banner255
banner82

Hiçbir seçeneği dışlamıyoruz

banner27

Adada resmi temaslarda bulunan Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Kıbrıs konusunda “Hiçbir seçeneği dışlamıyoruz, hiçbir tanesini de empoze etmiyoruz. Bir ışık varsa müzakerelere başlayalım” dedi

banner262
Hiçbir seçeneği dışlamıyoruz

banner267

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nu kabul etti. Görüşme saat 13.00’te başladı.
Akıncı-Çavuşoğlu görüşmesine saat 14.00’ten itibaren Cumhuriyet Meclisi’nde temsil edilen altı siyasi partinin başkanları da katıldı.
Kıbrıs sorunuyla ilgili değerlendirmelerin yapıldığı toplantıların ardından Akıncı ve Çavuşoğlu saat 15.00’te ortak basın açıklaması yaptı.
Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kıbrıs meselesinde hiçbir çözüm seçeneğini dışlamadıklarını, tüm seçeneklerin değerlendirilmesi ve ışık görülmesi halinde müzakerelere başlanması gerektiğini belirtti.
Çavuşoğlu, Cumhurbaşkanlığı’ndaki basın toplantısında, Cumhurbaşkanlığı’nda yaptıkları toplantıda, ekonomi ve eğitim alanı başta olmak üzere KKTC ile TC arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi için neler yapılabileceğini ve Kıbrıs meselesini değerlendirdiklerini, Türkiye adına gerçekleştirdiği bazı gayri resmi temaslar hakkında bilgi verdiğini söyledi.
Çavuşoğlu, Kıbrıs çözüm sürecinin neden başarısız olduğu, bundan sonra neyin müzakere edileceği noktasında görüşmenin son derece faydalı geçtiğini kaydetti.
Müzakere sürecinin son bölümü olan İsviçre’nin Crans Montana kasabasında yer alan görüşmelerde esneklik gösteren tarafın her zaman Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye olduğunu, bu süreçte, adada ve İsviçre’nin Mont Pelerin kasabasında yapılan görüşmelerde Kıbrıs Rum tarafının yaklaşım sağlanan konularda dahi geri adım attığını gördüklerini kaydetti.


“PAYLAŞMAYA HAZIR OLMADIKLARINI…”
Bunun, Kıbrıs Rum tarafının “hiş bir şeyi Kıbrıs Türk tarafı ile paylaşmaya hazır olmadığını” gösterdiğini kaydeden Çavuşoğlu, “Sayın Anastasiadis ikili görüşmelerimizde zaten bunu itiraf etti. New York’taki görüşmemizde başka seçenekler üzerinde de duruldu” dedi.

“NEYİ MÜZAKERE EDECEĞİZ”
Her gün farklı bir şeyler söyleyerek zaman kazanmanın akılcı olmadığını ifade eden Çavuşoğlu, “Neyi müzakere edeceğiz, ne için müzakere edeceğiz, parametreler nedir, ne kadar zaman müzakere edeceğiz” diye sordu.
Neyin müzakere edileceği konusunda Kıbrıs Rum tarafı ile hem fikir olunması gerektiğini, bunu Yunanistan’ın da kabul ettiğini belirten Çavuşoğlu, zaman kaybedilmemesi ve halklara önce umut vermek daha sonra da hayal kırıklığına uğratılmaması açısından önemli olduğunu ifade etti.
“HİÇBİR SEÇENEĞİ DIŞLAMIYORUZ”
Türk tarafının siyasi eşitliğe dayalı, adil ve kalıcı bir çözüm istediğini, bu tutumu herkesle paylaşmaya devam edeceklerini ifade eden Çavuşoğlu, “Hiçbir seçeneği dışlamıyoruz, hiçbir tanesini de empoze etmiyoruz. Kimse de diğer seçenekleri dışlamasın, tüm seçenekleri ortaya koyalım ve değerlendirelim. Bir ışık varsa müzakerelere başlayalım” dedi.

