banner107
banner82

Sosyal Medyanın Sesi

banner27

Sosyal Medyanın Sesi

banner192

22 Ocak olaylarıyla ilgili mahkemenin verdiği kararı tartışabiliriz ama bence en önemli sonuç şudur ki; bundan sonra eylem yapacak olan her bir bireyin "sınırlarını" bilmesi gerekecek. Aksi halde kodese!

(Aytuğ Türkkan)

Halen daha Afrika Gazetesine saldırı olayıyla geçtiğimiz yıllarda Başbakanlığın kapısının kırılması olayını bir tutanlar var.Ve adaletsizlikten şikayet ediliyor.Yahu Başbakanlığın kapı kırılma olayı hatırlarsanız o kaybettiğimiz gencecik çocukların eylemindeydi.Kim yaptı niçin yaptı ayrı konu.Ama insiyatif o dönemki Başbakanda veya hükümette.Kamu malına zarar verilmesi hususunda gerekeni yapabilirlerdi.İnsiyatifleri o yönde oldu ve bildiğim kadar konu kapandı.Afrika Gazetesi özel bir kuruluş.Ve oraya saldırı olmuş.Linçin ,saldırının hiçbir zaman haklılığı olmaz.Hak da, kırma dökmeyle aranmaz.Ve bu şiddeti önlememek de suça ortak olmaktır.Ülkede Hukuk vardır Mahkeme vardır Yargı vardır.Ve buralarda zaman zaman sorunlar da olsa bence en sağlam kalelerdendir.Ee ne yapsın mahkeme.Kim nereyi kırıp dökerse eyvallah mı desin.Serbest mi bıraksın.O zaman başkaları da buna benzer olayları cesaret alarak diğerlerine mi yapsın.Dingonun hanı mı olalım yani.Bırakın hiçbari başka yerlerdeki gibi cezaevlerini fikir suçlularıyla doldurmayalım.Bu bizim ülkemizin ender kalan güzelliklerinden biri olarak kalsın.Küfretmeden,taciz etmeden komunist de ülkücü de dinci de eşcinsel de fikirlerini serbestçe korkmadan söyleyebilsin.Esas mesele sınırı bilmek ve korumak.Başkalarının özgürlüklerini sınırlamadan özgür olabilmek...

(Ahmet Ersöz)

Afrika gazetesine yapılan saldırılar neticesinde, baştan itibaren hukuk sürecini takip etme ihtiyacı duydum. 
Bir çok gözlemim olmasına rağmen burada sadece birkaç önemli noktaya vurgu yapmak isterim: 
1) Olay günü Afrika’ya saldırı yapılabileceği 'reasonably foreseeable' yani makul ölçüde öngörülebilirdi ve polisin buna göre tedbir alması gerekirdi. Almadı. 
2) Afrika'ya sadece yargı önüne taşındığı üzere 6 kişi saldırmadı. Diğer saldırganları tespit edip dava okumak polisin göreviydi. Yapmadı. 
3) Saldırganların arasında meclis damına çıkıp meclise de yasa dışı müdahelede bulunanlar vardı. Böyle bir dava getirmek polisin göreviydi. Yapmadı. Bugün yargıç Tacan Reynar özellikle kararını verirken SADECE Afrikaya yapılan saldırı nedeniyle ceza takdir ettiğini AÇIKÇA beyan etti. Mesajı ben aldım. Polis ve savcılık henüz almadı. 
4) Mahkemeler ceza takdir ederken sanıkların itham edildikleri suçlar ve bu tarz benzeri suçlara yüksek mahkemenin daha önce öngördüğü cezalara bakmak zorundadır. Savcılığın getirdiği davalar neticesinde yargıcın verdiği hapislik cezası bana göre verebilecek en yüksek cezalardı. 
5) Gerçekten bu ülkede siyaset yapmak zorlaşıyor. Nefes almak zor oluyor ve gittikçe mücadele alanı daralıyor. Bu bağlamda bugün yargıç kararında kullandığı sözlerle, ifade özgürlüğü ile ilgili de, bu günlerde bir çok kişinin ihtiyacı olan önemli bir ders verdi:

'Demokratik ve çoğulcu toplum olma amacıyla hareket eden her toplum öncelikli olarak farklı düşünen, davranan, yazan veya söyleyen kişilere tahammül göstermeli.

(Mine Atlı)

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.