banner107
banner69

Bu eser hepimizindir


M. Erol EKENLEROĞLU

M. Erol EKENLEROĞLU

Okunma 27 Kasım 2017, 09:54

“KKTC’nin ilanı halkın kararıdır. Bu karar insanım diyen ve insanca yaşamak isteyen herkesin her şeyi göze alarak ulaşabileceği şerefli bir karardır.KKTC, Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve mücadele bağlamında Dr.Fazıl Küçük’ün attığı temel üzerine kurulmuştur. Bugünkü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Dr.Fazıl Küçük’ün eseridir.” Rauf R. Denktaş 15 Kasım 1983

“Meclis gurur verici bir davranışı ve şerefli bir görevi yerine getirmiştir. “ Halkın Sesi Gazetesi 16 Kasım 1983 S.4

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 34. Kuruluş yıldönümünü 15 Kasım 2017 tarihinde coşku ve heyecanla hep birlikte kutladık. Geriye doğru baktığımızda sonsuza dek yaşayacak Cumhuriyeti’mizi, kuruluş yılından beri ortadan kaldırmak için, Rum’ların yaptığı çalışmaları ve bunları destekleyen AB başta olmak üzere emperyalist ülkelerin gayretlerini görmekteyiz. Gözümüzün önünde gelişen bu davranışların önünü bir türlü kesemediğimiz de bir gerçek olarak önümüzde durmaktadır. Cumhuriyet’lerini sonsuza dek yaşatmak için Kıbrıs Türk’lerinin mücadelesi ve çalışmaları da büyük bir azimle devam etmektedir.

Yaptığımız bu mücadelenin önemini herkesin anlayabilmesi içinde Cumhuriyet’imizin kuruluşundan önce ilan edilen Bağımsızlık Bildirisi’nden önemli olan bazı bölümleri sizlere aktarmak,bu bağlamda da gençlerimizi düşünmeye davet etmek ve o günlerdeki halkımızın heyecanını tekrar büyük bir coşkuyla gençlerimizin de yaşamalarını sağlamak istiyorum.

Kıbrıs Türk Federe Devleti Meclisi, 15 Kasım 1983 günü sabah saat:08.55’de birinci olağanüstü birleşimde KKTC’nin Kuruluş ve Bağımsızlık Bildirgelerini oy birliği ile onaylayarak tüm Dünya’ya ilan etmiştir. Meclis Başkanı Nejat Konuk “Bu tarihi birleşimin topluma hayırlı olmasını diliyorum. Biliyorsunuz ki senelerden beri toplumumuzun ve halkımızın sürdürmekte olduğu ulusal bağımsızlık ve özgürlük savaşı bir çok aşamalardan geçerek şu kritik döneme gelmiştir. Sayın Devlet Başkanı, son politik gelişmeler ve halkımızın kendi kaderini tayin etme konusundaki değerlendirmelerini Genel Kurul’a sunmak için olağanüstü birleşime gerek görmüşlerdir” diyerek açılışı yapmış, Devlet Başkanı Rauf R. Denktaş’a söz hakkı vermiştir. KKTC’nin Bağımsızlık Bildirisi, KKTC’nin ilanının birden bire ortaya çıkmadığını, uzun süre bir tarihi sürecin sonunda ortaya çıktığını kanıtlamaktadır. Bağımsızlık Bildirisi 24 maddeden oluşmaktadır. Tamamını okumak gerekmektedir. Ben önemli olan maddeleri özet olarak sizlere aktaracağım. Tamamını Kıbrıs Türk Kültür Derneği yayını Filiz Köksal’ın Türk Basınında KKTC’nin Kuruluşu adlı kitabı 560. Sayfasında okuyabilirsiniz. (1)

Devlet Başkanı Rauf R. Denktaş “Kıbrıs’ta 20 yıldan beri vukuu bulan gelişmeler ve bu gelişmelerin bugün ulaştığı nokta bazı gerçeklerin dünya kamuoyu önünde açıkça söylenmesini zorunlu hale getirmiştir. Yeryüzünde barışın ve temel insan haklarının egemen olmasını isteyen, insanlar arasında ırk, milli menşei, din ve dini inanç yüzünden ayırım gözetilmesini reddeden, sömürgeciliğe ve ırkçılığa karşı olan herkesin bu gerçekleri önyargılardan uzak şekilde değerlendirmesini bekliyoruz” diyerek Bağımsızlık Bildirgesini okumaya devam etmiştir.

1-Kıbrıs Cumhuriyeti, Kıbrıs Türk Halkı ile Kıbrıs Rum Halkı’nın ortaklığına dayalı bir devlet olarak kurulmuştur. İki milli toplumun anlaşması sureti ile kurulmuş bu ortak Cumhuriyeti, Kıbrıs Rum Yönetimi, 1963’den başlayarak yıkmış ve yok etmiştir. Yasama, Yürütme ve Yargı Organları, en büyüğünden en küçüğüne kadar bütün devlet kadroları Kıbrıs Rum’ları tarafından zapt ve işgal edilerek, devletin ortak kurucusu olan iki milli toplumdan yalnız birinin tekeline alınmıştır.

