banner107
banner82

Deliliğin Sınırında 2


Uz. Öztül ÖZERDEM

Uz. Öztül ÖZERDEM

Okunma 13 Haziran 2015, 21:48

Wilhelm Reicha göre ‘insanın içindeki yaşamı temsil eden şeyi yani yaşam gücünü korumak elimizde kalan tek umuttur. Bunun için özen gösterilirse siyasetteki sorunlar da çözümlenebilir hale gelecektir. Bu bağlamda Reich insanları iki kategoriye ayırmaktadır. Bunlar doğal ve bozulmamış birey ile vebalı birey şeklinde ele alınmaktadır. Ona göre; ‘vebalı birey bütün insanların yalan söylediğine, çalıp çırptığına inanmakta, başkalarını dolandırmakta ve üstünlüğü ele geçirme çabası içinde çırpınmaktadır. ‘Doğal bozulmamış birey ise bütün insanların doğal olduğuna inanmakta ve ona göre davranış sergilemektedir. Kişilerarası ilişkilerinde sevecen ve saftır. Doğal, yardımsever ve özverilidir. Kuşku duygusunda uzaktır ve bunun sonucu olarak da içinde bulunduğumuz koşullarda, tehlike ile karşı karşıyadır. Vebalı bireye elini uzatsa kolunu kaptıracaktır. İhanete uğrayacaktır. Doğal ve bozulmamış birey bir türlü inanamamaktadır vebalı birey neden böyle davranmaktadır diye.

Ben bu kategoriye kendimce bir yenisini ekliyorum ‘aradaki birey. Bizde bunlardan çok var. Aradaki bireyin bana göre özellikleri ‘ kendini bulamamış, ne istediğini net olarak bilmeyen, karar verme güçlüğü bulunan, dış etkilere ve yönlendirmelere açık, gücünü yadsıyan ve gücünü dışarıdan alan, rüzgarın estiği yöne savrulan insandır. Benim bakış açıma göre ise bu grup en tehlikeli olandır ve toplumların kaderini ne yazık ki belirleyenlerdir. Çünkü Reichın tanımladığı vebalı bireye kendini kullandırtan, kendini ve yaşamı sorgulamaktan aciz bu insandır. Korkaktır ve güce göre eğilim göstermektedir. Yaşamın anlam ve amacı bana dokunmayan yılan bin yaşasın şeklindedir.  

İranlı islam alimi, filozofu El-Gazali de şöyle demektedir: “Beden kalbin ülkesidir. Kalp ahiret için yaratılmıştır. Allahı tanımak onun yarattıklarını bilmektir. İnsanın batınında olan sıffatların bazısı genel hayvanlara, bazısı yırtıcı hayvanlara, bazısı şeytanlara ve bazısı da meleklere aittir. İnsanın doğru yolu bulması için bunların hangisinden olduğunun farkına varması gerekir. Çünkü bu sıffatların herbirinin gıdası da farklıdır. Hayvan gıdası; yemek, uyumak, çiftleşmektir. Yırtıcı hayvanların gıdası; parçalamak, saldırmak ve öldürmektir. Şeytanların gıdası; aldatmak, hile ve kötülük yapmaktır. Meleklerin gıdası ise Allahın cemalini müşahade etmektir.” El-Gazali şöyle devam eder ‘kendini öfkeden, şehvetten, hırstan kurtar ve bu hayvan sıffatlarının sende niçin yaratıldığını anlamaya çalış. Ne de güzel söylemiş yüzyıllar öncesinde El- Gazali. Ona göre “bir insan kendi isteklerine düşkünlük, tamahkarlık, huysuzluk, başkalarına saldırma eğilimi gösteriyorsa insan değildir.”

Maslow da ihtiyaçlar hiyerarşisinde insanın fizyolojik ve psikolojik gereksinimlerinden bahseder. Fizyolojik gereksinimlerin ilk basamağı açlık, susuzluk, cinsellik, uyku gibi gereksinimlerden oluşurken ikinci basamakta güvenlik gereksinimi vardır. Bunların tatmini bizi psikolojik gereksinimlerimizi karşılamaya yöneltecektir. Psikolojik gereksinimlerimiz  ait olma, sevgi, saygı, zihinsel, estetik ihtiyaçlarımızla devam etmektedir. Gelişim süreklidir. İnsan yaşamı hep kendini gerçekleştirmeye, potansiyellerini keşfetmeye yönelik olarak devam eder ve bu hiç bitmez.

Sözün özü: Birçok yazar, düşünür, kuramcı, inanç sistemleri insanın doğasını anlamaya ve kendi bakış açısından anlatmaya çalışmaktadır.

Yaşam denilen oluşum yemek yemekten, uyumaktan, ev sahibi olmaktan, aile kurmaktan fazlasıdır. Bireyselleşme ve sosyalleşme çerçevesinde insan bir taraftan dışındaki dünyayı tanımaya çalışırken bir diğer taraftan da kendi içindekini, yeteneklerini anlamaya ve kendini takdir etmeye başlamaktadır.   

İnsanın kendi yaşamını özgür iradesi ile seçme ve bunun sorumluluğunu üzerine alma, kendi aklını, kendi yüreğini dinleyerek yaşama katılma hakkı vardır. İnsan kendine duyduğu saygı ve kendiyle yüzleşme cesaretinin sonucu olarak gelişeceltir. 

 

Devam edecek…  

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.