banner107
banner82
banner147

“TANAP, Doğu Akdeniz doğal gazı için önemli”

banner27

ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Programı Öğretim Üyesi Dr. Hayriye Kahveci Özgür, Doğu Akdeniz doğal gazının taşınabilmesi için TANAP’ın önemli bir potansiyel olacağına vurgu yaptı

“TANAP, Doğu Akdeniz doğal gazı için önemli”

banner192

 

Yağmur DÜŞER-(Haberkıbrıs)

ODTÜ Kuzey Kıbrıs Kampusu, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Programı Öğretim Üyesi Dr. Hayriye Kahveci Özgür, Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’nin önceki gün gerçekleştirilen açılışının ardından bölgeye ve Kuzey Kıbrıs’a etkilerinin kritik olacağını ifade etti. Kahveci, Doğu Akdeniz doğal gazının taşınabilmesi için TANAP’ın önemli bir potansiyel olacağına vurgu yaparak “Doğu Akdeniz doğal gazını taşımak için önerilen EASTMED Doğal Gaz Boru Hattı yaklaşık 7 milyar dolara mal olacak ve karada ve denizde toplam mesafesi 1800 km civarında olacak bir projedir. Bu projenin gerek finansmanı gerekse teknik zorlukları daha önce bahsettiğim Nabucco Projesini çağrıştırmaktadır ve hayata geçirilmesi çok zordur. Bu nedenle artırılmış kapasiteli bir TANAP’a yapılacak olan bir bağlantı ile çok daha ekonomik bir ihracat mekanizması gündeme gelecektir” ifadelerini kullandı.

Soru: TANAP Projesi Kıbrıs için ne anlama gelir?

Kahveci: Bu soruya cevap verirken öncelikle TANAP projesinin ne olduğunu anlatmakta fayda var. 

Bu projeyi enerji politikaları gündeminde uzun süre tartışılan ve birçok ülkeyi kapsayan Nabucco Projesi’nin bir devamı olarak görmek gerekiyor. Nabucco Projesi 2002 yılından itibaren konuşulmaya başlanmış, 2009 yılında ise Türkiye, Romanya, Bulgaristan, Macaristan ve Avusturya arasında proje için devletlerarası anlaşma imzalanmıştı. Ne var ki bu proje gerek uzunluğu gerekse de kaynak ülke olarak İran ve Azerbaycan’dan beslenmesi hedeflendiği için hayata geçirilmesi çok güç bir proje idi. Rusya’nın Hazar doğal gazı üzerinde etkisini azaltmayı hedefleyen bu proje tabi ki Rusya tarafından da hoş karşılanmamaktaydı. Bu nedenle Rusya Nabucco Projesine rakip bir proje geliştirmiş ve adını da Güney Akım Doğal Gaz Boru Hattı Projesi koymuştu (Bu projenin Karadeniz’den erişim noktası Bulgaristan yerine Türkiye olarak değişmiş ve ismi de yenilenerek Türk Akımı Projesi’ne çevrilmiştir). 

Bu projenin hayata geçebilmesi için Türkiye Cumhuriyeti’nin karasularından geçmesi gerekmekteydi. Uzun yıllar Türkiye ve Rusya arasında müzakere edilen bu konu 28 Aralık 2011 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti’nin Rusya’ya izin vermesiyle hız kazandı. Bu tarih bölgesel enerji jeopolitik dengeleri açısından çok önemli bir tarihtir çünkü bu anlaşmadan bir hafta önce 17 Aralık 2011 tarihinde Türkiye ve Azerbaycan arasında TANAP projesine ilişkin bir anlaşma imzalanmıştır.

Bu manevra ile Türkiye bir yandan Rusya ile enerji ilişkilerini dengelemeyi başarmış bir yandan da öldü gözü ile bakılan Nabucco projesinin batı ayağının hayata geçirilebilmesi için bir adım atmış oldu. Bunu yaparken de enerji ihtiyaçları açısından Rusya’ya bağımlı olan Romanya, Bulgaristan ve Macaristan gibi ülkelerin devre dışı bırakılarak ve Rusya’nın projeyi kendisine bir tehdit olarak algılaması engellenmiş oldu.

Özetle söylemek gerekirse TANAP projesi Türkiye’nin bölgesel enerji oyununda etkin bir aktör olma çabasında başarı hanesine yazılan bir projedir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin enerji politikaları açısından bu denli öneme sahip bir projenin Kıbrıs açısından önemini birkaç boyutta incelemekte fayda var.

Kıbrıslı Türkler açısından dünyanın yakından takip ettiği bu projenin açılış töreninde KKTC Cumhurbaşkanının yer alması Kıbrıslı Türklerin görünürlüğü ve dünyaya sesinin duyurulması açısından büyük önem taşımaktadır.

Cumhurbaşkanı Akıncı’nın bu tarz projelerin sorunların çözümüne katkı yapması ve Doğu Akdeniz’de de benzer süreçlerin yaşanmasına ilişkin dileği çok önemlidir.

