banner107
banner82

Kıbrıs'ta çözüm mümkündür


Orhan Aydeniz

Orhan Aydeniz

Okunma 02 Şubat 2016, 12:25

Tüm ilgili tarafların art niyetsiz ve samimi olması durumunda, Kıbrıs sorununun çözümü mümkündür. Kalıcı ve adil çözüm şekli de bellidir.

Geçmişte çekilen acılar,1960 ortaklık yönetiminin sadece 3 yıl yaşatılabilmesi ve ardından 1963-74 döneminde  yaşanan üzücü olaylar, birleşmek ve ortak yönetim  seçeneğinin isabetli olamayacağını açık bir şekilde ortaya koymuştur.

1974den sonra iki halkın ayrı bölgelerde toplanması, kendi kendilerini yönetmesi ve yan yana yaşamasının,  her iki halkın da yaşam düzeyinin yükselmesine yardımcı olması ve adada barışı bozacak, hiçbir üzücü olay çıkmaması nedeniyle, bu durumun sürdürülmesini sağlayacak çözüm şeklinin, en isabetli seçenek olduğunu gösterir.

            Kısaca,  birleşik veya ortaklık yönetiminin başarılı olmadığı, yan yana iki yönetim modelinin ise her iki halkın da yararına olduğu kanıtlanmıştır.

            Bu durumda ilgili tüm taraflar, iki bölgeli, iki yönetimli çözüm şeklinin en ideal ve uygun seçenek olduğu gerçeğini kabul etmeli ve bunun gerçekleşmesine yardımcı olmalı.

            Geçmişte doruk anlaşmalarında da iki bölgeli, iki toplumlu siyasi eşitliğe dayalı çözümün, en uygun seçenek olduğu kabul edilmişti.

            Birleşmiş Milletler de, Kıbrıs sorununun çözümünde  iki bölgeli, iki toplumlu çözüm şeklini desteklediğini açıklamaktadır.

            Zaten dili, dini, milleti farklı olan, asırlardan beri birbiri ile kaynaşmayan ve ayni köyde bile farklı semtlerde yaşayan iki halkın birleştirilmek istenmesi iyi niyetli bir tutum olamaz.

             Yunanistan ile Rum tarafının, zamanla adanın tümünü ele geçirebilmesine olanak sağlayabilecek bir anlaşma peşinde olduğunu beleklerdeki çocuklar bile biliyor.

Batılı emperyalistler ise, Türkiyeyi adadan çıkarmak ve doğu Akdenizde etkisiz duruma sokmak  istemektedir.

İşte bu nedenle Yunanistan-Rum – haçlı emperyalistler, zamanla adanın kuzeyinin de Yunanistanın eline geçmesini sağlayacak olan iç içe birleşik çözüm şeklini dayatmaya çalışmaktadır.

Bilinen bu gerçek karşısında, Anavatan Türkiye ve Kıbrıs Türk halkını temsil eden siyasiler, tüm ilgili taraflara somut örnek ve kanıtları göstererek, en ideal seçeneğinin iki eşit , egemen devletten oluşan iki bölgeli bir çözüm olduğu üzerinde ısrar etmelidir.

Fakat her nedense Kıbrıs Türk halkını temsil eden siyasilerin bir kısmı, sırf Rumları birleşmeye razı etmek amacı ile, ENOSİSe sıçrama tahtası olarak kullanılabileceği aşikar olan iki bölgeliliği bozacak, ortak yönetimli, birleşik çözüm şeklini  savunmaktadır.

Bazı siyasiler ise Kıbrısta dili, dini milleti ne olursa olsun tümünün Kıbrıslı olduğunu ileri sürerek birleşmeyi ve 1 milyon Rum içinde 250 bin Türkün azınlık olmasını kabul etmektedir.

Oysa adanın tümüyle Yunanistana verilmesine zemin hazırlamak  amacı ile  iki halkın yeniden iç içe getirilmesi çabaları karşısında Türk tarafı, yakın geçmişte yaşanan acıları ve başarısız deneyimleri hatırlatmalı ve bu tutumun adil ve kalıcı çözüme yardımcı olmayacağı gerçeğini ortaya koymalıdır.

Fakat  anavatanın ABden sorumlu Bakanının Kıbrısta  iki ulus arasındaki yeşil hattı, Almanları ayıran Berlin duvarına benzeterek yeniden birleşmeyi savunması, Dış işleri Bakanının da  garanti sistemi hakkındaki açıklaması, AB üyeliği hayali ile Kıbrısın gözden çıkarılabileceği beklentilerini güçlendirmektedir.

 

Karşı tarafın art niyetli tutumunu sürdürmesi halinde masada oyalama tezgahına, izin verilmemeli ve Rumla birleşme dışındaki çözüm seçenekleri gündeme taşınmalı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.