banner107
banner82
banner147

Sosyal Medyanın Sesi

banner27

Sosyal Medyanın Sesi

banner192

Bir çocuk öldü..."Herkesin kalbi yumruğu kadardır" derler ya, çocukların kalpleri de elleri kadar minik...İşte bu kadar güzel bir çocuk öldü....…Ve her şey biz yaşarken oldu...7 yaşındaydı henüz…"Annesi tarafından öldürüldü" diye yazdık, gözümüzden akan yaşla..Fotoğraf seçtik, sayfasını yaptık....Mideye oturmuş bir yumrukla...Bir çocuk öldü...Gözleri pırıldayan minik bir yürek...Ve biz yazdık "anneden 17 bıçak darbesi"...Her şey biz hala yaşarken oldu.

(Gizem Özgeç)

Gendi evladının canına kıyan bir caniyle empati yapmaya çalışanlar gidip 2 adım ötede yapsınlar empatilerini...
Hiçbir sebep bu vahşeti meşru kılamaz...

(Ahmet Vamık)

Belediyelerimizin çoğu büyük bir KARA DELİK. Son dönemde iyice çığırından çıkmış, hesabı/kitabı olmadığı gibi denetleyeni, hesap soranı da olmayan bir belediyecilikle karşı karşıyayız. İsteyen kapısına kilit vurup gidebilir, yarı yolda bırakıp "ben vazgeçtim altında kalanın boynu kopsun" da diyebilir hatta...
Bu başı bozukluk içinde bırakın YEREL YÖNETİM olma iddiasını gelecek dönem "kendi bütçemle yatırımlarımı ŞÜKRANSIZ ben yapacağım" diyeni de kolay kolay bulamazsınız. Halkın vergileriyle hem genel bütçeden, hem de yerel gelirlerden gelen paranın nereye aktarıldığı, hangi yatırıma dönüştürüldüğüne dair bir şeffaflık görene de aşkolsun. Belediyelerin bütçelerini kim denetler peki? Oy veren halk mı? Genel bütçeden katkı yapan hükümet mi? Kim? 
Oralarını Belediye Başkanlarının çiftliği, Belediye Meclis Üyelerinin de ya seyircisi ya da rant kapısı olmaktan çıkaracak bir iddia var mı? Umarım adayların resmileştiği bu süreçte denetlenebilir, şükrana ihtiyaç duymayan, kentin geleceğini tasarlayan, kültürel mirasına sahip çıkan, YEREL YÖNETİM olma projeleriyle karşımıza gelen belediye başkan ve meclis adayları görürüz. Çiçeğe, böceğe, halı sahaya, iş ola dökülen asfalta karnımız tok çünkü...

(Okan Dağlı)

Ruh ölümleri çoğaldı. Sorunlar derinleştikçe açılan yaralar daha da derinleşir. Yuva kurmak ve yaşatmak için verilen sözlere sadık kalmak lazım. Çocuklu Aile yuvası bozuldu mu toplumsal yaralar artar.

(Emine Sütçü)

Yazmayım diyorum ama yine kendimi tutamıyorum. Sosyal devlet nerede desem bu kurumda çalışan arkadaşlar küsecek. Kadının psikolojisi ne durumda idi acaba? diye sorsam öfkeli insanlar ‘ bunun hiçbir mazareti olamaz’ diyecek. Ailesi ve çevresi onu oturup dinledi mi? Diye sorsam onlar başkaldıracak. 
Özetle, oturduğumuz yerden yazıp çizmek, öfke kusmak çok kolay. Sosyal Hizmetler denen dairenin kişilere sorunlarını çözme konusunda destek olması gerekir ama şimdi diyecekler ki “ personel ve para var da yapmadık mi? Psikolog desteği almak bu ülkede sosyal baskı nedeni ile neredeyse yerlerde sürünür. Eeee çevrede güvenilecek dost arkadaş mı kaldı seni yargılamadan dinleyip yönlendirecek. İşte, yalnızlaşan toplumlarda gelinen nokta. Hepimiz ama hepimiz oturup bir düşünelim arkadaşlar.

(Selda İçer)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.