banner107
banner82
banner147

“Çocuğu rüşvetçi yetiştirmeyin”

banner27

Montessori eğitimcisi Emel Çakıroğlu Wilbrandt velileri uyardı: “Çocuklar aptal küçükler değildir. ‘Yemek yersen sana şeker vereceğim’ gibi cümlelerle çocuğu rüşvetçi yetiştirmeyin, kararlı ve sakin olun”

“Çocuğu rüşvetçi yetiştirmeyin”

banner192

Montessori alanında çok önemli bir yere ve bilgiye sahip olan Emel Çakıroğlu Wilbrandt, Lefkoşa Montessori Okulu’nda önceki gün “Montessori Eğitim Sistemi ve Uygulamaları”, “Montessori Eğitim Sisteminde Veli ve Öğretmenin Rolü” üzerine velilere yönelik seminer verdi.

Emel Çakıroğlu Wilbrandt, seminerde Montessori eğitim sistemini anlattı, Montessori eğitiminin çocuğa ne gibi kazanımlar sağladığı hakkında bilgi verdi. Montessori okullarının geleneksel okullardan farkı hakkında da bilgi paylaşımında bulunan Emel Çakıroğlu Wilbrandt, Montessori eğitim sisteminde veli ve öğretmenin rolüne dikkat çekti. Çakıroğlu Wilbrandt, ardından velilerin sorularını yanıtladı. Seminere, okul öğretmenleri, öğrencileri ve velilerinin yanı sıra, Kıbrıs Montessori Okulları Eğitim Koordinatörü Hatice Düzgün de katıldı.

 Emel Çakıroğlu Wilbrandt, Montessori eğitim sisteminin temellerini çocuktan yola çıkarak geliştirdiğini belirterek, Montessori eğitiminin İtalya’nın ilk kadın doktoru olan Dr. Maria Montessori tarafından geliştirilen bir eğitim sitemi olduğunu söyledi. Çakıroğlu Wilbrandt, Maria Montessori’nin çocukları gözlemleme sonucu onların ödüllerden, cezalardan, programlanmış eğitimden, oyuncaklardan, şekerlemelerden, öğretmen masasından, toplu derslerden hoşlanmadıklarını fark ettiğini, çocukların; özgür seçimden, hatalarını kendileri düzeltmekten, hareket etmekten, sessizlikten, sosyal ilişkileri kendilerinin kurmasından, çevrenin düzenli ve temiz olmasından, özgür faaliyete dayalı bir disiplinden, alıştırmaların tekrarından hoşlandıklarını saptadığını anlattı. Montessori eğitim sisteminin çocuğa neler kazandırdığı hakkında da bilgi veren Çakıroğlu Wilbrandt, Montessori eğitimi ile çocuğun kendisi ve çevresi konusunda farkındalık kazandığını, kendi gücünün sınırlarını, güçlü ve zayıf yanlarını tanıdığını, çocuğun kendi bireysel beceri ve ilgi alanında kendi hızıyla geliştiğini, çocuğun kimseyle kıyaslanmadığı için sadece kendisini geliştirdiğini, çalışma isteğini ve zevkini geliştirdiğini, üretken olduğunu, çalışmalarda denetim, başarılarında bir ödül beklemediğini, toplumsal bir varlık olduğunu, kaygılarını en doğru şekilde dışa vurmayı öğrendiğini, özgüveninin ve sorumluluk duygusunun geliştiğini, iç disiplininin geliştiğini, kendisine birlikte yaşadığı insanlara ve çevresindeki eşyalara saygılı davrandığını problemlerin üstesinden gelmeyi öğrendiğini ifade etti.

