banner107
banner82

Sosyal Medyanın Sesi

banner27

banner210
Sosyal Medyanın Sesi

banner192

"Özel sektörde çalışma koşullarının iyileşmesi ve huzurlu bir iş yaşamına ulaşabilmek için örgütlenmek isteyen onbinlerce emekçi var.

Ancak hepimizin bildiği gibi, çalışanların geleceğini iki dudakları arasında tutan patronlar, işçilerin bu en meşru arzusunun önünde bir engel olarak dikiliyorlar. İşçiler bırakın örgütlenmeyi, en basit bir meselede patrona itiraz ettikleri anda kendilerini kapının önünde bulabilirler. Hatta birçok durumda, hiçbir “sorun” çıkarmasalar bile sırf patron o gün öfkeli diye işini kaybeden yüzlerce emekçi var.

Durum böyleyken, işçilerin örgütlenmesini engelleyen patronlara “teşvik” adı altında fidye ödeyerek, emekçilerin en meşru haklarını satın almak, siyasi iradenin yapması gereken en son şey dahi değildir. Bir hakkı engelleyen, bir hakkın karşısına dikilerek başka insanların özgürlüklerini gasp eden kesimlerin, ödüllendirilmesi değil cezalandırılması gerekir. Ancak siyasi irdeyi elinde bulunduranlar, esasen adaletten yana değil patronlardan yana oldukları için, bu durumdan yarattıkları mazeret ile işverenlerine yeni gelir kaynakları oluşturabiliyorlar. Emekçilerin örgütlenme özgürlüğünü serbest bırakmaları karşılığında patronları maaşa bağlamaya dayalı yeni Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı projesi de bundan başka bir şey değil."

(Salih Erşangil)

Yıllardır sınır kapılarında, hava alanında görev yapan biri olarak gözlemlediğim konulardan biri de Sivil Hizmet Görevlilerinin çalışma koşulları ve haklarıdır. Muhaceret işlemlerini uygulayan SHG'ler ,Polise bağlı olmasına rağmen Polis haklarının birçoğuna sahip değildirler.Disiplin suçları, yıllık izinler ve sendikasız olmaları haricinde ortak yönleri yoktur.Senelerdir personel eksikliği olmasının yanısıra, sorunlardan bunalan SHG'lerden bir kısmı gizlice Kamu sınavlarına hazırlanmakta ve hep bir arayış içinde huzursuzca çalışmaktadırlar. Ve son yıllarda Kamuda başka işe giren veya istifa edip özel sektörde işe giren SHG'lerin de sayısı az değildir. Yeni münhaller de ısrarla açılmamaktadır.Fazla mesai çalıştırılan SHG'lerde %10 ek mesai sınırlaması da olduğundan ciddi sıkıntılar yaşanmaktadır.12 yıldır SHG'ler ile ilgili tüzüğün değiştirilmemesi nedeniyle kendi bölgesi haricinde,uzak bölgede çalıştırılmaları ,bazılarının da yıllardır kendi bölgelerinde çalışmaları gibi haksız uygulamalar da devam etmektedir.Polisteki nakil tüzüğü uygulaması burada yoktur.Birikmiş izin hakkı olmasına rağmen kendi amirlerinden izin alamadıkları gibi acil hastalık durumlarında da izin almakta ciddi güçlükler yaşamaktadırlar. Sayı yetersizliğinde kapılarda hizmette sıkıntı yaşanması,oluşan kuyruklardan dolayı halktan sözlü tacize uğramaları da cabası.Vardiya tahsisat ödenekleri de bulunmamaktadır.
Umarım sayın Devlet büyükleri ,kritik öneme sahip Limanlar ve Kara kapılarında görev yapan bu sendikasız ve baskı altında olan SHG'lerin sorunlarına kısa zamanda çare bulur...

(Ahmet Ersöz)

Yeni Erenköy'de yaşanan göçmen faciasını işret edip 20 Temmuz kutlamalarının iptalini isteyenler var... Göçmen Faciası tüm dünyada var Yeni Erenköy açıklarında olunca mı gördük....

20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı "Tüm Dünyada Barış" için daha da coşkuyla kutlanmalı. Dünyaya barışın, özgürlüğün güzelliğini göstermenin en güzel yolu budur.

(Çiğdem Aydın)

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.