“Sondaja başlayacağız”

Çavuşoğlu, Türkiye’nin iki platformundan birinin Alanya bölgesinde bulunduğunu, diğerinin de Şubat ayında geleceğini ve bu platformları Güneye kaydıracaklarını ve sondaja başlayacaklarını vurguladı

“Kıbrıslı Türklerin ada etrafında keşfedilen doğal gazda hakkının olduğunu vurgulayan Mevlüt Çavuşoğlu, bu hakkın eşitçe paylaşımının garanti altına alınması gerektiğini, tek taraflı sondajlar yerine, ortak bir çözüm bulunulması gerektiğini ifade etti.
Çavuşoğlu, Kıbrıs Rum tarafının bunun Kıbrıs Türk tarafını tanıma anlamına geleceğini ileri sürdüğünü, bunun yanlış bir iddia olduğunu, bugün Tayvan ve başka modellerdeki ülkelerde ticari işbirliği yapıldığını, anlaşmalar yapıldığını, bunların bahse konu ülkelerin tanınması anlamına gelmediğini söyledi.

“ŞİRKETLER KULLANILABİLİR…”
“İki tarafın da hakkı var diyorsak başka formüller bulunabilir. Avrupa Birliğinden de istediğimiz buydu. Şirketler üzerinden olabilir, başka bir yöntemle olabilir” diyen Çavuşoğlu, Kıbrıs Rum Yönetiminin sattıktan sonra paylaşma niyetinde olduğunu, bunun Kıbrıslı Türklerin haklarının niye şimdi garanti altına alınmasına yanaşmadığı sorusunu gündeme getirdiğini ifade etti.
Çavuşoğlu, “Bunlar samimiyetsiz yaklaşımların sonucudur” dedi. 

“SONDAJ BAŞLAYACAK”
Kıbrıs Rum tarafı bu tutumunu sürdürmesi halinde, Türkiye’nin de KKTC’nin Türkiye’ye doğal gaz arama için ruhsat verdiği bölgelerde, sadece sismik araştırma değil sondaj da yapacağını kaydeden Çavuşoğlu, Türkiye’nin iki platformundan birinin Alanya bölgesinde bulunduğunu, diğerinin de Şubat ayında geleceğini ve bu platformları Güneye kaydıracaklarını ve sondaja başlayacaklarını vurguladı

“Masa, Rum tarafının üstüne devrildi”
Çavuşoğlu, görüşme sürecinde Rum tarafıyla bir ortaklık kurulamayacağını hem Genel Sekreterin, hem İngiltere’nin hem de gözlemci AB’nin gördüğünü söyledi ve ekledi: “Masa, Rum tarafının üzerine devrildi”

