banner107
banner82

Sosyal Medyanın Sesi

banner27

banner210
Sosyal Medyanın Sesi

banner192

Geçenlerde sevgili Mutlu Azgın, "Mida'yı tutumak" tabirini kullandı. Ve KKTC'deki bazı kişilerin, "esas" iktidar sorunsalını görmemezlikten gelerek - yani; hükümetlerin Türkiye ile yaşadığı mecburi asimetrik ilişkiden, aşırı bağımlılıktan, uluslararası hukuğun dışında kalmaktan, de facto tanınmamış bir devlette hükümet etmeden ve benzeri nedenlerden kaynaklanan zaafiyetleri unutarak- gelişen bazı olaylar karşısında siyasetçilerin düştüğü çaresizlikleri görüp, sanki Mida gibi ünlü bir kaçağı yakalamış polis edasıyla, "aha bakın yapamazlar veya aha bakın bunlardan da bir iş olmaz" deme kolaycılığına sezerinişte bulundu sanırım. Sonuna kadar katılırım ama diğer taraftan bazı siyasetçiler de aynı "sorunsalı" görmemezlikten gelerek muhalefetteyken kendi taraftarlarına popülizm yapacaklar diye aynen onları eleştiren bu kesimler gibi durmadan "Mida" avına çıktıkları da ayrı bir gerçeğimizdir.

(Mete Hatay)

Kötüler,kendilerine tahammül edildikçe, daha çok azarlar.
Yani Tolstoy Abi demek istiyor ki,öyle bön bön oturma, başına çıkarlar!sonra Ağlama...

(Eralp Şerifoğlu)

Müşavirlik yasasının sorunu çözmeyeceğine inanırım. Önerim:
"Atamaların liyakat göre Kamu Hizmeti Komisyonu’nun yapacağı sınavla olacağı bir düzenlemenin hızlıca hayat bulması. Mevcut ve eğer görevden alınırlarsa müşavir olacakların TC Kalkınma ve Ekonomik İşbirliği Ofisi ve AB projeleriyle ilgili görevlendirilerek danışmanlık yapmaları talep edilebilir. Böylelikle kamudaki eksik olan bir alandaki açık da deneyimli bürokratlarla kapatılarak yenilerin yetiştirilmesi de sağlanabilir. Eğer görev kabul etmeyen ya da görevi suiistimal edenler olursa onlar da kamu görevinden uzaklaştırılmalarını getirecek bir soruşturmaya tabi tutulsunlar"

(Emin Akkor)

Yenişehir Mahalleme Dokunma İnsiyatifi’nin eylemleri UBP – DP hükümetinin şüpheli işlemlerinden bir başkasının ortaya çıkmasını sağladı. Hukuksal olarak ayakları yere basan, kendinden emin bir tespitte bulunmak zor çünkü ortada yeterli veri yok. Gazetelerin ortaya çıkardığı bilgilere bakılırsa, eski hükümetin bir “kira” veya “rezerv” işlemi ile Yenişehir’de bulunan bir araziyi sözkonusu şirketin tasarrufuna verdiğini anlıyoruz. Benim hukuksal olarak soru işaretlerim bu işlemlerden kaynaklanıyor. İlk bakışta, Kamu İhale Yasası’nın ihalesiz olarak bir kira işlemine müsaade etmediğini düşünüyorum. Öte yandan, bugüne kadar mevzuatımızda idarenin bir malı birine “rezerv etmesi" gibi bir işleme rastlamadım.

Gelelim işin “yasal ama etik değil” boyutuna... Hukuk devletinde yasalar adaletin sağlanması açısından son derece önemlidir ama her şey değildir. Adaletli bir devlet yönetimine sahip olduğunuzu her zaman varolan yazılı kurallarla gösteremezsiniz. İşte bu noktada etik değerler devreye girer. Ne var ki, bu etik değerler ancak devletin adaletli bir devlet olması konusunda hassasiyet sahibi olanlar için devreye girer. Esas olan her daim bu değerleri hatırda tutabilmektir.

(Serkan Mesutoğlu)

Bu fakir ülkenin kaynaklarını kim kör çar ediyorsa elimiz onların yakasındadır. Sayın Başbakan bir hukukçudur ve bizlerden daha iyi bilir. Eğer Başsavcılık bu ülkedeki yolsuzlukların üstünü örtüyorsa başsavcılık da sorgulanmalıdır.

(Tamer Karakaşlı)

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.