banner107
banner82

Yeni bir müzakere süreci olamaz

banner27

Kıbrıslı Rum Müzakereci Mavroyannis, Kıbrıs sorunu için ne yeni bir sürece inandığını, ne de bunu olası gördüğünü söyledi

banner210
Yeni bir müzakere süreci olamaz

banner192

Rumlar zaman takvimine karşı

Rum Hükümet Sözcüsü Prodromu, amacın, Kıbrıs sorununa ilişkin müzakerelerin, sadece yeniden başlaması değil, başarı potansiyeline de sahip olması yönünde olduğunu belirterek, ancak bunun olabilmesi için de, zaman takvimlerinin bulunmaması gerektiğini savundu

Rum Hükümet Sözcüsü Prodromos Prodromu, “Alithia” gazetesine verdiği röportajda, Kıbrıs sorunu ve Kıbrıs sorunundaki son gelişmelere ilişkin görüşlerini aktardı. 
Alithia gazetesi, Rum Hükümet Sözcüsü Prodromos Prodromu’nun, röportajını yayımladığı haberinde, Kıbrıs sorununda, birçok kez, yakın ve uzak geçmişte, dönüm noktalarından bahsedildiğini; ancak bunun, bu defa, diğerlerine oranla, daha çok geçerli olduğunu, gelecek altı ayın, gelişmelere gebe olduğunu yazdı. 
Gazete Rum Yönetimi’nin bunu herkesten daha iyi bildiğini de belirtti. 
Habere göre, Rum Hükümet Sözcüsü Prodromos Prodromu, verdiği röportajda, güvenlik konularında uygun hazırlığın yapılmasının önemine dikkat çekti.
Amacın, Kıbrıs sorununa ilişkin müzakerelerin, sadece yeniden başlaması değil, başarı potansiyeline de sahip olması yönünde olduğunu belirten Prodromu, ancak bunun olabilmesi için de, zaman takvimlerinin bulunmaması gerektiğini savundu. 
Prodromu, ancak Rum Yönetimi’nin, sonuç almadan süresiz uzatmaya yol açacak bir müzakere de arzulamadığını ifade etti. 


LUTE’UN GELİŞİ 
“Müzakerelerin, sonbaharda, yeniden başlaması amacıyla, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs sorunu için görevlendirdiği geçici özel danışmanı Jane Holl Lute’un, Ada’ya geldiği, her iki tarafı dinlediği, garantör ülkelerle de temaslarda bulunacağının anımsatılması ve bu hedefe yaklaşılıp yaklaşılmadığı” şeklindeki bir soru üzerine Prodromu, Kıbrıs Rum tarafının tezlerine ilişkin olarak, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in, kendilerinin, müzakerelere, kalındığı yerden ve Crans-Montana’da şekillenen Guterres çerçevesine bağlı olarak yeniden başlamaya hazır olduklarını Lute’a ilettiğini belirtti.
Prodromu, bu açıdan, kendilerinin müzakerelerin yeniden başlamasına çok yakın olduklarını ancak bunun diğer tarafa da bağlı olduğunu savundu. 
Türkiye’den ve aynı zamanda Kıbrıs Türk tarafından duyduklarının, iyimserlik yaratmadığını ileri süren Prodromu, buna karşın, konunun, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs sorunu için görevlendirdiği geçici özel danışmanı Jane Holl Lute’un, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın neler dediği ve Ankara’dan neler duyacağı noktasında, resmi olarak ne sunacağı olduğunu söyledi.
Prodromu, kamuoyu önünde duyduklarının aksine, olumlu bir karşılık durumunda o zaman müzakerelerin yeniden başlaması güzergahında olacaklarını belirtti. 
 