TC Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Crans Montana görüşmelerinde kimin çözüm isteyip, kimin istemediğinin ortaya çıktığını ve masanın Rum tarafının üzerine devrildiğini söyledi.
Çavuşoğlu, Crans Montana’daki görüşme sürecinde Kıbrıs’ta Rum tarafıyla bir ortaklık kurulamayacağını hem Genel Sekreterin, hem İngiltere’nin hem de gözlemci AB’nin görmüş olduğunu kaydetti.
Çavuşoğlu Türk tarafının Kıbrıs sorunuyla harcayacak daha fazla vakti ve enerjisi olmadığını Kıbrıs davasında bundan sonraki süreçte de TC ile KKTC’nin güçlü duracağını ve hem Adadaki hem de Akdeniz’deki haklarını korumaya devam edeceğini bildirdi.
Çavuşoğlu ayrıca Akdeniz’de sismik arama döneminin bittiğini ve Şubat ayında ikinci platformun da gelmesiyle Türk münhasır ekonomik bölgesinde sondajın başlayacağını da belirtti.
Rum kesiminin tüm engellemelerine rağmen KKTC’de üniversite ve turizm sektörlerinin gelişmeye devam ettiğinden bahseden Çavuşoğlu, yurtdışı görevlerinde bulunan TC’li diplomat ve başkonsolosların tümünün Kıbrıs sevdalısı ve işlerini severek yapan kişiler olduklarını da belirtti.
Türk dış politikalarının önceliklerini belirlemek adına dünya gelişmelerini yakından takip edip yön vermeye çalıştıklarını söyleyen Çavuşoğlu, şu an dünyayı İkinci Dünya Savaşı öncesine döndürmeye çalışanlar olduğunu, tüm dünyayı saran istikrarsızlık, iç savaş, çevre, terör, ırkçılık, yabancı düşmanlığının giderek güç kazanmaya başladığını kaydetti.
Bu anlamda girişimci ve insani dış politika izlemenin önemine işaret eden Çavuşoğlu, Türkiye’nin Suriye’deki savaşı durdurmak istemesindeki tek amacının Suriye ve Türkiye için istikrar arayışından başka bir şey olamayacağını aktardı ve Türkiye’nin gerçekçi politikalar ürettiğinden dolayı herkesin Türkiye’yle çalışmak istediğini söyledi.
Çavuşoğlu, Türkiye’nin ayrıca Balkanlar, Kırım, Gürcistan, Ukrayna, Azerbaycan vb. “donmuş ihtilaflar” için de çabalar harcadığını belirterek, Kıbrıs davasınınsa Türkiye ve KKTC’nin ortak davası olduğunu Kıbrıs’ta kalıcı ve adil bir anlaşmaya varılması için Türk tarafının her zaman samimi çaba gösterdiğini ifade etti.
Crans Montana görüşmeleri bittikten sonra Rum tarafının Kıbrıslı Türklerle hiçbir şeyi paylaşmak istemediğinin ortaya çıktığını kaydeden Çavuşoğlu, burada Kıbrıs Türkleri için kırmızı çizgileri gösterdiklerini, bunun karşısında yönetim ve güç paylaşımı, mülkiyet ve toprak konularında gelişme olmadığı gibi, İsviçre ve müzakerelerin sürdüğü her yerde Rum tarafından geri adımlar görüldüğünü söyledi.

“RUM TARAFININ NİYETİNİ ORTAYA ÇIKARDIK”
Türk tarafının Crans Montana’da federal bir çözüm için masaya oturduğunu ve bunun parametrelerinin korunması için çalıştığını aktaran Çavuşoğlu, burada kimin çözüm istediği ve istemediğinin ve Rum tarafının niyetinin ortaya çıkarıldığını, Genel Sekreter Guterres, İngiltere ve gözlemci AB’nin de oradaki 11 gün boyunca bunu gördüğünü kaydetti.
“Crans Montana’da masa Rum tarafının üstüne devrildi” diyen Çavuşoğlu, TC Dışişleri Bakanınınsa orada her daim esneklik gösteren kişi olduğuna işaret etti.
Kıbrıs referandumunda Rum tarafının yüzde 75’lik bir “hayırla” ortaya konan planı reddettiğini söyleyen Çavuşoğlu, Rumlarla Crans Montana’da bir anlaşmaya varılması durumunda, cevaplarının yine “hayır” olacağını aktardı.
Çavuşoğlu şöyle konuştu:
“İkircikli tutumlar görüyoruz, söylemler görüyoruz, kurnazlıklar görüyoruz. Niçin müzakere edeceğiz, yine federal bir çözüm için mi… İki devletli bir çözüm mü veya konfederasyon mu veya başka bir seçenek için mi… Bunu önceden belirlememiz lazım, şu anda yaptığımız bu.
Tüm taraflarla gayrı resmî görüşmelerimizin amacı bu. Sonra bunun çerçevesini belirlememiz lazım. Ayrıca sonuç odaklı olması gerekiyor. Artık uzun uzun yıllara sarih müzakerelere kaybedecek vaktimiz ve enerjimiz yok. Kıbrıs Türk Halkını umutlandırıp umutlandırıp tekrar hayal kırıklığına uğratmaya da kimsenin hakkı yoktur.

