banner107
banner82

Sosyal Medyanın Sesi

banner27

banner210
Sosyal Medyanın Sesi

banner192

Bugün Pazar, Mağusa hastanesi acil servisine bir hasta getiriliyor, nörolog ve beyin cerrahı doktorlar telefoniyen aranıyor ve hemen hastaneye geliyor... Beyin cerrahı hasta için MRI istiyor, ilgili teknisyen aranıyor, "Hafta sonları MRI çekilmez" gerekçesi ile hastaneye gelmeyi reddediyor... Doktor haklı olarak "MRI sonucunu görmeden teşhis ve tedavi yapamam" diyerek hastayı Lefkoşa hastanesine sevk ediyor...
Bu hasta yolda ölürse sorumlusu kim olacaktır...???? Devlet ne için ve kimin için vardır...??? Teknisyenin hafta sonları çalışma mecburiyeti yoksa bu düzenlemeyi kim yapmıştır...??? Teknisyenin vicdani sorumluluğu hiç mi yoktur...??? 
"Acil" diye adlandırılan bir serviste saat ve gün mevhumu olabilir mi...??? 
Hastamız varsa hastaneyi, evimiz yanıyorsa itfaiyeyi, cinayet işleniyorsa polisi aramayalım mı...??? Bu durumda ne önerirsiniz...???
Demek ki bu işler projeksiyonla basın toplantısı yapmakla olmuyormuş Sn.Bakan...

(Mahmut Anayasa)

"Doğrudur, her gün yeni baştan boşuna, hiçbir değişiklik umudu olmadan dikilip durmak ve beklemek insanı yıpratıp çaresizliğe sürükler ve sonunda insan bu çaresiz dikilip durmayı bile beceremez duruma gelir" diye yazmıştı Kafka.

Kafkaesk tanımı ise geniş anlamda bakıldığında ünlü yazar Kafka ile bütünleşmiş bütün kavramları içerebilir.

Bunlar; umutsuzluk, çaresizlik, şüphecilik veya bir türlü eylemin sonuçlanamamasıdır…

Çıkışı görünmeyen bir dehlizin karanlığıdır.

Çözülecek umuduyla saplandığın bir çıkmaz, hatta simülasyondur.

"Hayır" veya "evet" deme yerine, meselelerin çözümünün değirmene sokulması halidir.

Nafile mücadelelerin Don Kişotluğudur.

Her gün üretilen saçma sapan siyasi, bürokratik engeller önünde böcekleşmenin ta kendisidir.

Sonsuz özür üretme makinası, bir çeşit merdiven ve yılan oyunudur.Tam merdiveni tırmandım derken yılan tarafından yutularak tekrar yeniden başa dönmektir.

Verilen sözlerin tutulmaması projesidir.

Bürokrasinin gizli ve açık baskısı ve sessiz taktikleri arasında insanların umutlarının yavaş yavaş un gibi öğütülmesidir.

Bizim adayarısına baktığımızda da, siyasetin en üstünde yer alanların Maronitlere verdikleri "evlerine dönme" sözünün böylesi Kafkaesk bir festivale dönüşmek üzere olduğunu görmekteyiz.

Kafka, bürokratik canavar karşısında elinde kağıt ve kalemden başka bir enstrümanı olmadığı için önce umuttan, sonra arayıştan, en son adından bile vazgeçmişti.

Yıllardır, Maronitlere de "ne zaman döneceğiz?" diye sorduklarında, hep "bekleyin şu bürokratik engeli de kaldıralım" denmektedir, öte yandan hükümetimizin kısa dönemdeki eylem programına baktığımızda ise Maronit lafına hiç bir yerde rastlayamıyoruz.

Acaba biz de artık Kafka'nın son zamanlarında ölene kadar kendi adını -yaşadığı umutsuzluktan ve hayal kırıklığından dolayı- sadece "K" olarak yazdığı gibi Maronitlerden söz ederken onlara yaşatılan bu Kafkaesk durumdan dolayı adlarını sadece “M” olarak mı yazmaya başlayalım?

Yoksa bu hükümetten veya "kabız" bürokrasi canavarının karşısında biçareleşen siyasetçilerden medet ummayı beklemekten vazgeçerek onları X diye işaretleyerek başarısız bir girişim olarak tarihe geçmelerini mi bekleyelim?

(Mete Hatay)

Türkiye’de iktidar destekçilerinin yeni sloganı
“ya olacağız ya öleceğiz”

Yahu altı üstü her demokratik ülkede üç beş yılda bir yapılan seçime gidiliyor. Kaybetmektense ölmeyi tercih edecek ne yaptınız oğlum siz.

(Gürcan Topukçu)

Güzeldir benim ülkemin insanı. Belediye ile birlikte ama belediyeyi da beklemeden parkına, sokağına, köyüne ve ülkesine sahip çıkan çok güzel insanlarımız var. Ancak birlikte çalışırsak daha güzel yarınlar yaratabiliriz. Toplumsal bilincin geliştiği kadar ülkemizin gelişeceği bir gerçek. 

(Cemil Sarıçizmeli)

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.