banner107
banner82

Batı Trakya Türk halkı örneği varken


Metin FAHRİOĞLU

Metin FAHRİOĞLU

Okunma 25 Şubat 2016, 17:08

 

24 Nisan 2004de  Annan Planına ‘hayır diyen Rumlar,  1 Mayıs   2004de ABne  tam üye olarak kabul edildiler. Bu bakımdan Rumlar açısından ABnin önemi büyüktür.

ABne üye olmayı Enosise eşdeğer olarak gören  Rumlar, şimdilerde olası bir siyasi çözümde AB  normlarının geçerli olacağı  üniter bir devlet ve de tek egemenlik,   tek vatandaşlık , tek uluslararası temsiliyeti içeren bir siyasi çözümü hedefliyorlar.

Büyük güçler, Türkiyenin “ 1959 Anlaşmalarına göre Kıbrıs , Avrupa Birliğine üye olamaz , Türkiye ve Yunanistanın birlikte üye olmadıkları bir kuruluşa giremez” şeklindeki yasal ve siyasi itirazlarını,  Kıbrıs meselesinin 1959-60 anlaşmalarıyla Türk-Yunan dengesi üzerine   kurulduğunu ve bu nedenle bu maddenin  hayati anlamı olduğunu hiçbir zaman  görmek ve anlamak istemediler.

BM ve AB , yıllardan beridir hak ve adalet için mücadele eden  Kıbrıs Türk halkını tek yanlı  verdikleri kararlarla cezalandırmaktadır. Kıbrıs Türk halkı 1963-1974 yılları arasında 11 yıl boyunca yaşadıklarını dile  getirdiği zaman  da “geçmişte yaşamayınız” diyorlar.

Kıbrıs Türk halkı 1959-1960  anlaşmalarıyla elde ettiği hakları korumak için  verdiği mücadelelerle  1974lere gelmiştir. Kıbrıs Türk halkı bu uğurda can vermiştir, kan vermiştir.

1963-1974 arasında Rumlar, Kıbrıs Cumhuriyetinin eşit ortağı olan Kıbrıs Türkünün hak ve statüsünü red ve inkar etmişlerdir.1974 sonrası da Kıbrıs meselesi, 1974de başlayan  bir işgal meselesidir dediler. Şimdi bu savaşı AB yoluyla uluslararası  kuruluşların tek yanlı kararlarıyla sürdürmektedirler.

Avrupa Parlamenterler Meclisinin 29 Temmuz 1974 tarih ve 573 sayılı kararı ve Atina Temyiz Mahkemesinin  21 Mart 1979  tarihli  kararına göre de yasal olan  20 Temmuz 1974 Barış Harekatıyla , Rum-Yunan ikilisinin yaklaşık 1.5 asırdan beri düşledikleri Enosis tarihin karanlık sayfalarına gömülmüştür.

Kıbrıs Türk halkı , Kıbrısta Rumların Kıbrıs Türk halkını temsil etmediğini dünyaya haykırmak , bağımsızlığını ve egemenliğini ,  meşru hak ve çıkarlarını  savunmak ve korumak için  , Kıbrısta azınlık olmadığını dünyaya haykırmak için 15 Kasım 1983de KKTCni ilan etmiştir.

Ağustos 1997de Klerides,  R.Denktaşla yaptığı görüşmelerden sonra basına yaptığı açıklamada “biz masaya taktik icabı oturuyoruz. Taktiğimiz karşı tarafın    hayır dediğine evet demektir. Böylelikle karşı tarafı uzlaşmaz olarak gösteririz” demiştir.

Kıbrısta her iki halkın “kendi kaderini belirten hakları” vardır. Rum milliyetçiliği , Kıbrısta iki kültürel kimlik grubunu “çoğunluk-azınlık” ilişkisi  içinde değerlendirip “çoğunluğun egemenliğini” ileri sürmektedirler. Rumların bu düşünceleri Kıbrıs Türk halkı tarafından kabul edilemez…

Sonuç olarak;20 Temmuz 1974le birlikte doğan yeni Kıbrıs gerçekleri var oldukça, Kıbrısta Türk varlığı devam ettikçe, anavatanımız Türkiye askeri varlığını bu adada sürdürmeye devam edecektir.

Kıbrısta , AB normları  çerçevesinde  Türklere tanınmak istenen  bireysel hakların hiçbir önemi yoktur. 1981 yılından beri AB üyesi olan Yunanistanda , Batı Trakya Türk halkının durumu ortada iken  Kıbrısta  AB normlarına uygun olarak   bireysel haklara  dayalı  olarak varılmak istenen siyasi çözümler  kabul edilemez….

Kıbrıs Türk halkı , Rumların egemenliğinde bir azınlık olmak istemiyor. Kıbrıs Türk halkı , “Büyük Türk milletinin  ayrılmaz bir parçasıdır”.  Kim ne derse desin, Kıbrıs Türk halkının Kıbrıstaki varlığının  devamı ve bekası için,  Kıbrısta “Gerçek ve kalıcı bir güvenlik” ancak  anavatanımız Türkiyenin etkin ve fiili garantisi devam etmelidir… Kıbrısta , İki bağımsız ve egemen devlet esasına dayalı bir siyasi çözüm ve anlaşma; Kıbrıs sorununun en akılcı çözüm şekli olup her iki tarafın haklarını koruyan kalıcı bir siyasi çözümdür…

 

Kıbrısta önemli olan  Kıbrıs Türk halkının toplumsal egemenliğidir, siyasal eşitliğidir, self-determinasyon hakkıdır, KKTCnin bağımsız ve egemen varlığının devamıdır, tanınması ve tanıtılmasının sağlanmasıdır…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.