“KIBRIS BÜYÜK BİR DAVADIR… KİMSENİN SİYASİ HIRSLARINA KURBAN EDİLEMEZ”
Kıbrıs Davası büyük bir davadır. Kıbrıs Davası birilerinin siyasi ideolojilerine veya siyasi hırslarına kurban edilmeyecek büyük bir davadır. Bunu da hiç kimse aklından çıkarmasın. Ben böyle istiyorum, ben böyle demiştim, böyle söyleyeceğim diyerek Kıbrıs davasına tek başına kimse yön vermeye çalışmasın. Bugün Adaya gelmemizin sebebi de budur.Hep birlikte ne yapacağız, KKTC, TC, hükümetteki aktörler ve cumhurbaşkanı olarak neler yapacağız, bunu konuşmaya geldik.
Bugüne kadar olduğu gibi hep birlikte ne yapacağımızı belirlemek için geldik. CransMontana’da masa üzerimize devrilmemişse TC-KKTC tek bir devlet gibi hareket etmesindendir.
Birlikte istişare ettik, birlikte adımlar attık. Bugünkü toplantıda inşallah yine bu birlikteliği sağlayarak Kıbrıs Davası’nda önümüzdeki süreçte daha güçlü olacağız.
Ada etrafındaki hidrokarbon arama çalışma adımlarını yanlış bulduğumuzu hep söyledik, uluslararası çağrılarda da bulunduk; Rum tarafı hep devam etti.
Şubat ayında 2. Platformumuzun devreye girmesiyle bizde münhasır ekonomik bölgemizde sondaj çalışmalarına başlıyoruz. Kıbrıs Türk halkının hakkını da kimseye yedirtmeyiz. Yurtta Sulh Cihanda Sulh anlayışı içinde çalışıyoruz… Milli davamıza sahip çıkmak bizim en önemli görevimizdir.”


“Akıncı ile problemimiz yok”

Mevlüt Çavuşoğlu, “New York’ta Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın bizimle görüşme talebi olmadı. Bizim Akıncı ile problemimiz yok. Belli konularda görüş ayrılığımız olabilir ancak oturup bu görüş ayrılıklarını yakınlaştırıyoruz” dedi.

“İş ola müzakere dönemi kapandı”

Akıncı, ucu açık, sonuç odaklı olmayan müzakere sürecinin 50 yıl denendiğini ve iş ola müzakere döneminin artık kapandığını söyledi
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs’ta çözüm istediklerini, bunun müzakerelerle elde edileceğinin bilincinde olduklarını, ama iş ola müzakere döneminin artık kapandığını söyledi. 
Akıncı, ucu açık, sonuç odaklı olmayan müzakere sürecinin 50 yıl denendiğini artık bunun döneminin geçtiğini, sonuç odaklı ve zaman tahditli bir süreç başlarsa ancak o şekilde sonuç alınabileceğini belirtti.
Doğalgaz konusuna da değinen Akıncı, doğalgazda iki tarafın da işin başından işbirliği yapmasının ve eğer ciddi bir kaynak varsa bunun Türkiye üzerinden Avrupa’ya naklinin en akılcı, ucuz ve herkese en fazla kazanç getirecek yol olduğunu söyledi. 
Akıncı, KKTC’nin Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte doğalgaz alanındaki haklarını sonuna kadar savunmaya ve fiilen gereğini yapmaya devam edeceğini belirtti. Akıncı, Türkiye’nin hem kendi alanında hem de KKTC’nin yetkilendirdiği alanlarda fiili sondaj çalışmaları dahil her türlü çalışmayı yapacağını kaydetti. 
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bugün yaptıkları toplantının ardından ortak basın toplantısı düzenledi. 
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Çavuşoğlu ile yaptıkları görüşmede Kıbrıs sorunu ve adanın çevresindeki doğalgaz kaynakları konusunu değerlendirdiklerini belirtti. 
Ortak tespitlerde bulunduklarını dile getiren Akıncı, “Hepimiz Kıbrıs’ta bir çözümü istiyoruz. Çözümün gerekli olduğuna inanıyoruz. Bunun ancak müzakerelerle elde edileceğini bilincindeyiz. BM çerçevesinde yürütüleceğinin bilincindeyiz. Ama bir şeyin de altını kalın çizgilerle çizmek istiyoruz; o da iş ola müzakere döneminin artık kapandığının bilinmesini istiyoruz” dedi. 
Ucu açık sonuç odaklı olmayan müzakere sürecinin 50 yıl denendiğini artık bunun döneminin geçtiğini, BM Genel Sekreteri’nin de raporunda buna işaret ettiğini söyleyen Akıncı, sonuç odaklı ve zaman tahditli bir süreç başlarsa ancak o şekilde sonuç alınabileceğini belirtti. 
Herhangi bir çözümün özünün siyasi eşitlik olacağını dile getiren Akıncı, Rum tarafının bu konuda ve diğer başka konularda geriye doğru adım atmakta olduğunun tespitini yaptıklarını, bu geriye gidişin çözüm için umut vermediğini söyledi. 

