banner107
banner82

KARTLARIN KARILANI


Ahmet GÖKSAN

Ahmet GÖKSAN

Okunma 14 Şubat 2016, 14:23

         “Evkaf bizimdir, öz malımızdır. Rum kiliseleri her sene on binlerce lirayı milli kültürleri uğruna harcar, din müesseselerini göz kamaştırıcı mertebeye yükseltirken bizim kilise mallarından çok daha fazla kıymetli gelir kaynaklarımızdan bir onluğun sarf edilmemesi karşısında ‘acaba bu paralar nereye gidiyor diye sorduğumuz zaman yine mi aleyhtar, yine mi fena niyetle ettiğimize hamledilecek” 1953

 

                                                                                             Dr. Fazıl KÜÇÜK

 

         İçinde bulunduğumuz bölgenin yeniden yapılanması masaya yatırılarak kartlar yeniden karılmaktadır. Karılmaya devam edilirken bölgenin kan gölüne dönmüş olması fazladan önemsenmiyor bile. Önümüzdeki Kasım ayında Amerikada yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi için kıyasıya mücadele veren adaylar bile konuya ilişkin olarak net tavır almıyorlar. Buna karşın her iki partinin aday adaylarından ilginç açıklamalar geliyor. Demokrat başkan aday adayı Bernie Sanders, Esatın veya başka rejimlerin Amerika tarafından değiştirilmesine karşı çıkıyor. “Bölge Kaddafi, Saddam ve Esat ile daha istikrarlı olurdu” diyor.

Cumhuriyetçi Partili adaylardan birisinin başkan seçilmesi genelde Türkiye açısından hep endişeye ve sıkıntılı bir dönemin geçirilmesine neden olmuştur. Adı geçen partinin aday adaylarından olan Donald Trumpun Başkan seçilmesi İslam karşıtı tutumu nedeniyle bölgede daha fazla kan ve göz yaşına neden olacaktır. Aynı partiden Marco Rubio ise1915 olaylarının “Ermeni soykırımı” olarak tanınmasını istiyor. Aynı kişi Barak Obamanın bağnazlığa karşı olup dini özgürlükleri savunarak cami ziyareti yapmasını, “Müslümanların ayrımcılığa uğradığı mesajını vererek ülkeyi bölüyor” diyor.

Kartlar yeniden karılırken Amerikadan esen rüzgarlar, bölge açısından oldukça sıkıntılı bir döneme doğru gitmekte olduğumuzun göstergesi oluyor. Böyle bir ortamda Irakın Kuzeyindeki bölgesel yönetimin önde gideni Mesut Barzani, “bağımsızlık referandumu için zamanın geldiğini, koşulların uygun olduğunu” duyuruyor. Barzaninin bu çıkışına karşı oluşan tepkiler nedeniyle aynı kişi “yapılacak referandumun devlet ilanından ziyade Kürdistan halkının geleceği ile ilgili istekleri ve görüşlerini bilmemizi sağlayacak” diyordu. Adı geçen kişi uygun zamanın gelmesini bekleyeceklerini kaydetmeye çalışıyor. Referandumu devlet kurabilmek için ellerinde bir koz olarak tutacaklar…

Birinci Paylaşım Savaşı devam ederken karılan kartların günümüzde yeniden karılmak isteniyor olması bir rastlantı olmasa gerek. 1917 yılında Sykes – Picot anlaşması ile kumların üzerinde belirlenen ülke sınırlarını 1920 yılında San Remoda uygulamaya soktular. Etnik ve dini yapılar bu anlaşma ile kısmen de olsa korunuyordu. Yaşanan çatışmalar ve saldırılar nedeniyle şimdilerde olası bir anlaşmanın koşullarının belirlenmesi oldukça zor olacaktır. “Bölge ülkelerinin sınırlarına saygılıyız” söylemleri öne çıkarılarak kent devletçiklerinin kurulmasının yolunun da açılmakta olduğunu kaydetmek istiyoruz.

Dünyada bir dönem Yahudiler düşman olarak kabul ediliyordu. Şimdilerde ise IŞİD aynı şekilde kabul ediliyor. O dönemde düşman olarak kabul edilen İsrail günümüzde bölgenin önde gelen ülkesi konumundadır. Adı geçen anlaşmanın yapıldığı dönemde İngiltere ve Fransa önde görülüyordu. Şimdilerde ise Amerika ile Rusya belirleyici olarak görünüyor. Bu nedenle bölgede yaşanan çatışmaların daha büyük çatışmalara neden olacağının da kuşkusunu taşıyoruz.

Skyes – Picot Anlaşmasının Birinci Paylaşım Savaşı sırasında Osmanlı Devleti hasta adam ilan edilerek İngiltere ve Fransa tarafından topraklarının paylaşılmasını öngören bir anlaşma olarak kayıtlara geçmiştir.

Son dönemde adada hızlandırılarak sonuç alınmaya çalışılan müzakereler devam ediyor. Görüşmeler öncesinde konulan gizlilik kararına Türk tarafı tam olarak uyuyor. Buna karşın  karşı tarafın ise işine gelenleri duyurmakta bir sakınca görmediği biliniyor. Bölge yeniden şekillenirken Kıbrısın da payına düşeceğini alacağına vurgu yapmak durumundayız. Karşı tarafın belirlediği temel ilkelerinden geri adım atmaya niyetli olmadıkları bilindiğine göre müzakerelerin hangi noktada bekletildiğini sizlerin değerlendirmelerinize bırakmak istiyoruz.

Kartlar yeniden karılırken Kıbrıs Türkleri olarak yeni bir durum değerlendirmesinin yapılması gerekiyor mu ne…

 

SEVGİ ile kalınız…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.