banner107
banner82
banner147

Sosyal Medyanın Sesi

banner27

Sosyal Medyanın Sesi

banner192

Atlasjeti kurtarmak için KTHY batırıldı. Tüm yolcuları Atlas taşıdı ve milyonlarca dolar para ödendi. O dönemde Atlasjet’e ödenen parayla belki de KTHY kurtulurdu ama tercih Atla’stan yana kullanıldı. 
Bugün Atlas Global yine kapanma tehlikesiyle karşı karşıya ve biz adamızda mahsur kaldık. 
Hade Avrupa uçuşlarımızı Larnaka'dan yapacağız da Türkiye'ye nasıl gideceğiz?

(Ziya Emir)

Kontrolsüz sosyal medya ve internet gazeteleri (istisnalar kaideyi bozmaz) maalesef her konuda toplumu kaosa sürükleyen yalan yanlış bilgileri servis ediyor... Sonra da bunun düzeltilebilmesi için açıklamalar filan yapılıyor. Ama okumayan bir toplum olduğumuzdan ilk yapılan yayın meşru kabul ediliyor... Bu işe çeki düzen verilmezse hiç bir adım atılamaz bu ülkede... Gerçekten durum vahim bir boyut aldı! Meclis bir an önce bu konuya el atmalı!..

(Aytuğ Türkkan)

"Atlas uçmaktan vazgeçti" diye toz dumana katıldı, sabah beri!

İletişimde kirlilik çağı da ayrı bir rezalet ya...

Ne oldu "özelleştirme" sevdalılarına, hani "devlet uçak mı uçurur", "devlet su mu dağıtır", "devlet elektrik mi şeyeder", "devlet badadez mi satar" diyenler...

Öyle ya...
"Özel" dediğin de senin kara kaşına kara gözüne yapar!
Çok sevdiğinden yapar (!)

Budur işte 'özelleştirme' mantığı...
İsterse "gelir", cebini kurtarmazsa canı çektiği an "gider" özel.

Ağzına da yanar!

Evet, toplumsal kaynaklar üzerinden her bir iş yapılabilir, üretim araçları bal gibi de toplumun malı olur, "özelleştirme" her daim iyi bir halt değildir.

(Hele de toplumlar için yaşamsal önemli yerlerde, özelleştirme falan olmaz, olmamalı...)

"Mısmıl" iş yapılsın, yeter ki!

Yani aç gözlülük etmeden, "balı bol bulmuş arap" edasına girmeden, tembelleşmeden, bireyci menfaatlere gömülmeden, "sendikal hak sendikal hak" diye diye "nerden bulursan bulacan, verecen" ucuzluğuna girmeden...

(üreterek, hizmet ve değer üreterek, üreten bir emekle...)

"Taşıma suyla değirmen dönmez" boşuna edilmiş laf değildir!

(Cenk Mutluyakalı)

13 yıllık Çalışma Müfettişiyim her türlü bakan gördüm. Ama bugün (dün) bir ilk yaşandı... Bütün personel "toplantı var, bakan sizi istiyor" denilerek, toplantıya çağrıldı. Ardından da "bakanın işi çıktı gelemiyor" denilip kendisinin mesajı iletildi. Mesaj şöyle: "Son zamanlarda personel içerisinden Zeki Çeler ve ailesi hakkında ileri geri konuşanlar var. Kimlerin ne konuştuğu tek tek biliniyor. Bu bir daha olmasın!" 59 yaşından 21 yaşına kadar, çoluklu çocuklu, hayatta belli bir yere gelmiş onlarca insanı biraraya toplayıp, söylenen bu... - Kamu görevlileri yasasında veya İş Yasasında, ikinci iş yasağı gibi, bakan hakkında konuşma yasağı mı var? - Bir kişinin bakan bile olsa, kendi özel meselesi için, bir devlet dairesinin işleyişini tamamen durdurup kendi özeline dair bir sıkıntıyı gündem etmesi yasal mı? - Bakan bey, eğer kendisi hakkında kimin ne söylediğini biliyorsa, neden bu şahıs/larla bire bir konuşmuyor da, herkesi itham altında bırakan bir tutum takınıyor? Böylesi keyfi, böylesi fevri bir tutumu, özel sektörde çalışan insanlara iş güvencesi sağlayacağını iddia eden bir bakan yapınca daha da şaşırıyor insan... Hayatını kurmuş, belli bir saygınlığı olan insanlara, ilkokul çocuklarına bile yapılmaması gereken bir muamele yapmak, herkesi aynı torbanın içine doldurup gözdağı vermek kimsenin haddi değildir... Her siyasetten, her kişilik yapısından bakanlarla çalıştım. Personeli toplantıya çağırıp kendisi gelmeyen, bir kişiye söylemeye niyetlendiğini bütün personele söyleyen, kendi özel duygulanımı için bütün işi durduran bir bakanı ilk kez görüyorum... Koltuk sen nelere kadirsin.

(Münür  Rahvancıoğlu)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.