KIBRIS SORUNU SÜRECİ 
“Hangi sürecin takip edilmesinin istendiği, BM Genel Sekreteri her iki tarafı diyaloğa çağırırken gelecek safhayı Rum Yönetimi’nin nasıl gördüğü” şeklindeki bir soru üzerine Prodromu, BM çerçevesindeki sürecin, kesin ve üzerinde anlaşmaya varılmış olduğunu düşündüğünü, Genel Sekreter’in başka bir hakemlik rolü olmaksızın -ki bu nedenden dolayı sorumluluk yüklemesi beklenmiyor- iyi niyet misyonunu sağladığını ifade etti.
Zamana yayılacak bir müzakere istedikleri anlamına gelmeksizin, bir çeşit zaman takvimsiz bir süreçten söz eden Prodromu, acele edecek olan biri bulunuyorsa, bunun da Kıbrıs Rum tarafı olduğunu, çünkü “ işgal altında bulunan Kıbrıs Cumhuriyeti toprakları olduğunu, her gün oldu bittiler ve değişimle tehdit edildiğini, tüm haklarından mahrum bırakılan kendi insanlarının göçmen olduğunu, kendilerini güvende hissetmediklerini, binlerce Türk askerinin yanlarında olduğunu” iddia etti. 
Prodromu, bunlara bağlı olarak en kısa zamanda “işgali veya Türkiye tarafından kontrolü ” sonlandıracak bir anlaşmayı istemede her nedenlerinin bulunduğunu ileri sürdü. 
Prodromu sözlerinin devamında, müzakerelerin, Crans-Montana’da kaldığı yerden devam etmesine hazır olduklarını ancak ele alınması ve sonuçlandırılması gereken konuların da bulunduğunu söyledi. 
BM’nin hazırladığı “askıda olanlar” listesinde dahil olan konuların yeteri kadar olduğunu söyleyen Prodromu, bununla birlikte anahtarın “güvenlik” konuları olduğunu savundu. 
Prodromu, Türkiye’nin garantiler ve müdahaleler ile Kıbrıs’taki askeri varlığına ilişkin uzlaşmaz tutumu bulunduğunu iddia ederek, bunun değişmesi durumunda o zaman diğer askıda bulunan konularda daha kolay ilerleme sağlanabileceğini ileri sürdü. 
“Güvenlik, garantiler ve ordu konularına geçmeden önce iç başlıklarda da ciddi açık konuların bulunduğu” şeklindeki gözlem üzerine Prodromu, bazı ciddi konuların bulunduğunu, örneğin ekonomi konularında, sadece çözümün finanse edilmesi veya gerekli olacak tazminatlar konusunun bulunmadığını; ekonominin birleştirilmesi gibi birçok pratik konuların var olduğunu söyledi.

“TC DIŞİŞLERİ BAKANI ÇAVUŞOĞLU’NUN SÖYLEMLERİ” 
TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun, yeni çabanın başarılı olması için iyi bir hazırlığın gerekli olduğunu addederek Türkiye’nin Yunanistan ile gayri resmi istişarelerde bulunduğunu ortaya koymasının anımsatılması ve Anastasiadis’in söylediklerinin de bu olup olmadığının sorulması üzerine Prodromos, Anastasiadis’in, garantör ülkeler arasındaki uzlaşmaya ilişkin olarak Türkiye’nin yapmış olduğu bazı öneriler konusunda bilgilendirildiğini, bununla birlikte Yunanistan Başbakanı tarafından da, olası bu tür gelişmeler konusunda bilgilendirileceği teyidini aldığını ifade etti. 
Crans-Montana konferansı öncesinde, Türkiye’nin, bu tür niyetler ortaya koyduğunu ve Yunanistan ile Dışişleri Bakanları düzeyinde uzlaşmanın söz konusu olduğu şeklinde söz verdiğini savunan Prodromu, ancak o zaman herhangi bir sonucun alınmadığını, ayrıca konferans için de uygun hazırlığın yapılmadığını ileri sürdü. 
BM Genel Sekreteri’nin yazılı olarak Güvenlik başlığının, bütünlüklü bir çözüme ulaşılmasına belirleyici olduğunu dile getirmesine karşın Türkiye’nin konferansa, bu konuyu gerçekten görüşme niyeti olmadan katıldığını savunan Prodromu, Türkiye’nin, Guterres çerçevesi karşısında görüşlerini de hiçbir zaman vermediğini iddia etti.

İÇ BOYUTLAR 
İç boyutlar konusundaki hazırlığın ne kadar önemli olup olmadığı şeklindeki bir soru üzerine Prodromu, Kıbrıs sorununun iç boyutu ve güvenlik konusunun, Kıbrıs sorununun çözümü için ve Kıbrıs için anahtar öneme sahip olduğunu, geçmişte yaşananlara sahip olunmaması için Kıbrıs sorunuyla birlikte iç müdahalelerin hariç tutulması gerektiğini ifade etti. 
Prodromu, sonuç olarak, Türkiye’nin Kıbrıs’ta askeri üs muhafaza edeceği anlamını vereceği diğer konularda ilerlemenin olacağı bir konferansa gidilmemesi için zeminin iyi hazırlanması gerektiğini savundu. 
Prodromu ayrıca bu kez BM Genel Sekreteri’nin çerçevesine de sahip olunduğunu, bunun, 2’si iç boyut ve güvenlikle ilgili olan 6 parametre olduğunu söyledi. 
 

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.