banner107
banner82

Sosyal Medyanın Sesi

banner27

Sosyal Medyanın Sesi

banner192

En güvenilir dostumuz gibi benliğimizi ona teslim ettik. Artık şimdi kalp atışlarımıza nezaret eden bir gardiyan gibi, heyecanlarımızı, ukalalıklarımızı, sevinçlerimizi ve hüzünlerimizi onun üzerinden paylaşırken, onunla günün her saniyesi teşviki mesai yapar hale geldik. O kadar haşır neşir olduk ki, kimliğimiz ve öz güvenimizi bile ondan alır hale geldik. Bize ne zaman işe gideceğimizi, randevularımızı, acilen ihtiyaç duyduğumuz bir kelimeyi, hafta sonu sevgilinizi hangi filme götüreceğinizi, arkadaşınızın yaşgününü hep ondan öğrenmeye başladık. Anılarımızı inşa ederken, sanal alemdeki her günkü paylaşımımızla kurguladığımız hafıza koridorumuzu ziyaret ederken, okyanus ötesindeki akrabamızla saatlerce tartışıp mesajlaşırken, ona buna kendimizce haddini bildirirken her geçen gün biraz daha ona olan bağımlılığımızı artırdık. Onsuz hayatı düşünemez hale geldik. Tabii onu derken fiziki bir bağımlılıktan söz etmiyorum. Çünkü ona ulaşmak için kullandığımız aleti her çıkan bir az daha geliştirilmiş yenisiyle hiç umursamadan değiştirirken, ona olan sadakatımızı yenilemekteyiz esasında. Yani eskiden olduğu gibi alıştığımız bir eşyaya sahip çıkarak değil. Hani bir zamanlar vardı ya devamlı giydiğimiz bir şapkamız, kol saatimiz, çantamız veya dolma kalemimiz. Şimdi ise onun gibi herşeyi devamlı değiştirmeyi, tüketmeyi ve tükettikçe yenisini sevmeyi dikte eden sanal bir döngüye bağlandık esasında. Bunu yaparak kendimizi yenilediğimizi zannediyoruz ama tuhaf bir şekilde kendimizden uzaklaştığımızı ve bu garip tüketim çılgınlığının kölesi haline geldiğimizin farkında bile değiliz.

(Mete Hatay)

Onlarca farklı din, mezhep, ulus ve kültürden gelen insanlar uzun yıllar savaşmış Beyrut'ta... 150 binden fazla insan ölmüş, çok daha fazlası sakat kalmış. Arap, Hristiyan, Müslüman, Sunni, Şii, Dürzi, Ermeni, Maronit, Karmelit ve daha nice sıfatlara bölmüşler insanları burada. Ve nihayet 1991'de biten savaşın ardından, izleri hala daha dursa da, insanlar geleceğe umutla bakmaya başlamış Beyrut'ta.

(Okan Dağlı)

Ülkemde:
Tayyareler iner kalkar!
Hoteller, her türlü Haneler dolar taşar!
Üniversitelerin müşterileri 100 binleri aşar!
Gayrı menkul satışları gırla gider!
Lüks marka arablar bile artık kiralık! 
Afrikalı, vietnamlı, pakistanlı, hindistanlı cibudili, bu ülkede yaşar.
Nüfusum,seçmenim,hastam ,cinayetim,hastalığım,,trafik kazam,çevre kirliliğim,döviz,zengin olan zenginim vs vs. Herşey ama herşey çoğalırken ,artarken!
Biz,ülkenin sade Vatandaşları:
Ganimet almayan,mücahit puanı veya eşdeğeri olmayan,ihaleye katılamayan,memur olmayan bu ülkede doğup büyüyen insanlarımız
neden fakirleşiyor,yoksullaşıyor ve göç etmeye devam ediyor? Neden şüküre, kaderciliğe alıştırılıyor!
Bu memleket bizim, bu vatan bizim diyenler! Bu toprakların ekmeğini paylaşmadığınız kendi insanlarınızın günahı boynunuz da ,vicdanınız da olacak! Ve elbet bir gün bu bedel ödenecek...
Ülkemde Çok şeye Sahip olanlar oldu amma Layık olamadı...

(Eralp Şerifoğlu)

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.