın bir bölümü
  • 1918 – Der Mord (Cinayet); Kardeş Katili öyküsünün ilk hali (1919)
  • 1918 – Ein Landarzt (Bir Köy Hekimi) 13 öyküden oluşan bir kitap; aralarında On Bir Oğul ve Bir Akademiye Rapor öyküleri de bulunmaktadır
  • 1919 – In der Strafkolonie (Ceza Sömürgesi)
  • 1921 – Der Kübelreiter
  • 1924 – Ein Hungerkünstler (Açlık Sanatçısı)

Kafka’nın ölümünden sonra yayımlanan eserleri

  • 1904–1905 – Beschreibung eines Kampfes (Bir Savaşın Tasviri)
  • 1907–1908 – Hochzeitsvorbereitungen auf dem Lande (Taşrada Düğün Hazırlıkları)
  • 1914 – Erinnerungen an die Kaldabahn (Kaldabahn Hatıraları)
  • 1914–1915 – Der Dorfschullehrer (Köy Öğretmeni)
  • 1915 – Blumfeld, ein älterer Junggeselle
  • 1916–1917 – Der Gruftwächter
  • 1916–1917 – Die Brücke (Köprü) Brod’un Başlığı
  • 1917 – Eine Kreuzung
  • 1917 – Der Schlag ans Hoftor (Çiftlik Kapısına Vuruş) Brod’un Başlığı
  • 1917 – Der Jäger Gracchus (Avcı Gracchus) Brod’un Başlığı
  • 1917 – Beim Bau der Chinesischen Mauer (Çin Seddi’nin İnşaasında)
  • 1917 – Eine alltägliche Verwirrung Brod’un Başlığı
  • 1917 – Der Nachbar (Komşu) Brod’un Başlığı
  • 1919 – Brief an den Vater (Babaya Mektup)
  • 1920 – Heimkehr Brod’un Başlığı
  • 1920 – Die Abweisung (Geri Çevrilme)
  • 1920 – Zur Frage der Gesetze (Yasalar Sorunu Üzerine)
  • 1920 – Das Stadtwappen (Kent Arması) Brod’un Başlığı
  • 1920 – Kleine Fabel (Küçük Fabl) Brod’un Başlığı
  • 1920 – Die Truppenaushebung
  • 1922 – Forschungen eines Hundes (Bir Köpeğin Araştırmaları) Brod’un Başlığı
  • 1922 – Das Ehepaar
  • 1922 – Der Aufbruch (Gezinti)
  • 1922 – Gibs auf Brod’un Başlığı
  • 1923–1924 – Der Bau Brod’un Başlığı
  • 1925 – Der Prozess (Dava)
  • 1926 – Das Schloss (Şato)
  • 1927 – Der Verschollene (Amerika) İlk olarak 1912 yılında Kayıp olarak tasarlandı, fakat Brod tarafından Amerika olarak yayımlandı.

banner104
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Aydın KIRKLAR - 2 ay önce
MUAZZAM BİLGİLER , BİR KAFKA HAYRANI OLARAK ÇOĞU BİLGİYİ BİLSEMDE BİLMEYEN ARKADAŞLAR İÇİN EFSANE BİR KÖŞE OLMUŞ EMEĞİNİZE TEŞEKKÜR EDERİM SAYGILAR.