“ANASTASİADİS ÇAVUŞOĞLU’NA İKİ DEVLETLİ BİR ÇÖZÜMÜN GÜNDEME GELMESİ GEREKTİĞİNE DAİR BİRTAKIM SÖZLER SÖYLEDİ”
Gelinen kavşakta bazı şeyleri açıklıkla ifade etmenin zamanının geldiğini belirten Akıncı, şöyle devam etti: 
“Crans Montana’da ciddi müzakereler yürütüldü ve orada o süreç bitmek üzereyken çözümsüz olarak dağılmak üzereyken Rum lider Anastasiadis’in Çavuşoğlu’na bir yaklaşımı oldu. Bu çeşitli şekillerde yansıdı, ama bugüne kadar benim ağzımdan pek ifade edilmedi bugüne kadar. Ancak bunun ifade edilmesinin zamanının geldiği kanaatindeyim. Çavuşoğlu’na yetkiyi paylaşmakta Rum toplumunun hazır olmadığı ve artık iki devletli bir çözümün gündeme gelmesi gerektiğine dair birtakım sözler söyledi Anastasiadis.”
Daha sonra Anastasiadis’in gevşek federasyon, desentralizasyon, yani yetkilerin iki kurucu tarafta daha çok toplanmasından, merkezden daha fazla yetkinin iki kurucu tarafa aktarılmasından söz ettiğini dile getiren Akıncı, ancak hangi yetkilerin aktarılacağı sorusunun yanıtsız ve önerilerin altının boş kaldığını belirtti. 
Lute’un çabalarının devam ettiğini belirtip Anastasiadis’e çağrı yapan Akıncı, “Rum liderliği, Rum toplumu adına neyi talep etmektedir? Neyi görüşmek istemektedir? Bunu açıklıkla ifade etmesi gerekir ki ortaya koyduğu seçenekleri açık kalplilikle oturup konuşalım” dedi.
Anastasiadis’in ortaya koyduğu seçenekleri reddetmediğini söyleyen Akıncı, desentralizasyon konusu ilk ortaya atıldığında, bu konuyu asıl talep edenin Kıbrıs Türk tarafı olduğunu, Rum tarafının hep merkezin yetkilerinin artırılması için çaba gösterdiğini, “kanatlar güçlü olacak” deniyorsa da buna kapılarını kapatmadıklarını söylediğini hatırlattı.
Anastasiadis’in ne istediği konusunda gayri resmi de olsa bir görüşmeye hazır olması durumunda bunları etraflı olarak konuşmaya ve karşılıklı kabul edilebilir , tüm tarafların kazançlı çıkabileceği, adaya barış ve huzur getirecek bir uzlaşmayı görüşüp sağlamaya hazır olduklarını vurgulayan Akıncı, “Yeter ki ne istediğimizi bilelim” dedi. 
Lute’un çabalarının bunu sağlanmasını umut ettiklerini söyleyen Akıncı, Lute’un şubat ayı içinde gelme ihtimali bulunduğunu belirtti. 
Avrupa Parlamentosu seçimlerinin mayıs ayında yapılacağını, seçimlerin Kıbrıs ve Yunanistan’da da gerçekleşeceğini, Brexit süreci bulunduğunu, Türkiye’de 31 Mart’ta yerel seçimlerin yapılacağını, Yunanistan’da genel seçimlerin yapılabileceğini dile getiren Akıncı, ciddi hareketlenme olacaksa bunun haziran ayından önce görünmediğini kaydetti. 

