banner107
banner82

Hayvancıya “pozitif ayırımcılık” Doğru mu?


Hasan KAHVECİOĞLU

Hasan KAHVECİOĞLU

Okunma 11 Eylül 2018, 13:58

“Tarım” bazı ülkelerde “kadın”a benzer…
“pozitif ayırımcılığa” tabi tutulur…
Tıpkı bizde olduğu gibi…
O bazılarımızın hiç beğenmediği, sürekli küçümsediği, tanımadığı “devletçik” var ya; dişinden tırnağından keser, hayvancıya, çiftçiye dağıtır…
Sağcı olsun, solcu olsun, gelen giden hükümetler bu “statüko”ya dokunmaz…
Anımsıyorum; 2014’lerde CTP’li Tarım Bakanı bankalardan borç alarak “teşvik”leri ödüyordu… “Yeni bir yol bulmak lazım” diye hayıflanıyordu… 
Bütçe “teşvik”leri kaldıramıyor, her yıl bir sonrakine milyonlarca lira ödeme sarkıyordu… 
Navlun desteğinin ve süte yapılan “sübvansiye”nin kaldırılması gündemdeydi… SÜTEK’in üreticiye devri gündemdeydi…
UBP-CTP döneminde ise inek sütüne verilen sübvansiyenin kaldırılması Hükümet Programı’na bile girmişti.
Ama bunların hiçbirisi yapılamadı… Ne reform, ne de dönüşüm projesi…
Neden mi?
Çünkü çiftçi kesimi; parti politikalarının ve politik ilişkilerin en yoğun yaşandığı mekanlardan biridir…
Zamanında, “Toprak Ürünleri Kurumu” (TÜK) diye bir “çiftlik” kurduk…
Bu çiftlik; yemlik arpayı ithal eder ve çiftçiye satar…
Bu devlet kurumu dışında hiçbir kimse, arpa ithal edemez…
Yani, arpa ithalatı konusunda “monopol”dür…
Bu “devlet monopolü” politikacının avucunun içindedir…
Arpanın fiyatını politikacı belirler… 
Bu fiyat, ekonomik akıla ve hesaba kitaba dayanmaz. 
Örneğin; seçim zamanlarında hayvancıyı kızdırmamak için arpanın fiyatına artış yapılmaz.
Dörtlü koalisyondan önceki hükümet, son seçimler arifesinde 1.25 TL.ye mal ettiği arpayı, 77 krş.a üreticiye sattığı için “zarar” büyüdü…
Dörtlü Koalisyon, geçen kasım ayından bu yana fiyatı değişmeyen arpayı 1.79 TL.ye çıkarınca da “papara” koptu…
Hayvancılar, geçmişte de yaptıkları gibi, dozerlerini, traktörlerini Lefkoşa’ya yığdılar…
Eylemleri “hoyratlık” ve “kabalık” içeriyordu…
Ama; belirli bir süre tüm toplum kesimlerine iyi ya da kötü “örnek” oldular…
Türk parasının “devalüasyonu”nu iliklerine kadar hisseden dar gelirli kesimler hareketsiz dururken, onlar kapı kırdılar, makam işgal ettiler…
Bir hafta boyunca medyayı teslim aldılar, hükümet, bütün gündemini bunlara ayırdı, saatlerce konuştular… 
Aslında, daha eylemleri başlar başlamaz, hayvancılar “Dörtlü”den hiçbir kesimin sağlayamadığı kadar yeni “haklar” elde ettiler…
Hükümet, tarım destek bütçesini bir çırpıda 150 milyondan, 200 milyona çıkardı…
Kamu çalışanlarının ek mesailerinden 20 milyon tasarruf hayalleri kuran bir hükümetin bir çırpıda tarımcıya 51 milyon TL. aktarması küçümsenebilecek bir “taviz” midir?
2018’de bu kesime bizim bu “devletçik” 110 milyon TL.nin üzerinde taze para aktardı…
Bu hükümet; ayrıca küçükbaş hayvan üreticilerine önce hayvan başına 45 kilo arpa “hibe” etmeyi kararlaştırmıştı. Bunu, eylemler sürerken 60’a çıkardı. Şimdi 80 kiloya çıkardı.
Yani; Dörtlü, tam üç defa hayvancıya vereceği hibe “arpa”yı artırdı…
Ayrıca, hayvancıdan “devlet eli ile” aldığı süte de yüzde 40’lara varan zamlar yaptı…
İşin özeti şu: Vergi veren yurttaş, çocuğuna süt alırken, hayvancının hibe arpasını da ödeyecek…
Dar gelirli de, asgari ücretli de “stratejik” bir tüketim maddesi olan sütü satın alırken, hayvancıyı “sübvansiye” etmiş olacak…
Hayvancılarla ilgili “statüko”nun korunması uğruna tüm toplum “bedel” öderken, tüm bunların bilinmesi gerekiyor…
Bu ülkede; Elektrik Kurumu, özel sektörden elektrik alıp, bize kârı ile satıyor…
Belediyeler, Türkiye’den gelen suyu, bize üç katına kâr ile satıyor…
Ama TÜK; ithal ettiği arpayı 1.79’a mal edip, 77 krş.’a satmaya devam etsin…
İşte “ballı statüko” denilen şey bu…
Kimse, hiçbir kesim bu “statüko” ayrıcalığını yitirmek istemiyor… Hayvancılar da bu “statüko”yu koruma savaşı veriyor…
Eylem yapmak elbette onların vazgeçilmez doğal hakları… 
Şu anda eylemden vazgeçseler bile talep ettikleri “desteğin” önemli bir bölümünü zaten almış olacaklar…
Hayvancı, tam 80 gün yedireceği yemi, “devlet”inden hibe olarak alacak…
Sütü de yüzde 40 zamlı olarak “devletine” satacak…
Sonra da dönüp “devletinden” aynı sütü daha ucuza satın alıp “hellim” yapacak…
Büyük bir olasılıkla hayvancılar arpa zammına karşı yaptıkları eylemin ardından yakında süte zam talebi için de sokaklara dökülecekler…
Arkasından ise “kuraklık tazminatları” gündeme gelecek…
Tarım Sigortası Fonu’ndaki para buna yetmeyecek… 
İşte asıl o zaman dananın kuyruğu kopacak…
Tüm bunlar, bizi “çok zor günlerin” beklediğini gösteriyor…
Oysa; genelde tüm sektörlerde, özelde ise tarımdaki “destek”lerin “teşvik”lerin sorgulanması gerekiyordu…
Bu alanda ciddi bir “reform”a ihtiyaç vardı…
Türk Lirası tüm bunları yıktı geçti…
Şimdi “günü kurtarmak”la uğraşacağız ki, tünelin ucunda “ışık yok” diyen Başbakan Erhürman’ı gerçekçi tavırlarından dolayı kutlamak gerekiyor…
Ben; gerek Tarım Bakanı Şahali’nin, gerekse Başbakan Erhürman’ın, hayvancıların eylemleri süresi içinde gösterdikleri “performans”ı, üsluplarını ve yaklaşımlarını, sabırlarını çok yerinde ve olumlu buluyorum…
“Biber gazı” ise, bir skandaldı…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.