banner237
banner82

Guterres çerçevesinde görüşme süreci başlatılmak isteniyor


Metin FAHRİOĞLU

Metin FAHRİOĞLU

Okunma 24 Eylül 2018, 13:32

CransMontana Kıbrıs Konferansı’nın 7 Temmuz sabahının erken saatlerinde  Rum-Yunan ikilisinin   konferansı terk etmesi terk etmesi sonucu  dağılmasının ardından  düzenlediği basın toplantısında KKTC Cumhurbaşkanı sayın Akıncı:

“Tüm konuların  ele alınacağı bir konferansı Rumların ısrarla sadece “Güvenlik ve Garantiler” konferansına dönüştürmeye çalıştılar. ‘sıfır asker sıfır garanti’ söylemi hiç değişmedi… Olay sadece  asker noktasından buraya gelmedi.   Başından beri yaklaşım farkı  vardı. Biz kapsamlı konferans dedik, onlar sadece  güvenlik ve garantiler  başlığını  ele alıp , kopardıktan sonra  da  suçlamaya yöneldiler” demişti..

Hatırlardadır, CransMontana Konferansının  Rum-Yunan ikilisinin terk etmesinin ardından yaklaşık 10 ay sonra  KKTC Cumhurbaşkanı sayın Akıncı ve GKRY Lideri Anasatsidis;  ilk kez  16 Nisan 2018’de BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi ve BM Barış  Gücü Misyon Şefi  Elizabeth Spear’ın düzenlediği  gayrı resmi yemekte bir araya gelmişler ve bir durum değerlendirmesi yapmışlardı!...

O günde, yemek sonrası  basına   yapmış olduğu açıklamada sayın Akıncı; “Anastasiadis’te olumlu yönde bir gelişme olmadığını” dile getirmişti..

Peki,  ne oldu da  bu yemekten sadece  2 hafta sonra  30 Nisan 2018’de  sayın  Akıncı; tarihin derinliklerine gömülen  görüşme sürecini canlandırmak için, Anastasiadis’e“Guterres Çerçevesinde bir stratejik anlaşma” teklifinde bulundu, işte bunu bilen yok!..

KKTC Cumhurbaşkanı sayın Akıncı ‘Tek Adam’ olarak   Guterres Çerçevesine  ‘evet’  demeden önce  KKTC Meclisi ile istişarede bulundu mu? Bulunmadı… O günde  KKTC  Hükümetinin bilgisine getirdi mi ? Hayır.. Böyle bir belgeni içeriğini, Başbakan bilmezse , Hükümet bilmezse, Milletvekilleri  bilmezse  kim bilecek?. Yoksa KKTC’de ‘Tek Adam’ dönemi başladı da biz mi bilmiyoruz?

Sayın Akıncı’ya bu yetkiyi kim vermişti ki? Her şeyden önce  sayın Akıncı’nın böyle bir yetkisi kesinlikle  yoktur. Yetki KKTC Cumhuriyet Meclisindedir. Sayın Akıncı’nın ‘Tek Adam’ rolünü oynama hakkı yoktur..

Ancak  madalyonun öteki yüzü vardır!.. Şu bir gerçek ki;   o  günlerde KKTC’de  federasyon yerine  Konfederasyon ve de   iki devletli çözümlerin   tartışılmaya başlaması üzerine; İki devletli ve Konfederasyon gibi çözümlere  karşı olan   sayın Akıncı;  bu söylemlerinin  tartışılmasını   ve halkımız arasında   benimsenmesinin önüne geçmek için  maksatlı olarak  ortaya atmış ve böyle bir çağrıda bulunarak gündemi değiştirmek istemiştir..

Guterres Çerçevesi nedir? Guterres Çerçevesi, Kıbrıs  Türk halkı  ve anavatanımız  Türkiye için  bir felaket çerçevesidir.. Her şeyden önce Guterres Çerçevesi, anavatanımız Türkiye’nin etkin ve fiili garantisine son veren,  tek taraflı müdahale  hakkını ortadan kaldıran, Türk askerinin   Kıbrıs’tan çekilmesini öngören;  siyasi eşitliği ve dönüşümlü başkanlığı  içermeyen, Kıbrıs Türk halkına gelecek vaat etmeyen  bir  çerçevedir..Guterres Çerçevesi AB üyesi Yunanistan’da, Batı Trakya’da yaşayan soydaşlarımız gibi ben Türk’üm  deme hakkını elimizden alacak bir belgedir. Guterres Çerçevesi; Türk tarafının büyük oranda toprak tavizinde bulunmasını içeren bir çerçevedir.Guterres Çerçevesi Kıbrıs Türk halkını ‘azınlık’ statüsünde Rum devletine yamalamayı hedefleyen bir belgedir..

Rum liderliği “sıfır asker, sıfır  garanti” diyor başka bir şey demiyor. Çünkü hedefleri vardır!..Enosis’e giden yolun açılmasını kesin istiyor!..Rum-Yunan ikilisi garantilerin tamamen kaldırılmasını, Türk askerinin tamamen   çekilmesini  ve güvenliğin   Avrupalı Komutan’ın   yönetiminde  2 bin kişilik   polise  teslim edilmesini şart koştular.

Peki sayın  Akıncı Garanti ve İttifak Anlaşmalarının geleceği için ne düşünüyor?

Anavatanımız Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi olmazsa olmazımız iken; sayın Akıncı’nın daha ilk göreve geldiği   günlerde 25 Haziran 2015’te KKTC Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu “Garantiler Tabu değildir” derse, günü geldiğinde  garantilerin de görüşülebileceği ve günün şartlarına uygun olarak yeniden düzenlenebileceğinin   mesajını verirse  Rum da kendinde  “Sıfır garanti, sıfır asker” deme hakkını bulur!...

Sonuç olarak; Rum-Yunan ikilisinin Enosis’e kapalı bir anlaşma yapması mümkün  değildir.   Bu konuda Rum Milli Konseyi’nin aldığı bir karar vardır. Rum Ortodoks Kilisesi’nin hedefleri vardır..“Enosis’e kapalı hiçbir anlaşma kabul edilemez denilmektedir.

Sonuç olarak; sayın Akıncı, Kıbrıs’ta siyasi bir çözüm adına  yanlış adımlar atmaya devam ediyor..

Kıbrıs Türk halkı ve anavatanımız Türkiye Türk ulusunun  geleceğini ve güvenliğini tehlikeye atacak   ‘Guterres  Belgesi’ne  destek veremez ve de vermeyecektir..

Yeni bir  müzakere  süreci yaşamak istemiyoruz.. Artık herkes yoluna devam etmelidir. Artık Kıbrıs Türk halkı için anavatanımız Türkiye için Kıbrıs sorunu diye bir sorun yoktur. Milli Kıbrıs  Davamız  vardır..

Rum liderliği Enosis’i hedeflerken, günümüzde federal devletler yıkılır ve de bağımsız ve egemen devletler kurulurken; bağımsız ve egemen devletimiz KKTC’den vazgeçmemiz söz konusu bile olamaz..

Rumlarla federal bir çözüm için bulunması adına  bir kez daha   müzakere konusunun  gündeme gelmesine asla fırsat verilmemeli ve   KKTC’nin tanınması ve tanıtılması  konuşulmalı ve de ısrarla gündeme getirilmelidir..

Kıbrıs asla Girit olmayacaktır!.. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Sen Çok Yaşa ..

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.