“KKTC, TC İLE BİRLİKTE DOĞALGAZ ALANINDAKİ HAKLARINI SONUNA KADAR SAVUNACAK”
Cumhurbaşkanı Akıncı, doğalgazın Kıbrıs’ın etrafında ve tüm Kıbrıslılara ait olduğunu, her iki toplumun da hakkı olan bir kaynak olduğunu söyleyerek, “Ya bunu bir gerginlik vesilesi olarak devam ettirirsiniz ki Rum tarafı bugün bunu yapıyor, ne yazık ki, ya da bu konuda akıl yolunda buluşulur işbirliği geliştirilir ve bundan herkes kazançlı çıkar” dedi. 
Akıl yolunun doğalgazda iki tarafın da işin başından işbirliği yapmasının ve eğer ciddi bir kaynak varsa bunun Türkiye üzerinden Avrupa’ya naklinin en akılcı, ucuz ve herkese en fazla kazanç getirecek yol olduğunu söylediğini ifade eden Akıncı, bu akıl yolunun gerçekleşmesini temenni etti. 
Akıncı, KKTC’nin, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte doğalgaz alanındaki haklarını sonuna kadar savunmaya ve fiilen gereğini yapmaya devam edeceğini söyledi. 
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Türkiye’nin hem kendi alanında hem de KKTC’nin yetkilendirdiği alanlarda fiili sondaj çalışmaları dahil her türlü çalışmayı yapacağını kaydetti. 
KKTC ile Türkiye Cumhuriyeti arasındaki ilişkilerin her alanda gelişip güçlenmesinin her iki tarafın da arzusu olduğunu söyleyen Akıncı, bundan sonraki süreçte de KKTC’nin ekonomisini çok daha iyi noktalara götürecek projelerin gelişmesi yönünde işbirliğinin devam edeceğini kaydetti. 
Bir gazetecinin müzakerelerden sonuç alınamazsa bizi nasıl bir geleceğin beklediği yönündeki soruyu yanıtlayan Akıncı, “İki şeyi paralel yapmalıyız. KKTC’nin ekonomisi, demokrasisi, altyapısı ile geliştirmek o yönde mücadele vermek, dışilişkilerini geliştirmek hiç ertelenemez bir görevdir” dedi. 
Kıbrıs sorununu çözmek için ellerinden geleni yapacaklarını söyleyen Akıncı, haklarını koruyarak iki tarafın da mutlu olabileceği, tüm tarafların kazançlı çıkabileceği bir çözüm yaratılabilirse bunun herkesi için iyi olacağını belirtti. 
Her zaman çözümü isteyen ve destekleyen bir lider olduğunu söyleyen Akıncı, bunun için uğraşmaya devam edeceğini kaydetti. 
Akıncı, “Bu tek taraflı bizim elimizde olan bir şey değil. Dolayısıyla Lute veya bir başkası olur bir çaba harcar bir sonuç olmaz o zaman hayat devam eder. Biz her şeyimizi bir çözüme endekslemiş konumda olamayız. Öyle bir lüksümüz yok. Ama çözüm için uğraşmaya çalışmamız lazım” diye konuştu. 
Çözümü zorlayan tarafın hep Kıbrıs Türk tarafı olduğuna işaret eden Akıncı, 2004’teki Annan Planı döneminde ve Crans Montana’da çözümü isteyen ve zorlayanın Kıbrıs Türk tarafı olduğunu ancak sonuç alınamadığını, hayatın da durmadığını, yine sonuç alınmazsa öyle olacağını söyledi. 
 

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.