Sayın Akıncı ayrıca konuşmasında Kuzey Kıbrıs’ın kardeş bir ülke olarak Türkiye Cumhuriyeti ve Azerbaycan için sevinçli olduğunu ve her iki ülke için önemli bir proje olduğu vurgusunu yapmaktadır.

Sadece Cumhurbaşkanı Akıncı’nın ve Enerjiden sorumlu bakanımızın da bu açılışa davet edilip orada yer alması bile bu projenin sadece Türkiye ve Azerbaycan için değil bizim için de önemli olduğunu göstermektedir. Bunu kısaca şöyle açıklayabiliriz:

Özellikle son yaşanan müzakere sürecine dikkatlice bakılırsa masadaki her kritik dönemeçte Güney Kıbrıs Rum Yönetiminin Doğu Akdeniz doğal gaz potansiyelini müzakere masasını germek için kullandığı görülür. Bunu yaparken 2015 den itibaren her yıl İsrail, Yunanistan ve Mısır ile hatta son dönemlerde İtalya ile doğal gaz araştırmalarına yönelik işbirliği anlaşmaları imzalayarak müzakere masasına gözdağı verme yolunu seçmiş, Kıbrıslı Türklerin uluslararası arenada görünmez oluşundan güç almıştır.

Sayın Akıncı’nın ve Sayın Nami’nin bu törende yer alması dünyaya ilerleyen yıllarda Kıbrıslı Türkler adına yapılacak olan doğal gaz arama çalışmalarının sonuçları eğer bir keşifle sonuçlanacaksa Güney Kıbrıs veya İsrail’in yaşadığı ihracat mekanizması oluşturma veya doğal gaza piyasa bulma sorunlarının yaşanmayacağı mesajı verilmektedir.            

Kıbrıs sorunu ve müzakere masası açısından bakıldığında ise Güney Kıbrıs’ın doğal gaz aramalarına ilişkin tek taraflı girişimleri ile bozulmaya çalışılan denge yeniden inşa edilmeye çalışılmıştır.

Kıbrıslı Rumlar açısından bakıldığı zaman ise TANAP projesi Yunanistan, İsrail ve Mısır ile imzalanan işbirliği anlaşmalarına mevcut koşullarda sadece birer iyi niyet beyanından öteye geçmezken buna mukabil gündeme gelen TANAP projesi gerçekleşen bir proje olarak karşılarına çıkarılmıştır.

Soru: Bölge ve dünya dengelerine nasıl etki edecek?

Kahveci: Bu proje ile Türkiye’nin Avrupa Birliği Güney Enerji koridorundaki önemli yeri kalıcılaşmıştır. Bu yapılırken de Rusya ile ilişkileri zedelemeden adımlar atılmış Soğuk Savaş sonrası dönemde Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikasında kendine biçmiş olduğu stratejik bir enerji geçiş noktası olma rolünü güçlendirmiştir.

Soru: Kıbrıs’ın çevresinde olduğu iddia edilen doğal gaz meselesine etkisi ne olacak?

Kahveci: 12 Haziran 2018 tarihinde açılışı gerçekleştirilen TANAP projesinin başlangıç taşıma kapasitesi 16 milyar metreküp olarak belirlenmiştir.  İlk aşamada bunun 10 milyar metreküpü Avrupa, geriye kalan 6 milyar metreküpü ise Türkiye piyasasına ayrılmıştır. Doğu Akdeniz bölgesi dikkate alındığında İsrail’in Leviathan ve Güney Kıbrıs’ın Afrodit sahaları birlikte üretilmeye başlanırsa ilk başta ihraç edilmesi planlanan doğal gaz miktarı 10 milyar metreküptür.

Uzun vadede değerlendirildiğinde söz konusu sahaların üretime başlaması yakın bir zamanda gerçekleşecek gibi görünmemektedir.  Ancak TANAP projesinin ikinci aşamasının 2023’e kadar tamamlanması hedeflenmektedir ve bu aşamada 16 milyar metreküplük kapasitenin 23 milyar metreküpe çıkarılması planlanmaktadır. Bu da Doğu Akdeniz Doğal gazını da taşıyabilecek bir potansiyeldir. Hatta ilerleyen yıllarda projenin final aşaması olarak değerlendirilen 2026 yılında boru hattı kapasitesinin 60 milyar metreküpe kadar çıkarılabileceği planlanmaktadır.  Bu da Doğu Akdeniz doğal gaz potansiyeli ve buna ek olabilecek diğer potansiyelleri de taşıyabilme kapasitesi demektir. 

Doğu Akdeniz doğal gazını taşımak için önerilen EASTMED Doğal Gaz Boru Hattı yaklaşık 7 milyar dolara mal olacak ve karada ve denizde toplam mesafesi 1800 km civarında olacak bir projedir. Bu projenin gerek finansmanı gerekse teknik zorlukları daha önce bahsettiğim Nabucco Projesini çağrıştırmaktadır ve hayata geçirilmesi çok zordur. Bu nedenle artırılmış kapasiteli bir TANAP’a yapılacak olan bir bağlantı ile çok daha ekonomik bir ihracat mekanizması gündeme gelecektir.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.