2-(özetle yazılmıştır) Ortaklık devleti karakteri Kıbrıs Rum yöneticileri tarafından yok edilen Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Yasama Meclisi’nde 1964’den beri bir tek Türk üye yoktur. Yalnız Kıbrıs Rum’larının seçtiği ve yalnız Kıbrıs Rum’larının seçildiği bir temsilciler meclisi, iki ortaklığa dayalı bir ortaklık devletinin parlamentosu olamaz.

8-(özetle yazılmıştır) Kıbrıs Cumhuriyeti’nin bütçesinden bir kuruş bile Kıbrıs Türk’leri için sarf edilmez. Kıbrıs Rum yönetimi Kıbrıs Türk’lerine karşı devlet olmanın gerektirdiği hiçbir kamu hizmetini yerine getirmez. Hal buki bütün kamu kuruluş ve tesisleri Türk Halkı’nında katkıları ile kurulmuş olup her iki mili toplumun ortak malıdır. Geçmişte Kıbrıs Rum yönetimi Rum köylerine elektrik ve su verirken hemen yakınındaki Kıbrıs Türk Köylerini elektriksiz ve susuz bırakmaya çalışmıştır. Devlet televizyonunda ilk okul çağındaki Rum çocuklarına hitaben Kıbrıs Türk’lerinin “Milli Düşman” olduğu söylenmiştir. Kıbrıs Türk Halkı’nı kendi yönetimini kurmaya, kendi bütçesini yapmaya, kendi kamu hizmetlerini düzenlemeye mecbur eden işte Rum yönetiminin bu düşmanca ve ayrımcı tutumudur.

14-(özetle yazılmıştır) 2 Ağustos 1975’te yapılan “Viyana Antlaşması’nın sağladığı imkanı kullanarak, Kıbrıs Türk Halkı tümü ile Kıbrıs’ın Kuzey kesiminde toplanmıştır. Bu halk bir arada yaşamaya kararlıdır; Kendi milli benliğini korumaya, kendi kendini demokratik şekilde yönetmeye ve Kıbrıs Rum Halkı ile bütün konuları eşit şartlarla müzakere edip adil ve barışçıl çözümlere bağlamaya kararlıdır.

17-(özetle yazılmıştır) Özellikle son zamanlarda Kıbrıs Rum Yöneticilerine egemen olan tutum; Federal Devlet ve Kurucu Ortaklık anlayışı ile bağdaşmayan geçmişin acı deneyimlerini değerlendirmeyen, Kıbrıs Türk Halkı’na kendi kesiminde güven içinde özgürce yaşamak hakkını tanımak istemeyen ve daha önce üzerinde anlaşmaya varılmış temel noktaları  bile ortadan kaldırma amacı güden olumsuz bir tutumdur. Bu durumda Kıbrıs Türk Halkı kendi geleceği üzerinde yeniden düşünme zorunluluğunu duymuştur.

20-(özetle yazılmıştır) Hiç kimse Kıbrıs Türk Halkı’nın “Her halk kendi siyasi statüsünü serbestçe tayin eder, kendi iktisadi, sosyal ve kültürel gelişmesi yolunda serbestçe çaba gösterir” kuralından vazgeçmesini isteyemez. Kıbrıs Türk Halkı inanmaktadır ki hür ve bağımsız yaşamak Kıbrıs Rum’ları kadar Kıbrıs Türk Halkı’nın da hakkıdır.

23-(özetle yazılmıştır) Yine bu tarihi günde KKTC’nin; a)Birleşmiş Milletler ilkelerine bağlılığını             b) Bağlantısızlık dışında bir dış politika izlemeyeceğini, e) Tesis, Garanti ve İttifak Anlaşmalarına bağlı olduğunu f)İslam Ülkeleri, Bağlantısız Ülkeler ve Commonwealth ile kabil olan en yakın bağları ve ilişkileri kurmaya çalışacağını.

Kuzey Kıbrıs’ı Dünya’da, Akdeniz’de ve yakın bölgemizde barışın hüküm sürmesine hizmet edecek, bağımsız ve bağlantısız bir barış huzur bölgesi olarak tutmaya azim ve kararlıyız.

24-Yukarıda belirtilen inançların, gerçeklerin ve zorunlulukların ışığı altında Kıbrıs Türk Halkı’nın meşru, önüne geçilmesi imkansız istek ve iradesine tercüman olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bağımsız olarak bir devlet olarak kurulduğunu dünya ve tarih önünde ilan ediyoruz.

Rauf R. Denktaş’ın Bağımsızlık Bildirisini okumasından hemen sonra bu tarihi günde KKTC’nin kuruluş kararı Kıbrıs Türk Milletvekilleri tarafından oy birliği ile onaylanmış ve imzalanmıştır. Böylece KKTC ilan edilmiştir. Kıbrıs Türk Halkı, 1878 İngiliz işgalinden itibaren özlem duyduğu en büyük arzusunu gerçekleştirmiştir.

