banner107
banner82

Baldıran zehiri ve tabulaştırdığımız insanlar…


Ahmet İşcan

Ahmet İşcan

Okunma 25 Mayıs 2017, 13:01

Değerli   okurlarım ölümü   mutlak tadacak  insanları   bazı  dönemlerde farklı   şekillerde   özellikle   siyasette  tabulaştırmaya  meyilli  bir   toplumun   üyeleriyiz. Bazen  kantarın  topuzu öyle  bir   kaçıyor ki  insan   onuru pazarda satlığa mı    çıktı   diyesiniz   oluyor…

Fani   olduğunu   bile   bile   çeşitli   menfaat  ve   çıkar   ilişkileri  ilanihayet   süregelsin diye   öyle   canlı   çeşitlemelerine   hepimiz   şahit  oluyoruz ki  adeta  kraldan  fazla   kralcı  rolünü   yaşam  biçimine  kolayca   dönüştürüveriyorlar.

Ata   erkil  ve   erkek  egemen   bir   toplum   modelini   geçmişten  günümüze  sürdürme   heveslileri  ne   yazık ki  hep   baskın    ve   baskıcı   olmuşlardır.

Osmanlı  Devletinden  1830  yılında   bağımsızlığını   ilan  ederek  ayrılan   ilk  devlet  olan  Yunanistan’ın   bile   geçmiş   tarihinde yaşanmış  olaylar  modernleşme ,   çağdaşlaşma   konularında  bazı  bedeller   ödeyen   aydınları   vasıtası   ile de   olsa  bugün  bizlere   bazı   tarihteki  olayları  siz   kıymetli   okuyucularımın   bilgisine   getirme   gerekliliğini   yaratmıştır.

Makalemize   konu  ettiğimiz   BALDIRAN  ZEHİRİNİ   HİÇ   DÜŞÜNMEDEN  İÇMESİ   İLE  Ünlü  antik  yunan  filozof  ve  düşünür  Sokrates,   onurlu,  haysiyetli  ve sorgulayan  yaklaşımları  ile insan   olmanın  en  azından  asgari   davranış şekillerini  asırlar   önce bile  bizlere  göstermiştir.

Yönetenlerin   yanlış   ve  adaletsiz   uygulamalarına   karşı   hiç  eğilip  bükülmeden   onurlu  davranış sergileyerek  hiç  tereddüt etmeden    ailesi   ve   tüm   sevdiklerini  arkada   bırakarak  ona   reva   görülen    baldıran  zehirini   içebilmiştir. 

  Milattan  önce  399 yılında   tarihe  altın   harflerle  yazılmış   olan  bu   onurlu  davranış  günümüze   kadar   hep  önemini   koruyarak  gelmiştir.

Ahlak felsefesinin kurucusu olarak kabul edilen Sokrates’in yaşamının en belirgin olaylarından biri MÖ 399 yılında hakkında açılan davadır. Platon'un Sokrates'in Savunması adlı eserinde anlattığı kadarıyla Sokrates, şehrin tanrılarına inanmamak onların yerine başka tanrılar koymak ve böylece gençliği zehirlemekle suçlanır. Sokrates bu suçlamalar sonucunda ölüme mahkûm edilir.

Melethus diye biri onu, "Bu Sokrates denen adam devletin kabul ettiği tanrılara inanmıyor, gençlerin ahlakını bozuyor" diye ihbar eder

VE: Sokrates' mahkemeye çıkarılır , 501 kişi onu yargılar.

Yargılama sonucunda Baldıran zehri içirilerek öldürülmesine karar verilir.

"Sokrates, bir ay hapis yattıktan sonra kendisine baldıran zehrini sunup "iç" dediler. Hiç tereddüt etmeden içeceği sıra da hanımının ağladığını duydu ve "niye ağlıyorsun?" diye sordu. Hanımı "seni suçsuz yere öldürüyorlar" dediğinde Sokrates, eşine şu karşılığı verdi: "iyi ya işte suçlu yere öldürülsem daha mı iyi olacaktı" dedi.

Sonra da ağlamaya başlayan talebelerine dönüp "unutmayın ben ne ilk ne son olacağım hak ve hakikati, gerçeği günlük hayat kaygılarının üstünde tutan birçok insanın akıbeti benim gibi olacak" dedi ve baldıran zehrini içerek öldü.

O gün bugündür inandığı değerler uğruna, doğru yaptıkları adına eğer birileri tarafından anlaşılmazda mahkum edilirse ve kendisine zehir verilip içmesi istenirse bunu rahatlıkla içen, onuru ve haysiyetiyle yaşayan, dik duran, eğilmeden, satılmadan ,yaşayanların kullandığı bir metafordur bu baldıran zehri.

"  Değerli    okurlarım  şurası çok dikkat çekicidir ki Sokrates i mahkum eden 501 kişinin adını sanını yer yüzünde bilen yoktur fakat Sokrates bütün görkemiyle yaşıyor"

 Ne  Dersiniz?.

 MEŞHUR  BALDIRAN  ZEHİRİ

Baldıran, maydanozgiller , familyasından olan ve nemli yerlerde yetişen bazı zehirli bitkilerin ve bu bitkilerden elde edilen zehirin ortak adıdır.

Bitki olarak baldıran, baldırgan ya da ağı otu; zehir olarak baldıran ise şeytantersi ya da yine baldırgan diye de bilinir.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.