banner107
banner82
banner147

Ekonomide 10 yıldır yerimizde sayıyoruz

banner27

Ticaret Odası’nın hazırladığı Rekabet Edebilirlik Raporu, KKTC’nin rekabette vahim bir durumda olduğunu ortaya koydu. Raporda KKTC 137 ülke içinde 109’uncu sırada yer aldı. Listede Türkiye 53’üncü, Güney Kıbrıs ise 64’üncü sırada

Ekonomide 10 yıldır  yerimizde sayıyoruz

banner192

Rapora göre KKTC 10 yıldır yerinde sayıyor ve Avrupa ülkeleri arasında son sırada yer alıyor. Ülkemiz Kırgızistan, Tacikistan, Kamboçya gibi Avrasya ülkelerinin de gerisinde bulunuyor.

Rapora göre, ülkemizde çalışanların yarıya yakını aldığı ücretten memnun değil. Özel sektörün iş yaparken karşılaştığı en önemli problemlerin başında İSE döviz düzenlemeleri ile verimsiz devlet bürokrasisi geliyor.

Ticaret Odası Başkanı Turgay Deniz: “Ekonomimiz rekabet edebilir değil. Kaynaklarımız verimsiz kullanılıyor. Bürokrasimiz iş yaşamına gerekli desteği vermekten uzak. Teknoloji kullanımında da dünyada çok gerilerdeyiz.”

Rekabette vahim tablo

Ticaret Odası’nın hazırladığı Rekabet Edebilirlik Raporu, KKTC’nin rekabette vahim bir durumda olduğunu ortaya koydu. Raporda KKTC 137 ülke içinde 109’uncu sırada yer aldı. Listede Türkiye 53’üncü, Güney Kıbrıs ise 64’üncü sırada.

Rapora göre KKTC 10 yıldır yerinde sayıyor ve Avrupa ülkeleri arasında son sırada yer alıyor. Ülkemiz Kırgızistan, Tacikistan, Kamboçya gibi Avrasya ülkelerinin de gerisinde bulunuyor.

Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın hazırladığı 2017-2018 Rekabet Edebilirlik Raporu, KKTC’nin 137 ülke içinde 109’uncu sırada yer aldığını ortaya koydu. Son 10 yılda “adeta yerinde sayar gibi” ifadeleriyle nitelenen bu veri, “ülkenin gerekli reformları yerine getiremediği ve gelişim için değişimi başaramadığı” şeklinde de yorumlandı.


Son 10 yıldır KKTC açısından rekabet edebilirlikte belirgin bir gelişme olmadığına işaret edilen rapora göre, Türkiye 53’üncü, Güney Kıbrıs ise 64’üncü sırada…

Küresel Rekabet Edebilirlik Endeksi’nde bulunan Aşağı Sahra Afrika ülkelerinin 8 tanesinden de geride bulunan KKTC, Ruanda, Nambiya, Kenya ve Etiyopya gibi ülkelerden de gerisinde kaldı.

Ülkeler arasında ise ilk sırada İsviçre, ikinci sırada ABD ve üçüncü sırada Singapur yer alıyor.
KKTC’de rekabet gücünün artabilmesi için kurumsallaşma, güçlü altyapı, istikrar ile sağlıklı işgücüne ihtiyaç olduğuna dikkat çekilen raporda, özellikle turizm ve eğitim sektöründe yakalanan ivme ekonomik göstergeleri yukarı çekse de büyümenin tabana yayılmasının da istenilen düzeyde olmadığına işaret edildi. 
Raporda, sürdürülebilirliği ayrıca tartışmalı olan ekonomik büyümeyi önümüzdeki dönemlerde kalkınmaya dönüştürmek ve böylece gelir artışını tüm kesimlerin hissedebilmesini sağlamanın, hayat kalitesi ve yaşam standartlarını artırmanın, ülkeyi yönetenlerin öncelikli gündemi olması gerektiği vurgulandı.
Prof. Dr. Mustafa Besim (Doğu Akdeniz Üniversitesi), Doç. Dr. Kamil Sertoğlu (Doğu Akdeniz Üniversitesi) ve Yrd. Doç. Dr. Tufan Ekici (Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kuzey Kıbrıs Kampüsü) tarafından hazırlanan ve odanın onuncu raporu olan 56 sayfalık rapor, dün Ticaret Odası’nda düzenlenen tanıtım etkinliğinde açıklandı.

Ticaret Odası’nın Rekabet Edebilirlik Raporu’nda, son yıllarda TL’nin öngörülebilirliğinde meydana gelen azalmanın en önemli sorunlar arasında yer aldığı, ithalata bağımlı ve fiyatlandırmanın önemli ölçüde döviz üzerinden yapıldığı Kuzey Kıbrıs’ta ekonomiyi derinden etkileyen bu durumun zaten kırılgan olan ekonomiyi olumsuz etkilediği vurgulandı.
Dövizde yaşanan yükselişin 2017’de  KKTC’nin enflasyon göstergesinin yüzde 14,7’lere ulaşmasına neden olduğu ifade edilen raporda, yerel yönetimler yapısal sorununun da ülke ekonomisinin ve maliyenin esnekliğini olumsuz anlamda zorladığı belirtildi.
Raporda, “Yapısal sorunları içselleştirerek sürdürülemez yapının sürdürülmesinde ısrar mı edilecek yoksa popülizmden uzak iktisadi rasyonele uygun çözüm alternatifleri mi geliştirilecek?” sorusunun, mevcut koşullarda siyasi ve toplumsal boyutta cevaplanması gereken temel soru olduğu ifade edildi.

