banner107
banner82

İKİ AÇIKLAMA


Arman RATİP

Arman RATİP

Okunma 14 Şubat 2016, 14:22

KKTC Cumhurbaşkanı Sn. Akıncı, geçen gün yaptığı açıklamada çözümsüzlüğün sürmesi durumunda, ya iki devletin tanınması, ya da Türkiyenin daha büyük etkisinin mevcut olacağını ifade etti. Sn. Akıncının çözümsüzlüğün sürmesi durumunda iki ayrı devletin tanınmasından  söz  etmesi önemli ve yerinde bir açıklama. İçimize su serpti... Ancak, KKTC Cumhurbaşkanı Sn. Akıncının bu sözlerini dönüşümlü başkanlık ve siyasi eşitlik konularına dayandırması biraz düşündürücü. Tabii ki Sn. Akıncı daha iyi bilir. Müzakere masasında uzlaşmaz Rumlarla mücadele eden Sn. Akıncı ve ekibi, bir kere, dönüşümlü başkanlığı Rumlar kabul etmez. Anastasiadis bunu açıkladı. İkinci ve daha önemli konu, federal bir çözümde, çoğunluk-azınlık sisteminin hemen uygulanacağını (Yani yüzde 82 Rumlar- çoğunluk, yüzde 18 Türkler-azınlık) göz önünde tutarsak, eşitlikten söz etmek mümkün değildir.

Gelelim KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Sn. Barış Burcunun açıklamasının önemli bölümüne. Sn. Burcu, “İki taraf birbirini tanımadığına göre, iki ayrı egemen devletin konfederasyonunu müzakere etmediğimize göre, iki kurucu devletli birleşik federal Kıbrısı oluşturacağımız tabiidir.” dedi. Sn. Burcu, bu sütunlarda defalarca anlattığımız  “kurucu devlet” konusunu tekrar etmek durumunda kalıyoruz. “Kurucu Devlet” Uluslararası Hukuk çerçevesi içinde hiçbir zaman tanınmayan, bağımsız, egemen devlet olmayan ve kararlarının çoğunlukdaki Rumların egemen olacağı merkezi hükümetin onayına tabi tutulacağı gerçeğini gözardı edemezsiniz. “Kurucu Devlet”  (yani constituent state) bir mahalli idare özelliğini taşımaktadır, o kadar.  33 yıllık KKTC bağımsız, egemen devletinden vazgeçip, bizi nerelere götüreceği açıkca görünen “Kurucu Devlet” li birleşik federatif çözüme “evet” demek kabul edilemez.

KKTC Cumhurbaşkanı Sn. Akıncı önemli bir konuya daha değindi.. Sn. Akıncı, Türkiyenin KKTCde etkisinin büyük olduğunu, ekonomik yatırım ve finansmanların Türkiyeden geldiğini vurguladı. Sn. Akıncı ayrıca, Kıbrıs Rum tarafında, Kuzeydeki herşeyin Türkiyenin etkisi altında olduğu şeklinde mevcut olan abartılı düşüncenin gerçekleri yansıtmadığını belirtti. Rumların bu gerçekleri görmelerini beklemek boşuna. Ancak Sn. Akıncının bu söyledikleri de yerinde...

Rumların  KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Sn. Barış Burcunun yukarıda sözünü ettiğimiz açıklamasına (ki Sn. Burcunun birleşik federatif çözüm anlayışı Rumlara uygun bir çözüm şeklidir.) dahi büyük tepki göstermesi ve “Kıbrıs Cumhuriyetinin devamı kırmızı çizgimizdir” açıklamaları müzakerelerin neden bir yere varamayacağını açıkça göstermektedir. Müzakerelerde görüşülecek tek konu iki tarafa da bıraktıkları mallara karşılık tazminatların ödenmesi konusudur. Takas, makas yok. Tazminatlar ödendiği takdirde iki ayrı bağımsız, egemen devlet, ayrı ayrı yollarına devam edeceklerdir. Başka çözüm yoktur, olamaz da. Doğal gaz meselesine iki devlet daha sonra çözüm bulabilir.

 

Şimdi artık şu anlamsız, gereksiz, “Kıbrıs Sorunu”nu daha  da karmakarışık bir duruma getiren “müzakereler” kıskaçından kurtulma zamanı... Kimse endişelenmesin. Kimse KKTCyi soruna “çözüm” bulunana kadar müzakerelere devam etmeye zorlayamaz. Hem, zaten görünen köy kılavuz istemez...  

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.