banner107
banner82

Yardım Krizi

banner27

BM Barış Gücü, Karpaz’daki Rumlara ve Maronitlere yapılan haftalık malzeme dağıtımını, KKTC’nin aldığı karar nedeniyle dün sadece tıbbi malzemeyle kısıtlamak zorunda kaldığını belirterek, bunun üzücü olduğunu vurguladı KKTC Dışişleri Bakanlığı ise, Ledra Palace sınır kapısına gelen ve sadece tıbbi malzeme taşıyan BM konvoyuna herhangi bir kısıtlama veya vergi uygulanmadığını açıkladı Cumhurbaşkanı Akıncı, hükümetin, Rum ve Maronitler’e ulaştırılan ihtiyaç maddelerinden gümrük vergisi alınması kararını eleştirdi ve Bakan Ertuğruloğlu’nun tamiri zor yaralar açmaya devam ettiğini söyledi Olayı şikayet etmeye hazırlanan Rum lider Anastasiadis ise, kuzeye vergi ödemeyeceklerini kaydederek, “Malzemelere yönelik yasadışı önlemler, çözüme ilişkin iradeye kimin gerçekten sahip olduğunu gösterdi” dedi

banner210
Yardım Krizi

banner192

Kıbrıs’taki BM Barış Gücü (UNFICYP), Karpaz’daki Rumlara ve Maronitlere yaptığı haftalık malzeme dağıtımını, KKTC’nin aldığı karar nedeniyle sadece tıbbi malzemeyle kısıtlamak zorunda kaldığını belirterek, bu konuda karşılıklı bir çözüme ulaşılabilmesi için yardımcı olmaya hazır olduğunu açıkladı. Barış Gücü açıklamasında, Kıbrıs Türk tarafının kararının “şanssız bir gelişme olarak değerlendirildiği” ifade edilerek, “olaydan üzüntü duyarız” denildi.

BM Barış Gücü, KKTC’deki Rum ve Maronitlere gönderilen malzemelerin sınırdan geçişine ilişkin bir açıklama yaptı.

BM’nin konuyla ilgili yaptığı açıklama şöyle:

“Bu sabah (dün sabah) saat 10.50’de Karpaz’daki Kıbrıs Rum topluluğuna insani yardım taşıyan bir BM Barış Gücü (UNFICYP) aracı 40 yıla yakındır olduğu gibi rutin bir şekilde Lefkoşa’dan hareket etti. BM Barış Gücü Kıbrıs Türk yönetiminin tek taraflı aldığı diğer insani yardım malzemelerine gümrük ve vergi uygulanması kararını takiben, bugünkü (dünkü) dağıtımı sadece tıbbi yardım malzemesiyle sınırlamak durumunda kaldı.

BM Barış Gücü, şanssız bir gelişme olarak değerlendirdiği Kıbrıs Türk yönetimince alınan karardan üzüntü duyar. Misyon’un, Kuzey’deki Kıbrıslı Rum ve Maronit topluluklarına insani yardım dağıtma rolü, 3. Viyana Antlaşması diye bilinen ve uzun yıllardır süregelen karşılıklı bir antlaşmaya dayanmakta,  yüzlerce yaşlı ve güvencesiz insanın haftalık temel ihtiyaçları sağlanmaktadır.

BM Barış Gücü, taraflara karşılıklı kabul edilebilir bir çözüme ulaşmaları için, konudan etkilenen toplulukların çıkarlarını da akılda tutarak yardımcı olmaya hazır bulunacaktır.“

“Kendi ayağımıza kurşun sıktık”

Cumhurbaşkanı Akıncı, hükümetin, Rum ve Maronitler’e ulaştırılan ihtiyaç maddelerinden gümrük vergisi alınması kararını eleştirdi ve Bakan Ertuğruloğlu’nun tamiri zor yaralar açmaya devam ettiğini söyledi

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, hükümetin, BM araçlarıyla KKTC’de yaşayan Rum ve Maronitler’e ulaştırılan ihtiyaç maddelerinden gümrük vergisi alınması kararını eleştirerek “Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun tavırlarının tamiri zor yaralar açmaya devam ettiğini” belirtti.
Vergi kararının ertelenmesi ve konunun Cumhurbaşkanlığı’yla ortak toplantıda değerlendirilmesi talebinin dikkate alınmadığını açıklayan ve bunu eleştiren Akıncı, “Bu tür kararlar kendi ayağımıza kurşun sıkmaktan farksızdır” dedi.
Kıbrıs’ta müzakereler başarısızlıkla sonuçlansa da çözüm ihtiyacının devam ettiğine işaret eden Akıncı, “2003’te iki taraf arasında geçişler kolaylaştırıldıktan sonra, 1975’teki koşulların artık var olmadığı bir gerçek olmakla birlikte, yapacak başka iş kalmamış gibi, gönderilen gıda ürünlerinden vergi talep etmek, ortamı daha da kötüleştirmekten başka bir işe hizmet etmeyecektir” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanı Akıncı, yaptığı yazılı açıklamada, hükümetin aldığı bir kararla, yıllardır sürmekte olan bir uygulamayı bugün sonlandırdığını öğrendiklerini belirterek, BM araçlarıyla KKTC’de yaşayan Rum ve Maronitler’e ulaştırılan ihtiyaç maddelerinden gümrük vergisi alınmasını öngören bu kararın ertelenmesi ve Cumhurbaşkanlığı ile ortak bir toplantıda konunun değerlendirilmesi talebinin dikkate alınmadığını bildirdi.
“Maalesef bu konuda Başbakan ve Başbakan Yardımcısı ile yaptığım görüşmeler olumlu bir sonuç yaratmamıştır” diyen Akıncı, bazı konulara dikkat çekmek istediğini belirterek görüşlerini 6 maddede sıraladı.

