banner107
banner82
banner147

"Tüm siyasi partileri ve sivil toplum örgütlerini göreve çağırıyoruz"

banner27

Kıbrıs Türk Tabipler Birliği As Başkanı ve Çevre Sorumlusu Teksen Köroğlu gündemde öne çıkan "Gıda güvenliği " konusunda yaptığı açıklamada çeşitli uyarılarda bulundu ve tüm siyasi parti ve sivil toplum örgütlerini halk sağlığı adına göreve çağırarak gıda güvenliğine birlikte sahiplenerek çözümlenmesine destek istedi.

"Tüm siyasi partileri ve sivil toplum örgütlerini göreve çağırıyoruz"

banner192

Teksen  Köroğlu "Son zamanlarda basında çıkan demeç ve yorumlar üzerine sağlıklı gıdayı tarladan sofraya kadar kesintisiz bir şekilde getirme görevini almış paylaşmış  olan Sağlık Bakanlığı ve Tarım Bakanlığının görev ve sorumluluklarını yeterince yerine getirmediklerini  üzülerek görmekteyiz." diyerek “Yıllardan beridir KIBRIS TÜRK TABİBLER BİRLİĞİ Gıda güvenliği konusunda geçirilmeyen yasa ve tüzükler hakkında araştırmalarımızı sürdürmekte çözüm önerilerimizi ve beklentilerimizi dönemin Hükümetleri ve Bakanlıklarına ısrarla iletmekteyiz.

Hekim camiası olarak, bu sağlıksız sürecin ve toplum için yıkımı esas alan bu ihmal ve yetersizliklerin durdurulması için defalarca uyarılarda bulunduk."dedi 

Teksen Köroğlu açıklamasında son yirmi yılda dünyamızda ve ülkemizde  yaşanan tehlikeler;pestisit kalıntıları, büyükbaş hayvanlarda BSE (deli dana), Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar(GDO),kanatlılarda Dioksinler, , Zoonozlar (Salmonella, Lysteria vb.), Allerjik maddeler, veteriner ilaç kalıntıları, hayvanlarda büyümeyi destekleyici antibiyotik ve hormon kullanımı gibi konular tüketici güvenini sarsmış, gıda güvenliğine ilişkin yasaların çıkarılma yenilenme süreci AB ve gelişmiş ülkelerde hızla yapılırken nedense "KKTC de ağır aksak  kaplumbağa misali yürütülmektedir." yorumunda bulundu.

AB ülkeleri çıkarılması gereken yenilenecek yasalar tüzükler kadar, konuya yaklaşım değişikliği benimsenmiş ve temel yükümlülükler söylenerek gündeme getirilmiştir.
Dünyadaki yeni yaklaşım; gıda üretimi, ve güvenli gıdada "ÇİFTLİKTEN ÇATALA" uzanan ve çok sayıda paydaşın yer aldığı bir zincirdir.Gıdalardaki tehlikeler bu zincirin herhangi bir aşamasında oluşabilir.Dolayısıyla tüm süreçler kontrol altında tutulması gerekirken  Kuzey Kıbrısta en yetkili ağızlardan yapılan kabul edemeyeceğimiz ve hedef şaşırtan açıklamalar karşısında hayretler içinde kalıyoruz.

Yetkili ağızlardan çıkan bu ve bunun gibi :

-"Limit üstü kalıntı çıkması halk sağlığı  tehlikeye girdi demek değildir",  

-"Sebze ve meyvelerin kimyasal analizlerini yapamadıklarını" ve de bunun "Çok tehlikeli bir durum olmadığını sandığını"

-"Denetimlerin çok iyi durumda olduğunu" , "diğer ülkelerin çok çok üstünde denetimler yapıldığını"gibi açıklamalar  halk sağlığının olmaz ise olmazı olan Gıda güvenliği ve gıda denetiminin ehli olmayan ellerde yönetilmesi ve yıllardır güvenilir gıdaya ulaşılamaması 

açısından da bizleri ve toplumumuzu büyük bir infial ve tereddüt içine sokmaktadır dedi .

