banner107
banner82
banner147

Sosyal Medyanın Sesi

banner27

Sosyal Medyanın Sesi

banner192

Sinek küçüktür ama…

Bir hafta önce size verdiği su bidonunu, bir hafta sonra yasa geçti gerekçesi ile almayan su şirketinden siz su alamaya devam eder misiniz?

Peki, bir hafta aldığınız su plastik, bir hafta ozon kokuyorsa bu su şirketinden su almaya devem eder misiniz?

Şimdi, otellerinde yerli ürün kullanmayan Otelciler Birliği Başkanının yaptığı açıklamayı çok daha iyi anlıyorum. Maalesef bizde kalite ve arz güvenliği yok!

Konu iki bidon parasının ötesinde, enayi durumuna konmak var.
O zaman ben Türkiye’den gelen suyu alıp içersem ne olur? Hatta belki de iki kat daha fazla para vererek.

Sinek küçüktür, ama mide bulandırır.

Devlet 2013 ve öncesi yıllarda kullanılan su bidonlarının kullanılmamasını istemekte haklıdır. Ancak bunun maliyetini ödeyecek olan halk değil, su firmaları olmalıdır.

Açıklama yapılır, bir ay süreyle su firmaları 2013 ve öncesi su bidonlarının kullanımını durdurur. Sonrasında geri almazsın anlarım. Bir hafta önce verdiğin bidonu geri almazsan, kusura bakma ben de senin suyunu almam kardeşim.

Yerli üretim falan bir yere kadar. Önce üreticilerimiz kalite ve arz güvenliğini sağlasın. Başka bir değişle iş insanı olmayı başarsın.

(Hüseyin Arca)

Bu adanın gerçek sahiplerinin iradesizliği diğer tarafları söz sahibi yapıyor. Kendine bir de "hak sahipliği" sıfatı da ekleyenlere bu fırsatı veren Kıbrıslı siyasi elitlerdir! Bu ada insanını sahipsiz, siyasetsiz bırakmayı bir "siyaset" olarak görme yanlışlığından dönmek gerekir.
BM'in burada görev yapmaya devam kararı olumludur. Bu adayı bilenlerin bunu yüksek sesle söylemesi gerekiyor. Çözüme yardımcı olup olmaması ise adadaki tarafların koyacağı isteklilik ve siyasi iradeye bağlıdır. Dışardan gelmeyeceği, ya da gökten bir çözümün inmeyeceği de aşikardır.

(Okan Dağlı)

Bir kadın öldürüldü.
15 Yaşında imam nikahlı bir çocuk doğum yaptı. 
Nooluyoruz yahu!?

1 Hafta sonra nasıl olsa unutulur.

(Hatice Özler Şahin)

Cinayetten cinayete aynı konuları konuşmak; aile içi şiddeti uzaktan izlemek, toplumsal cinsiyet eşit(siz)liğine etkin sonuçlar üretememek, bireysel silahlanma ölçüsüzlüğünü meşrulaştırmak... ve hatta erkek egemen şiddeti besleyen en temel unsurun “askerlik” olduğunu görmezden gelerek kahramanlık masalları anlatmak... Söz bitiyor, düş bitmese de....

(Cenk Mutluyakalı)

20 yıldan fazla gazetelerde KKTC ekonomi-politiği üzerine makaleler yazdım,röportajlar verdim, tv programları yaptım, konuk olarak TV programlarına katıldım. Geçen yıl, makale yazmayı bırakmıştım. Son bir yıl da ara sıra röportajlar verip, tv programlarına katılmıştım. Elimden geldiği kadar medyadaki dostlarıma her zaman katkı koymaya çalıştım.

Bugün itibarı ile de BRT’de sevgili Damla’nın programına katılarak son kez TV programına katıldım.KKTC ekonomi-politiği ile ilgili son cümlem ne yazık " KAOS ve PATİNAJ ekonomisinde kıvranıyoruz".

Bugün benim için son gündü. Artık bu konularla ilgili KKTC’de misyonum doldu. Epey bir süreden beri çok farklı konularla ilgileniyorum zaten , dolayısıyla artık KKTC ekonomi-politiği ile ilgili her hangi bir TV programına katılmak ve gazeteye de görüş vs vermek istemiyorum. 
Lütfen beni anlayışla karşılayın. Medyadaki tüm dostlarıma bugüne kadar bana göstermiş oldukları ilgiden dolayı teşekkür ederim

(Necdet Ergün)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.