banner107
banner82

Somut ve kuvvetli bir adım gelene kadar TL'deki değer kaybı sürebilir

banner27

banner210
Somut ve kuvvetli bir adım gelene kadar TL'deki değer kaybı sürebilir

banner192

İktisatbank Hazine Bölümü Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu'nun, Reuters ajansının günlük dünya piyasalarına dayandırarak verdiği ekonomi değerlendirmelerini sizlerle paylaşıyoruz:

Türk mali piyasalarında kan kaybı devam ediyor. Adeta iki tarafından yanan mum misali, TL ve TL cinsi varlıklarda değer kayıpları dün daha da şiddetlendi 

  • (½ usd/tl + ½ eur/tl)’den oluşan döviz sepetine karşı TL’nin dün % 2’nin üzerinde bir değer kaybı yaşayarak oldukça negatif ayrıştığını görüyoruz 
  • Elle tutulur, inandırıcılığı olan ya da daha basit bir anlatımla somut ve kuvvetli bir adım gelene kadar TL'deki değer kaybının sürmeye devam edeceğini düşünüyoruz 
  • Tüm tedavi reçetesini tek başına TCMB’nin omuzlarına yüklemenin oldukça ağır bir sorumluluk olacağının farkında olsak da, kaza yapan yaralıya hastanede ilk müdahalenin Acil servisinde yapıldığı unutulmamalıdır 
  • Bu bağlamda, hastanın kanamasını durduracak somut ve kuvvetli bir adımın doktor (TCMB) tarafında atılması ardından, ekonomi ve maliye politikalarının beraber hareket edeceği, bozulan makro ekonomik denge ve dahası algıyı düzeltmek adına geniş kapsamlı bir önlemler paketine ihtiyaç olduğunu düşünüyoruz. Aksi takdirde, tek başına faiz müdahalesi ile hastanın hemen ayağa kalkması zor ve haksız bir beklenti olacaktır 
  • Hastaya şu aşamada acilde müdahale edecek doktorun ise geciktiği algısı her geçen gün daha da oturuyor. Geçen her günün faturasının daha da ağırlaşmasına neden oluyor 
  • 12 ve 24 ay sonrasına ait TÜFE beklentilerinin bozulmasının yarattığı fiyatlama davranışındaki öngörüsüzlük, akabinde şirketin 222.7 milyar döviz borcuna karşı her gün yazdığı korkunç kambiyo zararları, gecikmenin bedelinin ağır olacağına gösteriyor 
  • Finansal okur yazarlığın düşük olduğu ülkelerde, hane halkları, kurun seviyesini barometre olarak görür. Kurun yükselmesi işlerin iyi gitmediği anlamında yorumlanır, tüketim ve fiyatlama davranışlarını bozar, ekonomik dengelere zarar verir 
  • Şu anda döviz piyasasında herkes tabir caizse geminin bir tarafına yaslanmış vaziyette. Halbuki piyasa dediğimiz olgu, bir birinden farklı yönde hareket eden alıcı ve satıcılarının, bir noktada el sıkıştıkları bir platformdur 
  • Şu an tüm katılımcılar, kurun daha da yukarı gidebileceğini düşündüklerinden ötürü döviz satmıyor ve kurun daha da yukarı gideceği beklentisi ile döviz almaya devam ediyor  
  • Birinin çıkıp insanları döviz satmaya ve döviz almamaya ikna etmesi lazım. Bunun için de somut ve kuvvetli bir araca ihtiyaç var. Aksi durumda yukarı yönlü hareket, kendi kendini besleyen bir süreç olmaya maalesef devam edecektir 
  • Dün bu beklentilerin neticesinde ortaya çıkan doktor (TCMB) hastaya müdahale etmek için Acil servise bir türlü gelmiyor düşüncesi ile USD/TL kuru 4,60 seviyesinin kıyısına kadar yükseldi 
  • Döviz sepetinde, seviye itibarı ile 22 Mayıs 2017’de test edilen 3,8250’ye nazaran dün görülen psikolojik 5,00 seviyesi, % 30 değer kaybına işaret ediyor. Yanlış yazmadık son 1 senede (½ usd/tl + ½ eur/tl)’den oluşan döviz sepetine karşı % 30 Türk Lirası değer kaybetti 
  • Türk Lirası’nın sorununun şu anda kur seviyesi olmaktan ziyade, piyasa aktörleri ve hane halkalarının ekonomi politikalarına yönelik inançlarını kaybetmesi olduğunu düşünüyoruz 
  • Güven tesis edilmemesi durumunda, ya da basit bir anlatımla, insanlar 4,55-4,60 bandından veya 5,00 döviz sepeti kurundan bile döviz satmak istemiyorsa, ortada ciddi bir sorun olduğu görüşüne varabiliriz (bakınız grafik) 
  • Biraz da yurtdışı cepheye bakmak gerekirse... Gelişmiş ülke piyasaları ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşı riskinin azalması ile iyimser bir seyir izliyor 
  • Amerikan 10 yıllık tahvil faizi %3 - % 3,10 aralığında sıkıştı ve ister istemez risksiz faiz oranı olarak görülen ABD dolarını piyasa faizinin yükselmesi, dış finansman ihtiyacı içinde olan gelişmekte olan ülke para birimleri için iyi bir haber değil 
  • Küresel enflasyon temasını kuvvetlendiği, Brent petrolün varil fiyatının 80 dolar seviyesinde ve neredeyse son 3,5 senenin zirvesinde salınması, petrol ithalatçısı ülke paralarını daha da olumsuz etkiliyor. Net enerji ithalatçısı olan Türkiye açısında enerji fiyatlarının yukarı yönelmesi, hem cari açık hem de enflasyon açısından olumsuz bir gerçekleşme 
  • Küresel mali piyasaların makroekonomik gündemi, bugün de sakin görülüyor 


Türk Lirasında negatif ayrışma devam ediyor

Türk Lirası’nın dolar karşısındaki değeri (turuncu) ile JP Morgan gelişmekte olan ülke para birimlerinin dolara karşı olan değerine (mor) baktığımızda, Mayıs 2016 senesini = 100 olarak kabul edersek, gelişmekte olan ülke para birimlerinin Mayıs 2016’ya göre % 15 değer kazandığı, TL’nin ise % 53 değer kaybettiğini not etmek gerekiyor
 

15269699881aed518399c1e339023e7fd777931e17_1.jpg



Kaynak: Reuters

 
Top TCMB’nin ceza alanında

TCMB’nin seviyeden ziyade, Türk Lirasında artan dalga boyuna müdahale ettiğini biliyoruz. 1 ay vadeli zimmi oynaklık oranı 22 seviyelerinde gezinerek TCMB’nin tahammül sınırlarının zorlandığı seviyelere iyice girmiş oldu. Volatilitenin 20 seviyesinin üzerinde yer alması, TCMB’nin geçmiş tecrübelerden de hareketle agresif müdahalesi ile son buluyor.

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.