banner107
banner82

Kanlı Noel felaketi unutulmamalı


Orhan Aydeniz

Orhan Aydeniz

Okunma 22 Aralık 2015, 15:27

Geçmişte yaşanan olaylara takılıp kalmamız veya bize kötülük yapanlara ilelebet kin beslememiz doğru değildir.Zaten Türk halkı olarak, bize yapılan kötülükleri unuturuz.

Fakat benzer felaketler ile yeniden karşılaşmamak için, geçmişte bize yapılan haksızlıkları ve çektirilen acıları unutmamamız  ve yeni nesle de anlatmamız gerekir.

1960ta kurulan iki toplumlu Kıbrıs Cumhuriyeti maalesef Rumların art niyetleri ve bu anlaşmayı ENOSİSe sıçrama tahtası olarak kullanmak niyetleri nedeniyle, başarılı olmamıştır.

Kurulduğu günden başlayarak Rum tarafı samimi işbirliği yerine, anlaşmanın bizim yararımıza olan maddelerinin uygulanmasını engellemiştir.

1963te ise,Rumlar nüfus üstünlüğüne dayanarak tek yanlı olarak ortaklık yönetimine el koydu. Silah tehdidi ile bizi devletten dışladı. Silahlı saldırılarla 103 köyden Türkleri göç etmek zorunda bıraktı. Türk yerleşim yerlerine saldırarak bir çok soydaşımızı katletti, Türk yerleşim yerlerini abluka altına alarak, bize cehennem hayatı yaşattı,dünyadan tecrit etti, yollarda seyahat eden ve  kırsal alanlarda çalışan bir çok soydaşımızı kaçırarak katletti.

Can ve mal varlığımızın korunması için, eli silah tutabilen herkes, kışın soğuğunda yazın kavurucu sıcaklarında abluka altında tutulduğumuz yerleşim yerlerinin sınırlarında nöbet tuttu.

Memurlar devletteki işlerini kaybetti, çiftçiler ve özel sektör faaliyetlerini yürütemeyecek duruma düşürüldü.Bir çok gencimiz meslek sahibi olamadı ve yüksek öğrenime gidemedi.

1963ten sonra, yaşamımızı anavatan Kızılayı tarafından gönderilen  yiyecek yardımları ile sürdürebildik.Kırsal alanlarla bağlantı kesildiği için, şehirlerde sebze, meyve ve hayvansal ürün temini mümkün değildi.

1974de Rum-Yunan ikilisinin soy kırım uygulamaya kalkışması sonucu, anavatan anlaşmalardan kaynaklanan askeri müdahale hakkını kullanmak zorunda kaldı .Böylece adaya barış gelmesini sağladı.

Geçmişteki acı olaylar, deneyimler, çevremizdeki kanlı olaylar, halen Rum-Yunan ikilisinin tutumu, devletimize sahip çıkmamız ve Anavatanın fiili garantisinden hiçbir nedenle vazgeçmememiz gerektiğini göstermektedir.

.Özellikle ortaklık yönetimine tek yanlı ve silah zoru ile el koyan Rumların,uluslararasıtoplum ve kuruluşlar tarafından cezalandırılmaması,üstüne üstlük yasal Kıbrıs cumhuriyeti olarak kabul edilmesi,uluslar arası kuruluşlar ile yabancı ülkelere güvenilemeyeceğini ortaya koymuştur.

Geçmişi bilmeyen ve öğrenmek zahmetine katlanmayanlar, çözüm ve  Rumlar ile birleşmemiz durumunda, tüm sorunlarımızdan kurtulacağımızı, refaha kavuşacağımızı ve dillerinden düşürmedikleri dünyaya açılacağımızı umut ederek,boşuna avunmaktadır.

Çünkü Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde; Türk halkı olarak yaşam düzeyimiz, ekonomik faaliyetlerimiz, devlet kuruluşlarından yararlanmamız,gençlerimizin  istihdamı ve öğrenim olanakları, şimdiki ile kıyaslanamayacak derecede çok kötü idi.

1878den 1974e kadar sürekli olarak iki halk arasında çatışmalar olması, karma köylerde bile iki toplumun ayrı mahallelerde oturması ve iki kesimliliğin oluşmasından günümüze 42 yıl, adada barışın bozulmaması, iki halkın yeniden birleştirilmesinin, yanlış olacağını gösterir.

Bu nedenle  iki kesimlilik oluşmuş iken, iki halkı yeniden birleştirerek tekrar karışıklıklara sebep olmak yerine, iki devletli birleşme modelleri üzerinde durulmalı.

Kuşkusuz sadece Rumları temsil eden güneydeki yönetimin yasal Kıbrıs Cumhuriyeti olarak kabul görmesi ve Kıbrıs Cumhuriyetinin yasal ortağı olan Türklerin yönetimi olan KKTCnin tanınmaması, adil bir anlaşma yapılmasını mümkün kılmamaktadır.

Çünkü Rumlar halen tek başlarına sahip oldukları Kıbrıs Cumhuriyetini, Türklerle paylaşmaya yanaşmamaktadır.

Bu nedenle kalıcı bir çözüm için, önce Rumların elini kolunu bağlayan ve adil bir anlaşmayı kabul etmesini engelleyen, Kıbrıs Cumhuriyeti avantajının etkisiz hale getirilmesi şarttır.

 

Bunun tek çaresi ise KKTCnin tanınması ve böylece iki eşit yapı arasında bir anlaşma yapılmasının önün açılmalıdır.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.