Bilinmesi gerekir ki "Toplum ve onu oluşturan bireylerin sağlıklı ve güçlü olarak yaşamlarını sürdürmesinde, ekonomik ve sosyal yönden gelişmesinde, refah düzeylerinin artmasında, huzur ve güvence altında varlığını devam ettirmesinde yeterli, dengeli ve güvenli gıda ile beslenmesi sağlıklı ve temiz bir çevrede yaşaması temel koşullardan birisi ve belki de en önemlisidir"diyen KTTB As Başkanı Teksen Köroğlu Tarım Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığının koordinasyon içinde çalışarak yasaların çıkarılması , aralarında süren yetki karmaşasının sonlanması için çok yıllardan beridir KKTC de Çevre ve Halk Sağlığı bilincinin oluşmasında yıllarca karşılıksız katkı ve  yardımlarını esirgemeyen Çevre ve Halk sağlığı Profesörü Çağatay Güler Hocamızın önderliğinde  KTTB olarak yaptığımız çalıştay ve Konferanslar neticesinde ülkemiz şartlarında değerlendirip ortak akla uygun bularak açıkladığımız görüşlerimizi duyduğumuz bu açıklamalardan sonra yeniden kamuoyu ve yöneticilerle paylaşma gereğini duyduk.

-"Tarım Bakanlıkları toplumun beslenme sorununu çözmekle görevlidir. 

-Tarım Bakanlığı Tarımsal üretimi artırmaya çalışmalıdır. 

-Toplum sağlığından sorumlu bakanlık ise Sağlık Bakanlığıdır. 

-Bu nedenle gıda denetimi sağlık Bakanlığının sorumluluğunda olmalıdır.  (İngiltere,İtalya,Belçika,Ispanya'da)

  -Tarım Bakanlığı,  hem canlıkıran (böcek öldürücü) uygulayıp hem sağlayıp hem de sağlık etkisini denetleyemez. 

-Kimse mahkemede hem davalı, hem yargıç hem de savcı ve avukat olamaz.

-Avrupa Birliği ve diğer gelişmiş ülkelerde gıda denetimi ülkelerin kendi yapılarına göre farklı  farklı ve de üretimle ilişkili Bakanlıktan farklı kuruluşların da içinde olduğu kurumlarında sorumluluğundadır.(Almanya,Fransa,Bulgaristan,Slovenya)

-Gıda denetiminin bizim ülkemizdeki yapılanma  ve şartları değerlendirdiğimizde üretimle ilişkili Bakanlık olan  Tarım Bakanlığında olması önemli toplumsal afetlere yol açacak, altından kalkılamayacak sorumluluklar getirecektir."diye düşünmekteyiz.

-Yıllardır Bitki sağlığı yasasını bile çıkaramamış bir Tarım Bakanlığının bu yapısı ile İnsan sağlığını ilgilendiren gıda denetimini nasıl başaracağı konusunda ciddi kuşkular taşımaktayız.

-Gıda güvenliği konusunda yasaların tüzüklerin   geçirilmemesinin altında maalesef ciddi düzeyde birtakım çıkar ilişkilerinin olabileceği izlenimi taşıdığımızın bilinmesini isteriz .

Teksen Köroğlu açıklamasının sonunda 

"KTTB olarak Halk ve çevre sağlığı açısından talebimiz oluşturulan bu güvensiz ortamda Meclisin bekletilmeden gerekirse olağanüstü oturumlarla  yasaların AB normlarına uygun bir şekilde geçirilmesi ve hakkaniyetli bir şekilde uygulanmasıdır.

Tüm siyasi parti ,sivil toplum örgütleri ve kurumlardan ciddi sorumluluk ve sahiplenmeyi HALK SAĞLIĞI  adına bekliyoruz ve göreve çağırıyoruz.

Bilgi ve deneyimlerin paylaşılması açısından her türlü yardımlaşmaya ve desteğe hazır olduğumuzu da açıklamak isteriz " diyerek açıklamasını noktaladı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.