banner107
banner82

Anlaşma Masadaydı

banner27

Müzakereci Özdil Nami, Türk tarafı olarak, garantiler konusundaki önerilerini yazılı olarak hazırlayıp Genel Sekretere vermeyi söylediklerini, ancak bunu kabul etmeyenin Rum lider Anastasiadis olduğunu ifade ederek, bundan ötürü anlaşmanın masada olduğunu, ancak Anastasiadis’in bunu almadığını vurguladı. BM Genel Sekreteri’nin, Rumların başkanlık seçimlerine kadar ilerlemeler ortaya çıkması için iki tarafı yakınlaştırmak amacıyla gerçekçi bir fırsat görmediğine dair görüş belirten Nami, dolayısıyla bu muhakeme sürecinin, seçimler sonuçlanıncaya kadar süreceğini ifade etti. Öte yandan Anastasiadis ise, Kıbrıs sorununda sürecin tekrarlanacağını ve kendilerinin de buna katılmaya hazır olacaklarını söyledi. Kıbrıslı Türklere de seslenen Anastasiadis, “Bu Cumhuriyet, bu ülke hepimizi sığar, yeter ki karşılıklı saygı ve herkesin haklarının sınırlarının nereye kadar ulaştığını bilelim” ifadesini kullandı

banner210
Anlaşma Masadaydı

banner192

Anlaşma masadaydı, ancak Anastasiadis almadı”

Müzakereci Nami, Türk tarafı olarak, garantiler konusundaki önerilerini yazılı olarak hazırlayıp Genel Sekretere vermeyi söylediklerini, ancak bunu kabul etmeyenin Anastasiadis olduğunu ifade ederek, bundan ötürü “anlaşmanın masada olduğunu, ancak Anastasiadis’in bunu almadığını” vurguladı

Kıbrıs Türk tarafının müzakerecisi Özdil Nami dün Rum basınında yer alan demecinde, “Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in masada olan çözümü almadığını” söyledi.
Fileleftheros gazetesinde yer alan demecinde, BM Genel Sekreteri’nin, Kıbrıslı Rumların başkanlık seçimlerine kadar birtakım ilerlemeler ortaya çıkması için, iki tarafı yakınlaştırmak amacıyla gerçekçi bir fırsat görmediğine dair bir görüş belirten Nami, dolayısıyla bu muhakeme sürecinin, seçimler sonuçlanıncaya kadar süreceğini ifade etti.
New York’ta yalnızca BM Genel Sekreteriyle değil, diplomatik misyonlarla da yaptıkları görüşmelerden ortaya çıkan genel ortama değinen Nami, ortada birçok soru işareti bulunduğunu ve Kıbrıs konferansıyla birlikte, çok önemli bir dönüm noktasının geride kaldığının hissedildiğini dile getirdi.
Herkesin, ne olduğu göz ardı edilmeksizin, nasıl ilerleyeceklerini düşünmeleri gerektiğini ifade eden Nami, her neye karar verirlerse, bunun, bugüne kadar meydana gelenden farklı olacağını vurguladı.
Nami, Kıbrıslı Rumların başkanlık seçimlerindeki kararının ne olacağını ve bunun akabinde ortak kabul edilebilir bir çözümü başarmaları için, ne çeşit bir realist çözüme sahip olabileceklerini görmeleri gerektiğini dile getirdi.
Guterres çerçevesinin, Kıbrıs konferansına başarılı bir sonuç getirmek için masaya konduğunu, başlangıçtaki yanıtlarının bu ilkelerle tam anlamıyla uyumlu olduğunu ve bunu BM’nin de teyit ettiğini ifade eden Nami, ancak Kıbrıslı Rumların başlangıçtaki yanıtlarının çerçeve dışında olduğunu ve bunu değiştirmeleri gerektiğini söyledi.
Kendilerinin Guterres çerçevesiyle hiçbir problemi olmadığını ancak Kıbrıs Rum liderin “anlaşmayı almadığını” ifade eden Nami, Anastasiadis’in bunu kabul etmeyi reddetmesinin, yeni bir durum meydana getirdiğini dile getirdi.
Anastasiadis’in şu an Kıbrıs Türk tarafının Guterres çerçevesini kabul etmesini ve müzakereleri bunun üzerinde sürdürmeyi istediğini söylediğini ifade eden Nami, “Eğer görüşü buysa, Kıbrıs Türk tarafı bunları Crans Montana’da kabul ettiğinde, müzakerelerin sonuçlanması için neden ileriye doğru bir teşvikte bulunmadı?” sorusunu sordu.
Nami, “Anastasiadis’in temelde istediği şeyin, Kıbrıs’a geri gelmek ve Kıbrıs sorununu Crans Montana’da bitirmek yerine, seçim gündemiyle devam etmek olduğu sonucuna vardıklarını” belirtti.
Özdil Nami, Türk tarafının garantilerle ilgili tezlerini niçin kağıda dökmediğine ilişkin bir soruyu yanıtında, Kıbrıslı Rumların, geriye kalan konular üzerindeki tezlerini yazılı olarak ortaya koymadıklarını ve BM Genel Sekreteri Guterres’in kendilerinden bunları kesinleştirmelerini istediğine işaret etti.
Nami, tarafların Guterres çerçevesinin bütün yönlerini tatmin edecek bir öneri paketi vermediğini ancak Kıbrıs Türk tarafının tezlerini yazılı olarak vermeye hazır olduğunu söyledi. Gerçekleşene kadar anlaşmanın gizliliğinin korunması için, kendilerinin Türk tarafı olarak, önerilerini yazılı olarak hazırlayıp Genel Sekretere vermeyi söylediklerini, ancak bunu kabul etmeyenin kendileri değil Anastasiadis olduğunu ifade eden Nami, bundan ötürü “anlaşmanın masada olduğunu, ancak Anastasiadis’in bunu almadığını” vurguladı.
“Bunun tarihi bir hata olduğuna” dikkati çeken Nami, bunun büyük bir hata olduğunu ve herkesin bugün bunu bildiğini dile getirdi.
Nami, ortak kabul edilebilir bir uzlaşıya varılması teşebbüsünün şahsen BM Genel Sekreteri tarafından gerçekleştirildiğini ve bunun başarısız olduğunu ekledi.
Garantiler ve Türk askerinin varlığı konusundaki ısrarın nedeninin sorulması üzerine Nami, garantilerle ilgili açılım yaptıklarına işaret ederek, bunun hangi mekanizmayla olacağının tartışılacağını dile getirdi.
Başka bir soruyu yanıtında, kapalı Maraş’ın açılması için karar alınmadığını ifade eden Nami, “Türkiye çözüm istiyor mu?” sorusuna ise “Kesinlikle, aksi halde Crans Montana’ya gitmeyecektik” yanıtını verdi.

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.