Rauf R. Denktaş Halkın Sesi Gazetesi Yazı işleri Müdürü Reşat Akar ile 15 Kasım 1983 tarihinde yaptığı röportajda “Bu karar (KKTC’nin ilanı) halkın kararıdır. Bu karar insanım diyen ve insanca yaşamak isteyen herkesin her şeyi göze alarak ulaşabileceği şerefli bir karardır. KKTC, Kıbrıs Türk Halkı’nın özgürlük ve mücadele bağlamında Dr. Fazıl Küçük’ün attığı temelin üzerine kurulmuştur. “Bugünkü Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Dr. Fazıl Küçük’ün eseridir” demiştir.

Kıbrıs Cumhurbaşkanı muavini, Kıbrıs Türk’lerinin Özgürlük ve Mücadele Lideri Dr. Fazıl Küçük, hasta olmasına rağmen meclisin 15 Kasım 1983 tarihli birleşimini özel locadan izledikten sonra “Ben şahsen, bu son rahatsız günlerimde yeni baştan hayata kavuşmuş oluyorum. Hür ve bağımsız bir toplum olarak yaşayacağız, yeterki her zaman yaptığımız gibi gerekli alanlarda tek bir vücut gibi hareket edelim” demiştir.(2)

Dr. Fazıl Küçük ve Rauf R. Denktaş balkona çıkarak gözyaşları ile halkı birlikte selamlamışlardır.

KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf R. Denktaş’ın KKTC’nin ilanından sonra halka yaptığı konuşmayı da vasiyet olması dileği ile. Gençlerimize hatırlatmak istiyorum.

“Başınız dik, korkusuz yaşayasınız, insan haysiyeti içerisinde yaşayasınız diye ağabeylerinizin vermiş olduğu mücadele bu noktada bitmiş değildir. Görev çok daha iyi koşullar içerisinde sizlere devredilmek üzere yeni bir safhaya gelmiştir. Kendinizi vatanı korumaya, eşitliğinizle Türk toplumu olmakla Türklüğünüzle övünmeye ve vatanı daha güzel yapmak için devamlı suretle birlik ve beraberlik içerisinde çalışmaya, Anavatanımıza layık olmaya ve onunla bağlarımızı daha da güçlendirmeye hazırlayınız. Bu hazırlık içerisinde olunuz. Bu mücadeleyi vermiş olan kahraman, vefakar bir toplumun çocukları olmakla övününüz, sevininiz ve daha güzel bir geleceğin sizden sonra gelenlere devredebilmek için her fedakarlığa katlanacak bir ruh hazırlığı içerisinde olunuz.

Ne mutlu Türk’üm diyene, ne mutlu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Türk çocuklarına. Şimdi bu eser hepimizindir. Dağ başını duman almış, yürüyelim arkadaşlar.”(3)

         

Halkın Sesi Gazetesi, toplanan kalabalığın Erol Öney tarafından çekilen fotoğrafını 16 Kasım 1983’de ilk sayfasında vererek “Kıbrıs Türk halkı tarihinde çok önemli bir olayı daha yaşadı. KKTC’nin ilanını dün sabah öğrenen yurttaşlar meclis binası önünde çok kısa sürede mahşeri bir kalabalık oluşturdu. Cumhuriyet’in ilanı üzerine binlerce yurttaş gözyaşlarına boğuldu” diye yazmıştır. Ayrıca Denktaş’ın, halka yaptığı konuşmayı Halkın Sesi Gazetesi “Adım Adım Bağımsızlık” başlığı altında yayınlamıştır.(4)

KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf R. Denktaş’ın, Bir Devletin Doğuşu kitabında söylediği gibi “Akdeniz’in en önemli adası olan ve adını, tunç çağından beri işletilen bakır yataklarından aldığı söylenen bu topraklarda, ENOSIS’E KARŞI ONURLU BİR SAVAŞ VEREN KIBRIS TÜRK’LERİ BU MÜCADELELERİNİ 15 KASIM 1983 TARİHİNDE İLAN ETTİKLERİ BİR DEVLETDE TAÇLANDIRIRLAR. BU DEVLETİN ADI; KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ OLUR.”

Bizler de Devletimizi sonsuza dek koruyacak ve sonsuza dek yaşaması için mücadele edeceğiz.

Yaşasın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti.

Mutlu, sağlıklı, bilgili ve uyanık olalım.

KAYNAKÇA:

1-KTKD Yayını Filiz Köksal’ın Türk Basınında KKTC’nin kuruluşu adlı kitabı 560. Sayfa

2-KTKD Yayını Filiz Köksal’ın Türk Basınında KKTC’nin kuruluşu adlı kitabı 580-581. Sayfa

3- KTKD Yayını Filiz Köksal’ın Türk Basınında KKTC’nin kuruluşu adlı kitabı 573. Sayfa

4- KTKD Yayını Filiz Köksal’ın Türk Basınında KKTC’nin kuruluşu adlı kitabı 573. Sayfa

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.