Cumhurbaşkanı Akıncı, “Kıbrıs sorunuyla ilgili müzakereler Crans Montana’da başarısızlıkla sonuçlanmış olsa da, adamızda karşılıklı kabul edilebilir bir çözüm ihtiyacı ortadan kalkmış değildir” vurgusu yaparak, sorun devam ettikçe, çözüm ihtiyacı ve arayışının da süreceğini belirtti. Akıncı, “Her koşulda bu adada iki toplum arasında barış içinde yaşamanın yollarını bulmak, hepimizin ortak sorumluluğu olmaya devam etmektedir” dedi.
“İLİŞKİLERİ DAHA DA GERGİNLEŞTİRECEK DAVRANIŞLARDAN KAÇINMAK GEREK”
Bu çerçevede ve özellikle müzakere olmayan bir ortamda, ilişkileri daha da gerginleştirecek davranışlardan kaçınmak gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle devam etti:
“YAPACAK BAŞKA İŞ KALMAMIŞ GİBİ…”

“2003’te iki taraf arasında geçişler kolaylaştırıldıktan sonra, 1975’teki koşulların artık var olmadığı bir gerçek olmakla birlikte, yapacak başka iş kalmamış gibi, gönderilen gıda ürünlerinden vergi talep etmek, ortamı daha da kötüleştirmekten başka bir işe hizmet etmeyecektir.
Akıncı, “2003’te kapıların karşılıklı geçişlere açılmasından sonra, KKTC’de adına artık ‘mahsur’ denebilecek insanların olmadığı bir gerçektir” diyerek bu nedenle 1975’te yapılan 3. Viyana Antlaşması’nın yorumlanmasında Rum tarafı ve BM ile yeni bir anlayış geliştirmek için uzlaşma aramanın yanlış olmadığını kaydetti ve “Ne var ki böylesi bir uzlaşma sağlanmadan tek taraflı bir kararla var olan bir uygulamayı ortadan kaldırmak da doğru değildir” 

diye ekledi.

“BU TÜR KARARLAR KENDİ AYAĞIMIZA KURŞUN SIKMAKTAN FARKSIZ”
Akıncı açıklamasında şunları da belirtti:

“Kıbrıs sorunu bağlamında tüm ilgili çevreler Kıbrıs Türk tarafının süreçteki yapıcı yaklaşımlarını takdirle karşılamaktayken, bu tür kararlar kendi ayağımıza kurşun sıkmaktan farksızdır. Rum tarafının son günlerde Kıbrıs Türk halkını hor gören, küçümseyen, azınlık olarak tanımlayan çağdışı yaklaşımları giderek tırmanmaktadır. Tüm bunları uluslararası kamuoyuna anlatmak yerine Kıbrıs Türk halkını zora sokacak davranışlara gerek yoktur. Üstelik BM Genel Sekreteri Guterres’in raporunun resmileşmesinin beklendiği bu günlerde böylesi bir davranış, Kıbrıs Türk Halkı’nın haklı konumuna zarar vermekten öte bir işe yaramayacaktır.”
“ERTUĞRULOĞLU TAMİRİ ZOR YARALAR AÇMAYA DEVAM EDİYOR”
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, bu kararların alınmasında girişimin Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’ndan geldiğinin anlaşıldığını belirterek “Sayın Bakan’ın bu ve benzeri konulardaki tavırları öteden beri bilinmektedir. Son yaptığı açıklamalarla Doğru Akdeniz’de şiddete de başvurulabileceğini ve Rumlar adına araştırma yapan gemilerin vurulabileceğini de dünyaya ilan etmiştir. Sayın Dışişleri Bakanı bu tavırlarıyla tamiri zor yaralar açmaya devam etmektedir” değerlendirmesinde bulundu.
Akıncı, “Kıbrıs sorununu ve iki toplumun ilişkilerini etkileyebilecek bu ve benzeri kararların alınmasında Cumhurbaşkanlığı’nın görüşlerinin dikkate alınmaması asla kabul edilebilecek bir durum değildir” ifadesini de kullandı.

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.