banner107
banner82
banner147

Dünya para ve borsa piyasasında durum ne?

banner27

Dünya para ve borsa piyasasında durum ne?

banner192

Kıbrıs İtisat Bankası Hazine Bölümü Grup Müdürü Emre Değirmencioğlu, günlük para ve borsa piyasalarıyla ilgili olarak değerlendirmelerini sizlerle paylaşıyoruz. İşte Emre Değirmencioğlu'nun bugünkü değerlendirmeleri:

  • Son dönemlerde yükseliş eğiliminde olan ABD 10 yıllık tahvil faizi, dün % 2,72 seviyesine dayanarak yaklaşık son dört yılın zirvesine yükseldi 
  • Bir tarafta güçlü dolar talep eden Trump, diğer tarafta güçlenen ABD Doları’nın piyasa faiziAmerikan Dolarında değer kaybını yavaşlattı 
  • EUR/USD paritesi 1,2540 seviyesinde 1,2350’ye gerilerken; son dönemlerde adeta şaha kalkan Sterlin’de kazanımlarını törpüleyerek 1,4030 seviyesine geriledi 
  • ABD tahvil faizleri ile yüksek korelasyona sahip gelişmekte olan ülke para birimleri, dün günü değer kayıpları ile tamamladı 
  • USD/TL kuru gerek artan jeopolitik riskler, gerekse ABD tahvil faizlerinde yükselişten rahatsız oldu 
  • Küçük bir coğrafyaya doluşan dünyanın topu tüfeği jeopolitik risk algısınıtırmandırıyor. ABD ve Rus uçaklarının Karadeniz üzerinde karşılaştıkları haberini okuyoruz 
  • İdlip’te devam eden tansiyon ve bölgedeki yansımalarını takip ederken gözümüzü Soçi’de yapılacak Suriye Zirvesine çevireceğiz 
  • Makroekonomik cephede ise Euro Bölgesi büyümesiAlmanya TÜFE enflasyonuve ABD konut fiyatları izlenecek 
  • Türkiye cephesinde ise TCMB'nin Enflasyon Raporu önem arz ediyor 
  • Piyasaları uzun bir süredir domine eden iyimserlik yavaş yavaş yerini kar satışlarına terk ediyor 


Küresel rezervlerin üçte ikisinin dolar, dünyada gerçekleşen gayri nakdi kredi işlemlerinin % 77’si yine dolar üzerinden olduğu düşünülürse, ister istemez bültenimize, bizler de, sıklıkla, ABD’de ile olan ilişkiler veya ABD ekonomisindeki gelişmelerin küresel ekonomi üzerindeki yansımalarına yer vermek durumunda kalıyoruz. Amerikan tahvil faizlerindeki yükselişe, son dönemlerde dikkat çekiyorduk. Özellikle, Başkanı Trump’ın geçen hafta Davos’ta güçlü Dolar istiyorum minvalindeki çıkışı, ABD dolarında erimeyi durdurduğu gibi, ABD dolarının piyasa faizini de yukarıya çekti. Öyle ki, gösterge olarak takip edilen ya da risksiz faizi oranı olarak kabul edilen ABD 10 yıllık tahvil faizinin getirisi dün % 2,72 seviyesine yükselerek neredeyse son 4 yılın zirvesine geldi. Lakin, ABD doları satıp farklı enstrümanlara yönelen piyasalarda (getiri arayışı, risk iştahı), ABD dolarının değerini gösteren Dolar endeksinde değerlenme ise sınırlı kaldı. Piyasalarda halen daha risk iştahının güçlü seyrinin devam ettiğini görmekle birlikte, kar satışları için sinyallerin çoğalmaya başladığını da not etmek gerekiyor. Bu minvalde EUR/USD paritesi 1,2540 seviyesinden 1,2350’ye kadar gerilerken, son dönemlerde şaha kalkan ve yumuşak Brexit’i fiyatlayan İngiliz Sterlini, soluksuz yükselişi ardından kar satışları ve dolar kuvvetlenmesi ile 1,40 seviyelerinin diplerine kadar geriledi. Elbette, ABD tahvil faizlerinde yükselişin devam etmesi, özellikle dış kaynak ihtiyacı içinde olan gelişmekte olan ülke para birimlerini rahatsız edecektir. Öyle ki, ABD 10 yıllık tahvil faizi üzerine belli bir spread ile borçlanan gelişmekte olan ülkeler, ABD tahvil faizlerinin yükselişine karşı daha fazla faiz vermek durumunda kalacaklar ki böyle bir durum faiz yükünün de artması, borçlanma koşullarının ağırlaşması anlamını taşıyacaktır. ABD tahvil faizlerinde yükselişin arkasında yatan enflasyon beklentileri, kıpırdayan büyüme, vergi reformuna paralel ABD Hazine’sinin daha fazla borçlanacağı beklentisi ve her ne kadar yalanlansa da, piyasalarda iz bırakan Çin’in taşıdığı ABD tahvil stokunu azaltacağı beklentisi. FED’in faiz projeksiyonuna paralel ABD tahvil faizlerinin mevcut seyrinin bile düşük kaldığını ve bu hareketin devamının gelebilme ihtimalini göz ardı etmediğimizi not düşmek isteriz.

