banner107
banner82
banner147

Sosyal Medyanın Sesi

banner27

Sosyal Medyanın Sesi

banner192

Bir hafta önce Derinya kapısının açılması için Derinya sınırında yüzlerce insanın katıldığı bir eylem yapıldı insanlar geldi, gazeteciler geldi, bazı sivil toplum örgütleri geldi ve konu bir kez daha kamuoyunun gündemine taşındı. Pekala siyaset kurumu ne yaptı? Söyleyim hiçbir açıklama yapmayıp körler sağırlar oyunu oynadı. Ayıp yahu insan en azından çıkar bir kelime, bir cümle söyler ''Açacağız'' veya ''açmayacağız' der en azından dürüstçe yapmayacağını söyler. Ama utanma kalmadı ki! 
Kapılar açılmayacak her bir adım sonrası başka bir yalana sarılacaklar. Bir defa Türk tarafının kapıların açılması ile ilgili her hangi bir kararı yok ama varmış gibi hareket ediyorlar işte yol yapar gibi görünüp kamuoyunu sürekli yanıltıp sakinleştirmeye yönelik davranışlar bunlar. Ne siyaset kurumunun ne de askerin böyle bir kararı olmadığı için yani Devlet istemediği için kapılar açılmıyor. Bütün mesele de bu zaten. 
Hatırlayın 2003'de kapılar sabahtan akşama açılmış kimse de bize kapıları açmamız için para vermemiş kendi imkanlarımızla kapıları açmıştık. Şimdi ise kapıları açmak için AB'den yolun parasını da istedik. Olmaycak şeyler de istedik. Mesela içişleri Bakanlığı yapmış 1 arkadaşımız AB'den orda görev yapacak Polisimizi de finanse etmesini istedi. Yani Türkçesi işin olmasını istemediğimiz için olmadık taleplerde bulunduk ve kapı bugün oldu açılmadı. 
Aplıç, Aplıç diyorlar ya inanmayın Aplıç bittiğinde de başka bir yol kazasını bekleyip başka bir yalana sarılacaklar. Kapı için eylem yapan insanlara bir yanıt bile vermeyip kuzuların sessizliğini oynayanlardan bir şey beklemeyin derim. 
Size kapı için bir cümlelik bir açıklama bile yapmıyorlar ama ''Çook kültürlülük''den bahsedip ''Yol ayırımına geldiklerini'' söyleyebiliyorlar. Bu kadar pişkinler yani. 
Kapıyı açıp federal çözüm konusun da adım atacaklarına dünya'dan kabul görmeyecek taleplerde bulunuyorlar. Sonra da geçmiş yönetimler gibi ''Dünya bizi anlamıyor'' diye hep birlikte ağlaşıyorlar! Ağlayın bakalım daha ne kadar ağlayacaksınız! Ama unutmayın dünya gonnora yemez be refikler...

(Yılmaz Parlan)

Kuzey Kıbrıs Meyhaneler Cumhuriyeti: Federal bir yapıya sahiptir. Meclis'te Parti değil Meyhane temsilcileri yer alır ve her meyhane konuları ayrı ayrı masaya yatırır ve sonuç hiç bir zaman alınmasa bile saatlerce meze rakı/whisky/Zivaniya eşliğinde enine boyuna tartışılır ve öneriler sunulur. Arada bir de tartışmalar facebooktan paylaşılır. Cumaları genellikle "yok oluyoruz" konusu masaya gelir; perşembeleri "ahhh eski Kıbrıs" deme günüdür. "Beytambal galsın" günü ise genellikle Cumartesileri düzenlenir. Diğer günler genellikle genel sızlanma günleridir. "Niye köyümüzde kütüphane yapmıyorlar?" "Niye yollarımız bozuk?" "Niye eğitim bu kadar kötü?" "Niye hastahaneler kötü?" soruları bu sızlanmaların arasında sıkça sorulanlardır. Arada bir biri şöyle yapalım demeye kalkarsa el birliğiyle hain ilan edilip meyhane dışına atılır ve sızlanmaya devam edilir. Federal meclis ve uzantıları meyhanelerdeki harmoninin asla bozulmaması gerekmektedir. 

(Ahmet Ustaoğlu)

Ülkemizde ilk kez bir Cumhurbaşkanı açıkça yol ayrımından söz etti ve birçok yerden tepki aldı. Çocuklar alışmış masal dinlemeye. Olmaz evladım olmaz kendinizi yemeyin. Komşu ile bu iş olmaz.

(Raif Özgüren)

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.