banner255
banner82

İlkay Adalı Şiir Kitabı Nisan

banner27

Ülkemizin en önemli kadın şairlerinden birisi olan ve değerli hocamız Urkiye Mine Balman, sonrası Kıbrıs Türk şiirinin ikinci kuşak şairlerinden birisi olan İlkay Adalı, şiirimizden güzel Türkçesi serbest dizeleri ve içten doğal şiir diliyle büyük bir yenilik getiren öncü kadın şairlerdendir. Son kitabı “Nostalji” yine böylesi güzel şiirlerle bizlere ulaşıyor. Okumanız salık veririz.

banner262
İlkay Adalı Şiir Kitabı Nisan

banner267

 

14 ocak 1944 yılında Mağusa’da doğdu,1961 'de Lefkoşa Türk Kız Lisesi 'nden mezun oldu. Lise yıllarımda yazdığı şiirleri; Önce duvar gazetesinde sonra da yerel gazetelerin sanat sayfasında ve okulun Utku ve Beşparmak  dergisinde yayınlandı. Liseyi bitirdikten sonra K. T. Maarif Kütüphanesi'nde, ardından Kıbrıs Cumhuriyeti'nde Defterdarlık  Dairesi'nde kamu görevlisi oldu. 1964'ten itibaren Türk yönetiminde çeşitli dairelerde hizmet görerek 1987'de emekli oldu. Yazar,Kutlu Adalı ile evliliğinden üç çocuk sahibidir. Evlatlarının isimleri: İl, Kut ve Er’dir.

Bir suikastta kaybettiği eşi için Kutlu Adalı vakfını kurdu,

Uzun yıllar onunla birlikte kurucusu olduğu,Kıbrıs Yazarlar Birliği, Yeşil Barış Hareketi ve Barış Derneğinde çalışıp Barış için uğraştı.

Aldığı ödüllerin birkaçı şunlardır:

*Musa Anter Ödülü.

*Orhan Kemal Ödülü.

*Hümanist enternasyonalden John Lennon Ödülü.

*Balkanlarda Barış Ödülü.

*Nazım Hikmet Ödülü, Dali Belediyesi.

*Polonezköy’ün 100 kuruluş ödülü.

*Yunus Emre Ödülü.

*Necati Özkan Şiir Ödülü.

*Altın Mikrofon Ödülü.

*Ali Nesim Edebiyat Ödüllüdür.

Yayımlanmış Eserleri:

1-Sekize Üç Kala (1970)

2-Çivisi Kopmuş Dünya (1971)

3-Prangalı Umut (1973)

4-Çıkmaz Sokaklar (1981)

5-Kıyıdaki Ağaç (1993)

6-Gideyim Diyorum Buralardan (Kutlu Adalı'nın şiirleriyle, Temmuz 1998

Kitap ve cd leri yayınlandı. Şiirleri çeşitli gazetelerle dergilerde yayımlanmaktadır. Yalın bir şiir biçemi ve akıcı bir dili vardır.

KIYIDAKİ AĞAÇ

Bir zeytin dalıyım boynu bükük

Yoksul yelinde Akdenizin

Ve yazın o korkunç sıcağında

Kök salmışım toprağa yarım asırdır

Dünyanın beşiğini sallamış yellerde

Kalmışım dimdik ayakta...

Yoksul bir zeytin dalıyım

Akdeniz sıcağı ateşlemiş yüreğimi

Barış türküleri söylenmiş ülkemde yıllardır

Ben savaşla sulanmışım

Bu yüzden boynu bükük kalmışım..

Bir zeytin dalıyım kıyıda

Güzün yelinde, kışın karında

Görmediğim yeşilleri özlemişim hep

Yarım asırdır kök salmışım doğaya

Esrik, yorgun, kararsız ve mutsuz

Hep bakmışım karşı kıyıya

Her zaman umutla ve korkusuz.

Güvercin Yalnızlığı

Baharın cemresi düştü

Dudaklarıma takılıp beklenen yalnızlığında

Düğümlenip de içimden geçenlere dönüştü...

Başıboş bir ırmağım çağıl çağıl akan

Balaban bakışlı Anadoluyum

İzbe sokaklarında Lefkoşa'nın dolu doluyum..

Sıcak topuk seslerinde geceler Gelir gurbetin şarkısından Doruklar ötesinde mesafeler...

Dinlediğim bir masal gibisin

Türkü gözlerinde dolaşıp sokak sokak

Gurbetten gelen sevgilimsin...

Çocuksu gözyaşlarında bir güvercin yalnızlığı Gurbet gurbet büyüyen Paslı bir bıçak ayrılığı

SIZI

Ve kırık kanadında bir duasın gülümseyen...

Türküsünde yağmur yağmur Girne Renkli resimler misali ince Durdum sonsuzluğunda, gönlümce Eskil ezgisinde almış gitmiş beni de...

Benden sorun şimdi Lefkoşa'yı Sokakları kaç adım

Gece yarısı düştüğüm yollarında kaygım..

Yüreğim Kıbrıs'ım kadar büyük alıp götürmüş yıllar beraberce o duru bakışını Lefkoşa'nın Bir sızı kalmış yankısında ince...

Uzarken bir uçtan bir uca

Uzaklardan el eden tanıdık sokaklarında

Vurulmuş kumruların sessizliği

Suskun durup da gölgesi

Sallanır dalları garip sızılar içinde, burukça..

ÇIĞLIK

Kapı eşiğinde o ilk heyecan Yıllanmış sevdalarda tütsülendi özlem Buruk sabahta gebe günde buram buram.. 0 sessiz, yorgun ve suskun gizem..

Kapılar açılmadı yıllar boyu beklerken İçimizde alev alevdi coşkular Ve hep o masum resimlere bakarken Binlerce kez and içtik olmasın bu savaşlar..

Barış adına bebeler doğurdu analar Barış koyduk adını umutla 0 sonsuz umutları içimizde tuttuk Büyüdü yanlızlığımız bir çığ oldu Karanlık bulutlar üstümüze düştü dağ dağ Ama en güzel esinleri yüreğimize koyduk Sevgiyle ve kardeşçe..

Ama barikatlar yıkılmadı

Utanç duvarları arada kaldı

Ezikliğini duyduk hep, hep bekledik umutla

Işıklı bir sabah bekler gibi

Ama asla barış olmadı...

Umutlar bekleşir şimdi zamanda İki dudak arasında sessiz Ve savaşa dururken tüm dünya Kucak açıyoruz biz barışa..

NECE

Bir gidilmemiş sokağında umut bekler Karlar örtse de çocukluğumu Güneşli sokaklarında durur eski Yeni bir başlangıca doğru..

Kuzey bahçelerinin kokusu karışır güneye Yıllardır gizi dudaklarında tozlu anıların Ve gün sorgular bizi nereye

Süzülür düşsel aralıklardan barış nece uzaklardan yollarının.

İsteksiz günlerimden çıkar gelir günceme Soylu ölümlere gebe bıçaklar sokulurken yüreğime Koşar gider ellerimden zaman Dilek tutar tekdüze geceme...

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.