Son dönemlerde bu bültenlerin değişilmezi olan “rekor kırdı” yönünde başlıkların yerini bu sabah Asya piyasalarında % 1’in üzerinde düşüşlerin aldığını görüyoruz. Bu bakış açısı ile, ABD tahvil faizlerinin yükselmeye devam etmesi, piyasalarda var olan risk iştahını da törpülemeye başladığını görüyoruz. Aslan eğer yuvasından çıktıysa, yani, ABD Dolarının piyasa faizleri yükselmeye devam edecekse, devasa büyüklükte pozisyon ve portföylerin üzerinde oturan piyasa oyuncularının uykularının kaçmasını çok da yadırgamamak gerekiyor. Bu hareketin (tahvil faizlerinde yükseliş) bir ihlal olması durumunda, son günlerdeki hareketin geçici olduğunu ve sınırlı kar satışları ile sonuçlanacağını; aksi bir durumda ise (biz bu fikre daha yakınız) tedirgin seyrin devam etme ihtimalini göz ardı etmiyoruz.

Bugünün makroekonomik takviminde Euro Bölgesi büyümesi, Almanya TÜFE enflasyonu ve günün ikinci yarısında açıklanacak ABD konut fiyatları takip edilebilir. Türkiye cephesinde ise TCMB'nin Enflasyon Raporu takip edilecek. Başkan Çetinkaya’nın ağzından gelişmeleri dinleme fırsatı bulacağız. Jeopolitik risklere ışık tutacak ve Soçi'de başlayacak Suriye Zirvesi de piyasaların merceğinde bulunuyor. Bültenimizin tonundan da anlaşılacağı üzere, ABD tahvil faizlerinde yükseliş piyasalarda rahatsızlık yaratmaya başladı. Risk iştahı bitiyor tarzında bir duruşumuz olmasa da, kar satışlarının genele kademi bir şekilde yayılabileceğini düşünüyoruz.

USD/TL kuru ile ABD tahvil faizleri arasından kuvvetli ilişki var
 
Aşağıdaki grafikten de görülebileceği üzere, Kasım - Aralık aylarında TL olumsuz ayrışmış, sonra bu olumsuzluğu düzeltmişti. Şimdi ise aşağıda renkli daireden de görüleceği üzere, olumlu ayrışıyor (mavi). Kurun yükselerek,  tahvil faizleri ile korelasyonu yeniden (sarı) yakalayabileceğini düşünüyoruz. USD/TRY kuru ile Dolar’ın piyasa faizi arasında ciddi bir korelasyon olduğundan hareketle, ABD tahvil faizlerindeki yükselişin kuru da yukarı çekebileceğini düşünüyoruz.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.