KKTC 137 ÜLKE İÇİNDE 109’UNCU SIRADA 
Kuzey Kıbrıs’ın rekabet gücünün, 2017 yılı son çeyreğinde yapılan yönetici görüşleri anketi ve yayınlanmış verileriyle hesaplandığı belirtilen raporda, Kuzey Kıbrıs rekabet edebilirlik puanının 7 üzerinden 3.77 olarak hesaplandığı ve bu puanla Kuzey Kıbrıs’ın 137 ülke içerisinde 109’uncu sırada yerini aldığı açıklandı.

“ADETA YERİNDE SAYAR GİBİ…”
Geçen yıla göre 0.07 daha fazla puan alan Kuzey Kıbrıs’ın, Küresel Rekabet Edebilirlik (KRE) sıralamasında 5 sıra birden ilerlediği, son on yıllık dönem değerlendirildiğinde Kuzey Kıbrıs’ın ülke puanı yüzde on dolaylarında artsa da KRE sıralamasında 100 ile 120’nci arasında seyrettiği kaydedilen raporda, “Bu da KKTC’nin rekabet edebilirliğini diğer ülkelere göre yeterince geliştiremediği için son on yılı adeta yerinde sayar gibi geçirmiştir” ifadeleri yer aldı.
Rapora göre, İsviçre 5,86 puanla geçen yıl olduğu gibi birinci sırayı korurken, geçen yılın 3’üncüsü olan ABD gelişme göstererek Singapur’u da geride bırakarak 2’nci oldu. Hollanda ve Almanya 5’inci ve 6’ncı sıralarını korurken, Hong Kong önemli bir gelişme göstererek 9’uncu sıradan 6’ncı sıraya yükseldi. İlk 10 sırayı toplamda 6 Avrupa ülkesi (5’i AB üyesi), ABD ve Uzak Doğu’dan Singapur, Hong Kong ve Japonya aldı.

