banner107
banner82

Sosyal Medyanın Sesi

banner27

banner210
Sosyal Medyanın Sesi

banner192

Bu ülkenin başbakanı diğer partilerin başkanlarıyla yayına katılmıyor, olabilir... Kendince, kendini "büyük" görebilir mesela, "sizin ayarınıza düşmem" diye düşünebilir... Onay vermesem de anlarım... Ama bir ülkenin başbakanı hiç bir canlı yayına çıkmıyorsa, işte onu anlamam; şüphe duyarım. "Veremeyeceği hesap, korktuğu sorular var" diye düşünürüm... Halka hesap vermekten kaçan hiç bir siyasetçinin mecliste de yeri olmadığına inanırım.

(Aytuğ Türkkan)

9 yaşında evlendirmek mi dediniz? Hele dokunmayı bir deneyin!! Çocuklar o yaşta oyun oynar, annesinin süs eşyalarını takar, izlediklerinden karanlıkta tek olmaktan korkar, babasının akşam iş dönüşü kapıyı çalmasını ve koşup sincap gibi boynuna tırmanmayı sever.. Çocuklar cinsel objeler değildirler!!! Korunması gereken Laik ve hoşgörüyü barındıran Anadolu İslam Kültürü. Zihniyetinizi, dilinizi gözünüzü çocukların üzerinden çekin! Arap İslam kültürüne HAYIR!

(Barış Başel)

Aziz Nesin’in yaklaşık 20 yıldır tartışılan... “Türklerin yüzde 60’ı aptaldır” çıkışı da... Yine 1982 Anayasa Referandumu’na dayanır. Tıpkı Müjdat Gezen’in yıllar sonra anlattığı gibi:

“İzmir Torba’da şenlik vardı, İlhan Selçuk ve Aziz Nesin’le birlikte bir panele katılmıştık. Panelin konusu mizahtı. Birisi kalktı ‘Nasrettin Hoca’nın torunları olarak zeki insanlarız değil mi?” diye sordu Aziz Nesin’e. O da ‘Yüzde 60’ı aptaldır’ dedi. Herkes alkışladı. Sonra kuliste kendisine sordum neden böyle bir şey söylediğini. O da ‘Evladım, yüzde 92 diyecektim dilim varmadı’ dedi. O zaman referandum yapılmıştı ve oy verenlerin yüzde 92’si Kenan Evren’e oy vermişti. Bu söz oradan kaldı.”

Peki sizce Aziz Nesin yaşasaydı ve bu analizi bizim yavrucuk vatana uygulasaydı sonuç ne çıkardı.?

(Ahmet Ersöz)

Kıbrıslı Türk siyasal yaşamında siyaset kurumuna, siyasal partilere, siyasal öznelere ve siyasetçilere güven yitimi sadece bir sonuçtur. Partilere makyaj yapılarak, parti başkanlarına imaj örerek veya daha fazla kaynağı reklama ayırarak bu durumun önüne geçilemez. Sorunun esas kaynağına yani siyasal öznelerin (parti, kişi vs.) pratiğine ilişkin köklü bir dönüşüm şarttır.
Siyasal yaşamda bir partinin veya (ister başkan ister sıradan üye olsun) bir partilinin pratiğini belirleyen şey ideolojidir. İdeoloji, bir siyasal organizmayı birbirine bağlayan ve en alt kademeden en üst karar organına kadar her seviyedeki hareketleri şekillendiren harçtır. İster sağ isterse de sol olduğu iddiası ile hareket etsin; Kıbrıslı Türklerin partilerinde yitirilmiş olan şey de işte budur: İdeoloji…

(Münür Rahvancıoğlu)

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.