“ANNA FRANK BİR MONTESSORİ ÖĞRENCİSİYDİ”

Emel Çakıroğlu Wilbrandt, Montessori eğitiminin geleneksel eğitimden farkını anlatırken Anna Frank örneğini verdi. Emel Çakıroğlu Wilbrandt, Hollanda'nın Nazilerce işgali sırasında ailesiyle birlikte saklanan Anna Frank’ın günlük tuttuğunu, Frank'ın bu günlüğünün çok sonra 60 dile çevrilerek binlerce adet basıldığını ve o dönem en çok satanlar listesine girdiğini söyledi. Çakıroğlu Wilbrandt, Anna Frank’ın bir Montessori öğrencisi olduğunu sözlerine ekledi. Emel Çakıroğlu Wilbrandt, bol oyuncakla ve şımartılarak büyütülmüş, egosu şişirilmiş çocukların ilkokula başladığında sorun yaşayabileceklerini, buna karşın sağlam karakterli, incinmemiş çocukların ise hayata daha hazır başladığını söyledi. Bu bağlamda Montessori eğitim sisteminin çocuğu travmasız hayata hazırlayan bir sistem olduğunu ifade eden Çakıroğlu Wilbrandt, Montessori okullarından başka okullara geçişte eğitim pratiğinin uygulanması açısından problemlerin ortaya çıkmadığını kaydetti. Emel Çakıroğlu Wilbrandt, Montessori okullarından çıkan çocukların, müfredatta belirlenen bilgileri edindiklerini, hatta çok sayıda artı tecrübelere sahip olduklarını, bireysel çalışma, arkadaşla çalışma, grup çalışmaları, serbest çalışmalar ve sınıf çalışmaları gibi muhtelif ders biçimlerine alışık olduklarını anlattı. Montessori okullarından çıkan çocukların ayrıca çalışma ve öğrenme zihniyetlerinin çok iyi gelişmiş durumda olduğunu söyleyen Emel Çakıroğlu Wilbrandt, “Çevre çocuklara kendi başlarına araştırma ve öğrenme olanağı sağladığı için öğrenmeyi öğrenmişlerdir. Sadece Montessori okullarından alışmış oldukları özel atmosfer olmadığından dolayı kısa süreli geçiş problemleri yaşayabilirler” diye konuştu.

“ÖĞRETMENİN İŞİ GÖZLEM YAPMAK”

Emel Çakıroğlu Wilbrandt, Montessori eğitim sisteminde öğretmenin rolüne dikkat çekti. Montessori sisteminde öğretmenin, alışılmış “öğreten” rolünden farklı bir konumda olduğunu kaydeden Çakıroğlu Wilbrandt, Montessori eğitiminde öğretmenin işinin gözlem yapmak ve çocuğun ihtiyacı olduğu zaman ona doğru malzemeyi sunmak olduğunu söyledi. Montessori öğretmenlerinin hoşgörü sahibi olduğunu, çocuğun yanlışlarının onun öğrenmelerinin bir parçası olduğunu bildiğini ve çocuğun yanlış yapmasına müsaade edecek kadar sabırlı kişiler olduğunu kaydetti.

Montessori eğitim sisteminde anne ve babaların rolünün de çok önemli olduğunu kaydeden Emel Çakıroğlu Wilbrandt, anne babaların birçoğunun farkında olmayarak da olsa aslında kendi doğrularını ve seçeneklerini onlara kabul ettirmeye çalıştıklarını söyledi. “Çocuklar aptal küçükler değildir” diyen Çakıroğlu Wilbrandt, anne babalara, çocuğunuzun da bir birey olduğunu ve çocukların çok zeki olduklarını, özellikle 0-6 yaş döneminde zekalarının bir sünger gibi emici bir yapıda olduğunu unutmayın, hoşgörülü, sabırlı olun, ‘Yemek yersen sana şeker vereceğim’ gibi cümlelerle çocuğu rüşvetçi yetiştirmeyin, kararlı ve sakin olun”, kıyaslamayın, aşağılamayın, ödüllendirmeyin, cezalandırmayın, çocuğuna sınırlar içerisinde özgürlük tanıyın” çocuklarınızı övmeyin görün, onunla ilgili bir şey paylaşmak istediğinizde iznini alın, onların ihtiyaçlarını giderecek kadar bilgi verin, çocuğunuz ile vakit geçirirken telefonlarınızı ve televizyonu kapatın” önerilerinde bulundu.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.