“TÜRKİYE 53, KRİZİ HIZLI ATLATAN GÜNEY KIBRIS 64’ÜNCÜ...”
KKTC’nin en büyük ekonomik ortağı durumundaki Türkiye geçen yıla göre iki sıra yükselerek 53’üncü oldu.  
Raporda, “Çarpık bir ekonomik etkileşim içerisinde olduğumuz  Güney Kıbrıs’ın, yaşadığı ekonomik krizi hızlı bir şekilde atlatması göstergelere de yansımıştır. Son yılda 19 sıra birden yükselerek 64’üncü sırada yerini almıştır ve hızlıca kriz öncesi bulunduğu 40’lara doğru yanaşmaktadır. Küresel finansal kriz sonrası baş gösteren ekonomik sorunlarına çözümler üretmekte zorlanan Yunanistan, geçen seneye göre 1 sıra daha gerileyerek 87’nci sırada yer bulmuştur” denildi.
Kuzey Kıbrıs’ın rekabet edebilirlik üç bileşeninin “temel gereksinimler, etkinlik artırıcılar ve inovasyon ve gelişmişlik” faktörlerinin son on yıllık görünümü incelendiğinde, en yüksek puanı temel gereksinimlerin aldığı ve bunun ülke toplam rekabet edebilirlik puanı olan 3.77’den daha yüksek olduğunun görüldüğü ifade edilen raporda, bu ana bileşeni “etkinlik artırıcılar” bileşeninin takip ettiği belirtildi.
Raporda, Kuzey Kıbrıs’ın gelişim aşamasında olduğu “etkinlik artırıcılar” bileşeninin puanı, ülke toplam rekabet edebilirlik puanının civarlarında, yani 3-3.50 arasında olduğu; inovasyon ve gelişmişlik faktörleri ana başlığının ise en düşük puanla, Kuzey Kıbrıs’ta yeniliğin ve inovasyonun yetersiz olduğunu net bir şekilde ortaya koyduğu kaydedildi.
KKTC rekabet edebilirlik bileşenlerinin diğer ekonomilere göre yeterince gelişme gösteremediği saptaması yer alan raporda şöyle denildi:
“Rekabet edebilirlik on iki başlık altında değerlendirildiğinde toplam beş başlıkta kötüleşme beş başlıkta iyileşme ve iki başlıkta da ülke sıralamasında değişme olmamıştır. 
Ülkenin ilerleyebilmesi için kurumsallaşma, güçlü altyapı, istikrar ile sağlıklı işgücüne ihtiyaç vardır. Bu bağlamda KKTC için özellikle kurumların güçlendirilmesi ve altyapının iyileştirilmesi öncelikli politikalar arasında yer almalıdır. Etkinlik artırıcılar başlıklarında en kötü alt başlık piyasa büyüklüğüdür. Piyasa büyüklüğünden sonra en kötü sırada olan işgücü piyasası etkinliği işverenler açısından ücretlerin belirlenmesinde esnekliğin düşük olduğu, işe alma ve çıkarma yanında maaş ve üretkenlik ilişkisinin düşük olması belirtilmektedir. İşletmeler için iş yaparken karşılaştıkları en problemli faktörler arasında yetersiz eğitimli işgücü de yer almaktadır. Bu tespitler aslında Kuzey Kıbrıs işgücü piyasasında uyuşmazlık sorunu olduğunu işaret etmektedir. Bu konu detaylı bir şekilde tema çalışmamızda incelenmiştir. Rekabet edebilirlik çalışmasında Kuzey Kıbrıs için öne çıkan en büyük ikinci sorun işletmelerin gelişmişliğidir. Tamamen yönetici görüşleri anketi verilerine dayanılarak hazırlanan bu bölümde işletme yöneticileri aslında kendileri ile ilgili olan bu bölüme çok düşük puanlar vermişlerdir. Kuzey Kıbrıs’ın gelişiminin özel sektörün büyümesiyle başarılabileceği düşünülürse, işletmelerin bunu sağlayabilecek gelişmişlikte olmaları gerekecektir.”
Performans karşılaştırması yapılan Bulgaristan ve Sırbistan’ın son on yılda en belirgin gelişim gösteren ekonomiler olduğu ve rekabet edebilirliklerini kayda değer oranda artırdıkları; Güney Kıbrıs’ın, küresel finansal kriz nedeniyle yaşadığı ekonomik sorunları gerekli reformları yerine getirerek 3 yıl gibi bir süre içerisinde toparlayarak pozitif büyüme ve rekabet edebilirlikte son yılda 19 sıra birden yükselerek 64’üncü sırada yerini aldığı kaydedildi. Raporda, Türkiye’nin de son on yılda istikrarlı gelişerek 53’üncü sırayı aldığı; Kuzey Kıbrıs’ın rekabet edebilirliğinin karşılaştırılan ülkelere göre çok daha kötü durumda olduğu değerlendirmesi yer aldı ve “Özellikle ekonomik etkileşim içerisinde olduğu Türkiye ve Güney Kıbrıs ile rekabet etmesi zor olacaktır” denildi.
Etkinlik odaklı gelişim aşamasında olan ve gelişimi ancak mal ve hizmet kapasitesini geliştirmede olduğu düşünülürse Kuzey Kıbrıs’ın bölgesel olarak da rekabet avantajı olmadığının ortaya çıktığı belirtilen raporda, “İşin daha da kötüsü, son on yıldır, ülkenin rekabet edebilirliğinde belirgin bir gelişme olmamıştır. Bu da aslında Kuzey Kıbrıs’ın gerekli reformları yerine getiremediğini, gelişim için değişimi başaramadığını işaret etmektedir” ifadeleri yer aldı.

“KİŞİ BAŞINA GELİRDE DE SON ON YILDA GELİŞME OLMADI… TUZAKTAN KURTULMAK GEREK”
Kuzey Kıbrıs’ın, ülke sıralamasında iyileşme olmadığı gibi kişi başı gelirde de son on yıldır bir gelişme olmadığı ve rakamın 13-15 bin ABD doları civarında seyrettiği belirtilen raporda, bunun Kuzey Kıbrıs’ın rekabet edebilirlik gücünü artıramayan “orta gelir tuzağında” bir ülke olduğunu gösterdiği kaydedildi; “Toplumun yaşam kalitesini, hayat standartlarını yükseltmek için bu tuzaktan kurtulması gerekmektedir” denildi.
Orta gelir tuzağından kurtulmak için rekabet edebilirlik çalışmasının tespitlerinin dikkate alınması gerektiğine işaret edilen raporda, hükümet edenlerin içselleştirilmiş ve üzerinde hemfikir olunan bir ekonomik vizyona ihtiyacı olduğu belirtildi. Raporda bu konuda şu değerlendirme yer aldı:
“Bu ekonomik vizyon kapsamlı ve sürdürülebilir büyüme sağlayacak, sosyal devlet anlayışını destekleyen, orta sınıfı güçlendirecek anlayışa sahip olmalıdır. Özellikle katma değeri yüksek üretimi sağlamak için yenilikçi, gelişmelere kolay adapte olan, rekabetçi bilgi ekonomilerine dayalı, ihracat odaklı ekonomi modeli üzerine yoğunlaşılmalıdır. Hizmetler sektörü ağırlıklı öncü sektörlerle (turizm, yükseköğretim), tarım ve hafif imalat sanayi tamamlayıcı nitelikte ve öncü sektörleri besleyecek yapıda olmalıdır. Bunların başarılması için etkin bir ekonomi yönetimine ihtiyaç vardır. Siyasi irade ve içselleştirilmiş vizyon, güçlü kurumlar ve ilgili paydaşların etkin katılımıyla sürecin sürdürülebilir ve kalıcı olması Kıbrıslı Türkleri orta gelir tuzağından kurtarabilecektir.”

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.