banner107
banner82

Barışı kendinden öte tutanlar


Uz. Öztül ÖZERDEM

Uz. Öztül ÖZERDEM

Okunma 12 Ekim 2015, 13:29

Demokratik bir ülkede her bireyin düşüncesini ifade etme hakkı vardır. Bazı insanların ortak fikir birlikleri vardır ve topluca fikirlerini söze dökerler, davranışa dönüştürürler. Bu da haktır. Bazı gelişmiş yüksek öngörülü insanlar, bazı diğer insanlar anlayamasa da kendilerinden diğer insanoğlunu ayırmadığından bütünsellik içinde yaşamı, uyumu, sevgiyi kendilerine ve herkese hak görürler ve mücadele verirler. Bunlar cesur ve yürekli insanlardır. Parmaklarının arkasına saklanmadan, incitici yaklaşmadan, barışçıl yollarla mesela şarkı türkü söyleyerek, tiyatro oynayarak, dans ederek ya da düşüncelerini birbirlerine aktararak vb. etkileşimde bulunurlar. Meslekleri, uğraşıları ne olusa olsun çoğunluğu dürüst, sevgi dolu ve kültürlü insanlardır. Yalnız kendi ülkeleri için değil insanlık için de gaileleri vardır. Barış isterler, barışa gönül verirler, barışçıl yaşamları ve yaklaşımlarıyla dik duruş sergilerler. Kimisi de barışı kendinden öteye taşıdığı için öldürülürler. Hunharca, gafletle... Tarih şahit olmuştur, yazmıştır hem barış için ölenleri, hem hasta ruhlu liderleri, hem de bunların arkasından vicdanını, aklını bir köşeye koyup da gidenleri...

Belli ki ‘BARIŞ kelimesi bazı kesimlere rahatsızlık verdi. Zaten insanın içi savaştaysa barış söylemi ağır gelir. Yürekle ruh kendiyle çatışmadaysa, bunlarla sarılıp sarmalandıysa bu artık ruh ve yüreklikten çıkar, dışarıda kendini vahşet olarak gösterir. Gıdası kan hazzı da arkadan vurmak olur. Sözüm ona birşeyin cezası verildi yine barışçıl insanlara, inançla, hakla yürüyenlere. Yine belli ki bu vahşeti öngörenler barışı savunanları tedirgin ederek, tehdit ederek, öldürerek önünü kesebileceklerini, onları istedikleri noktaya şiddet ile, katliam ile getirebileceklerini düşünmektedirler. Sözde bu sistemde yeterince acı çektirdiklerinde kişileri yola getirecekler ve kendilerince değişimi gerçekleştirecekler.  Ne büyük bir aldanış!

Çünkü gerçek değişim insanın içinde başlar. O değişimin kalıcı olması için kişi huzuru arar, güvende olmayı ister. Saygıya değer olduğunu, kabul edilmeyi hissetmek ister. Gerçek bir değişim kişiyi güçsüz bırakmaz. Tek tek bireyleri güçlendirir ve ortak uyumu sağlar. Çünkü buradan birlik doğar.

Aslında değil Türkiye tüm dünyamız hepimizin, tüm insanlığın birlik ve huzur içinde yaşayabileceğimiz kadar geniştir. Çünkü insan yaradılışından dolayı tüm canlılık içinde hem onurlandırılmış, hem de tüm canlılığa karşı sorumluluk bilinci taşıması ile görevlendirilmiştir. Bitkiler, hayvanlar, insan, yeryüzü birbirine bağlı ve etkileşimdedir ancak, sadece insanoğlu bu canlılardan ve birbirinden kanımca kopmuş ve kendini fazla tekil algılamaktadır. Bu kendini diğer insanlardan ayırmak durumu korkuyu,bencilliği getirmektedir. Bu tarz insanlar kendilerini ve diğer insanları aşağı ve değersiz görmeke ve bu değersizlik hisleri içinde yoğrulmakta olduklarından kendilerinden bile umutsuz duruma düşmektedirler. Kendinden bile umutsuz olmak, egoizm korku ile beslenenlerin sığınağıdır. Vahşet, acı onların hayatta kalmalarını kendilerince sağlar. Bu nedenle kaybedebilecek birşeyleri yoktur. Gelişen ve değişen dünyada hala ısrarla kana tutunan, tutunduran zihniyetler için her köşe bucak tehlikelerle ve düşmanlarla doludur. Böyle kişi ve grupların ulaşacağı son nokta vicdansızlık, acımasızlık, vahşettir. Bu durumda kişiler, gruplar ya da toplum güdülmeye meyilli olup hammaddeleri de korkudur.

Bu katliamda canlarını veren sevgili kardeşlerimizin ruhları şad olsun. Bu kardeşlerimiz yaşadıkları toplumda barışın, sevginin, birliğin, insanlık onurunun anlamını bilenler, bunun için mücadele verenlerdi. Bu kardeşlerimiz barışı hem kendilerine hem de diğer insanlara hak görmüşler,  bu uğurda birlik oluşturmuşlardır. İstedikleri barış içinde, ortak, uyumlu bir yaşamdı.

 

Ey duymayan kulaklar, görmeyen gözler ve mühürlenmiş kalpler uyanın artık! İnsan kendini çoktan keşfe çıkmıştır. Dokunun artık kendinize bırakın bu kalleşlikleri. Aracınız din ya da başka bir şey artık sizin de kendinizi sorgulama zamanınız gelmedi mi? sizler de bu yaşamın bir parçası değil misiniz? Hepimiz bir değil miyiz? Korkunun esaretinden kurtulun! Deneyin, tavsiye ediyorum: barış, sevgi, kardeşlik yani hepimizin birliği çok daha kolay...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.