banner107
banner82

Görüşmeler ve Rum Liderliği'nin açıklamaları


Metin FAHRİOĞLU

Metin FAHRİOĞLU

Okunma 12 Kasım 2015, 20:09

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Başkanı NikosAnastasiadisin29 Eylül 2015de  BM Genel Kurul konuşması ve diğer temasların  da yapmış olduğu açıklamaları , Rum-Yunan liderliğinin  dün olduğu gibi bugün de  tutumlarında   bir değişiklik , en küçük bir  farklılık  olmadığını  göstermektedir. 

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi Kıbrıs Türkleri ile  eşitlik temelinde   herhangibir uzlaşıyı  kabul etmemektedir.Newyorkta , EOKA ruhu ile  mücadelesini sürdüreceğini söyleyen    Anastasiadis: “Adada aranan çözüm ,  Türkiyenin  askerlerini ve vatandaşlarını geri çektiği , garanti anlaşmalarının   iptal edildiği, dört Temel Özgürlüğün hayata  geçirilmesine  bağlı olduğunu” söyledi.

Fileleftheros gazetesi,  Newyorkta bulunan  Rum Dışişleri Bakanı Kasulidis ile  yaptığı özel bir söyleşi 5 Ekim 2015de yerel basınımızda  da yer aldı. Bu söyleşide  Kasulidis: “Çözüm isteyen bir Kıbrıs Türk lideri var. Kıbrıs sorununu sayın Akıncı ile çözmezsek kimseyle  çözemeyiz. Hoşumuza  gitsin veya gitmesin  bu bir gerçektir…

 Bu sefer  Kıbrıs sorununu çözmezsek sonraki kabusu düşünmek bile istemiyorum. Halka bu sefer evet deyin , aksi halde  Kıbrıs sorununun sonu olacak denmemelidir. Kıbrıs halkına  , Annan Planına  benzer bir çözüm şekli sunulursa , reddetmesi ihtimali yüksektir. Dolayısıyla , bir daha  öyle tarihi gelişmeyle karşılaşmak istemeyen sorumlu liderin halkı böyle bir ikilemle karşı karşıya getirmemesi gerekir … Bulunacak bir çözümde Kıbrısta Türk askerinin  varlığını dahi öngörürse, Kıbrıs sorununun çözümünün  bir manası olmaz …” dedi.

Şu bir gerçek ki  her iki halkın hak ve hukukunu koruyan adil ve  kalıcı bir  siyasi çözüm çok uzaktadır.

Anastasiadisin , KKTC Cumhurbaşkanı sayın  Akıncı ile ayni vizyonu paylaştığını  söylemesi ise şaşırtıcı bir yaklaşımdır….Sayın Cumhurbaşkanımız sayın Akıcı KKTC halkının  bu adadaki haklarını savunmak için vardır ve öyle olmaya devam edecektir….

Rumların BM Güvenlik  Konseyinin 541(1) ve 550 (1984)  sayılı kararlarıyla başlayan  ve 1 Mayıs 2004 itibarıyla ABne tam üye olmalarıyla  ABne  tam üye  olmalarıyla devam eden kazanımları ; haksız ve hukuksuz gelen  üstünlükleri Kıbrıs sorununun siyasi çözümsüzlüğünün  en büyük  nedenidir.

Kıbrıs Türk halkı olarak KKTC olarak AB desteğindeki Rum tarafının bu durumu istismar   etmesine   izin vermemeliyiz… Dolayısıyla sayıları az da olsa   bazı sivil toplum örgütlerimizin   Rum Yönetimi  önderliğinde  uluslararası ilişkileri geliştirme adımları kaygı vericidir.

Federal Devlet   çözüm arayışlarıyla  birlikte KKTC  erozyona uğratılmak istenmektedir. KKTCni kaybedersek  , başka bir devlet kuramayız.  Unutmayalım ki  31 Ağustos 1913 tarihinde  Batı Trakyada kurulan   Garbi Trakya Hükümet-i Müstakilesi “ Batı Trakya Türk Cumhuriyeti” devleti  , Bulgaristanın Batılı Devletler ve Rusya nezdinde  yapmış oldukları girişimler sonucu Osmanlı Devleti üzerinde baskılar oluşturuldu. Bu baskıların neticesinde Osmanlı devleti Bulgaristanla yapılan İstanbul Anlaşmasını imzalayarak   Batı Trakyanın   Bulgaristana  ilhakını  onaylamak  zorunda kalmıştır. Neticede İstanbuldan gelen Alb.  Cemal Beyin  gözetiminde23 Ekim 1913de  Batı Trakya Bulgar kuvvetlerine  teslim ediliyordu. Kaynak: Ömer Aynalı, Tarih Dosyası, Dünya Bülteni. www.dunyabulteni.net/tarihten-olaylar/293496/ilk-turk-cumhuriyeti-bati-trakyada-ittihatciler-tarafından-kurulmustur.

Kıbrıs Türk halkı olarak birlik ve beraberlik  içinde  hareket ederek KKTCni yaşatmak durumundayız. KKTC hükümeti , Cumhurbaşkanı , Cumhuriyet Meclisi birlikte hareket etmek durumundadırlar. KKTC olarak anavatanımızla işbirliği içerisinde  devletimizin tanınması için seferber olmalıyız.

Kıbrıs Türk halkı olarak, KKTC olarak, KKTC Toplumsal örgütleri olarak , siyasal partiler olarak, KKTC Hükümeti olarak  devletimize ve egemenliğimize sahip çıkmazsak, sesimizi duyurmazsak, KKTCnin tanımasını istemez ve de görüşme masasında Federal  Devleti konuşuyorsak   dünya Kamuoyundan ne bekleyebiliriz ki.Biz devletimize sahip çıkacağız, tanınma isteyeceğiz ki Dünya Kamu oyu da  bize destek versin, KKTC tanınsın. Biz  Federal Devlet  istiyoruz, AB vatandaşı olmak istiyoruz dersek , dünya Kamuoyu KKTCni nasıl tanısın ki !... Biz devletimiz KKTCne sahip çıkacağız ki, büyük güçler de bize destek versin !...Sorarlar bize,  siz tanınma istediniz de biz mi tanımadık diye!...

 

Kıbrıs Türk halkının ve KKTCnin sonunu getirecek olan  Federal devlet de neyin nesi!...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.