banner411
banner69
banner449

Güney Asya’nın Üçüncü Cinsiyetleri Hicralar ve Hicra Bir Kadının İtirafları

banner27

Dünyanın pek çok ülkesinde toplumsal cinsiyet normlarının dışında kalan kişiler dışlanıyor.

Güney Asya’nın Üçüncü Cinsiyetleri Hicralar ve Hicra Bir Kadının İtirafları

Dünyanın hemen hemen her yerinde toplumsal cinsiyet normalarının dışında kalan kişiler, toplumsal baskıya ve dışlanmaya maruz kalıyor. Queer bireyler yıllardır özgürce kendilerini ifade etmek için mücadele verse de, bu mücadelenin meyveleri henüz yeni yeni toplanmaya başladı. Tabii ki bazı ülkelerde bu konuda hala yeterli özgürlükler yok. Hindistan’da transseksüel bireyler. Güney Asya kültüründe özellikle de Hindistan’da cinsiyet değiştirme operasyonu geçirmeyen, biyolojik olarak erkek olan ancak kendilerini kadın gibi hisseden bireylere “hijra” ya da “hicra” adı veriliyor. Toplumdan dışlanan bu bireyler genellikle toplumdan ayrı olarak bir koloni halinde yaşam sürüyorlar. Güney Asya’nın üçüncü cinsiyetleri hicralar kimler, gelin daha yakından bakalım.

Hicralar, Güney Asya kültüründe özellikle de Hindistan’da biyolojik olarak erkek bedenine sahip olan ancak kadın gibi hisseden kişiler

hicralar

Başka bir deyişle Güney Asya kültürünün üçüncü cinsiyetleri

Geçmiş dönemlerde Hicralar saygı gören bir topluluktu. Roma tarafından bereketlendirdiklerine inanıldığı için onlardan dua istenirdi

hicralar

Hicraların kadın ve erkek bireylerin güçlerinin birleşimine sahip olduğu düşünüldüğü için, onların doğurganlık bahşetme ve bundan mahrum bırakma gücüne sahip oldukları düşünülüyordu

hicralar

Ancak Hicralar, artık Hindistan’da eskisi kadar değer görmüyorlar. Hatta tıpkı Türkiye’deki gibi dışlanıyor, yaşamlarını sürdürmek için seks işçiliği yapmaya zorlanıyorlar

hicralar

Bunun yanı sıra Hicraların bir bölümü de, düğün ve eğlencelerde şarkı söyleyip dans ederek hayatını kazanıyor. Loca kültürü olan Hicralar, bu kültürü kimsesiz çocukları büyüterek devam ettiriyorlar

hicralar
Hicralar localarını kimsesiz çocuklara bakıp büyüterek ve hadım ederek devam ettirirler. Bir kimsesiz erkek çocuğu Hicra locası tarafından kabul edilirse, çocuğun bakımını Hicralar üstlenmiş demektir ve bu çocuklar locanın devamını sağlar.

Topluluk olarak yaşayan Hicralarda her hane halkının, önemli konuları diğer ailelerle tartıştıkları toplantılarda aileyi temsil eden bir guru veya bir vaftiz annesi bulunuyor

hicralar


Bu ailelerde koca, baba, amca, oğul ya da torun yok. Bu bir kadın dünyası. Topluluk; büyükanneler, anneler, teyzeler, kayınvalide, kayınvalide kızları, kızları, torunları ve büyük torunlarından oluşuyor. Birbirlerine kadınsı göreceli isimlerle atıfta bulunurlar; gurular için (ya da tanrılar) Nani, guru kız kardeşleri için khala ve kızları için chela. Birçok kişi trans kadın terimini trans kadını tanımlamak için kullanıyor, ancak Hicralara göre 1trans kadın” terimi bir cinsiyetçilik içeriyor.

Hicraların yaşamı hiç de kolay değil. Samanya isimli bir Hicra, transseksüel oluşunu ailesine itiraf etmesini ve Hicralara katılışını anlattı

hicralar

Şu anda 58 yaşında olan Samanya, 11 yaşındayken kendisini erkek gibi hissetmediğini fark etmiş ve 16 yaşında ailesine kimliğini açıklayarak evinden ayrılmış


Samanya evden ayrılışının ardından, transseksüel olan bir arkadaşı tarafından Hicralar ile tanıştırılmış.
Saranya yeni ailesine kabul edildiğinde ise hayatının en zorlu dönemi başladı; erkek figürünün tüm izlerinin silinmesi ve bir Hicraya dönüşmek. Tüm Hicralar yeniden doğuş anlamına gelen “Nirvan” adlı bir süreç geçiriyorlar. Bu süreç erkek cinsel organının kesilmesi yani hadımı içeriyor.Operasyon bir hastane ortamında yapılmadığı içinse oldukça riskli. Ameliyat edilen kişi genel anestezi olmadığı için büyük bir acı yaşıyor. Ancak Hicralar bu ritüelin onları erkek kanından kurtardığına inanıyor. Böylece yeniden bir kadın olarak doğuyorlar.

Ailesinden yalnızca babası ile iletişim halinde olan Saranya’nın hayali de diğer Hicralar gibi kendilerine ugun bir koca bulabilmek


Ancak Hicraların evlilikleri genellikle korkunç sonlara sahip. Çoğu zaman bu evlilikler intiharlara yol açıyor, bazı Hicralar ise kocalarıyla birlikte yaşamıyor ve sadece ayda hatta yılda bir kez görüyorlar.

Saranya ve diğerleri, sağlık, barınma, eğitim, göç, hukuk, istihdam ve erkek veya kadın cinsiyet kategorilerine yerleştirilemeyen diğer bürokrasi söz konusu olduğunda karşılaştıkları ayrımcılığın farkındalar


Toplum onları dışlıyor ve onları “hastalıklılar”, “ucubeler” diye adlandırıyor. Genellikle yoksulluk içinde, mobilyaları veya televizyonu olmayan küçük karanlık evlerde yaşıyorlar.

banner342
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.