banner107
banner69

Sosyal Medyanın Sesi

banner27

Sosyal Medyanın Sesi

banner87

Sürekli hata yapan ama hatasını kabul etmeyen insanların özür dilemesini beklemeyin. Hayatta dilemezler. Ama merak etmeyin için için kendilerini yerler. En belirgin özellikleri de çok yakınındakilerin başarısızlıklarıyla mutlu olmaya çalışırlar.Kıskançlık da hat safhadır.KKTC'de her beş kişiden dördü bu hastalığa sahiptir.Ve kimse de hasta olduğunun farkında değildir.

(Ahmet Ersöz)

Bugüne kadar Sözcüsü ve Cumhurbaşkanı dışında kimse açıklama yapmaya yetkili değilken, aniden müzakere heyetindeki uzmanların bir bir konuşmaya başlaması hayra alamet midir?

(Aytuğ Türkkan)

Fatih Terim diyor ki gençlerimiz şehit olurken bunları konuşmaktan üzüntü duyuyorum. Ama bu zat 2000 lira alan bu çocuklar şehit olurken milli takım primlerinin 165 bin avrodan 650 bin avroya çıkmasından üzüntü duymaz herhalde. Allah sizi bildiği gibi yapsın.

(Emirali Tatlıdil)

"Hal böyleyse, garanti ve güvenlik konusunda karşı tarafın taleplerini anlamsızlaştırırken, Türk tarafı kendi pozisyonunu yaratıcı muğlaklıktan daha ileriye taşımak zorundadır.

Maalesef, henüz buna dönük bir ışık görülmüş değildir. Bu yüzden müzakereci, sözcü ve heyet üyesi tarafından yapılan açıklamaların tümünü daha geniş bir “kaçış stratejisi” olarak görmek durumundayım.

Burada aklıma bir soru geliyor:

Sarayda gerçekten politik niyet varsa ve Kıbrıslı Rum liderliğinin masadan kaçış ihtimalini hesap ediliyorsa, neden iç kamuoyuna yönelik mesaj vermeyi tercih edilmektedir?

Bildiğiniz gibi Uluslararası bir sorunun çözümü ile ilgili ikna edilmesi gereken, iç kamuoyu değil uluslararası kamuoyudur."

(Okan Dağlı)

"Bildiğiniz gibi Uluslararası bir sorunun çözümü ile ilgili ikna edilmesi gereken, iç kamuoyu değil uluslararası kamuoyudur.

Yani Mehmet Dayı Denktaş’ı destekledi, Ayşe aba Akıncıyı destekledi diye uluslararası bir sorunda haklı taraf olamazsınız.

Eğer haklıysanız, iç kamuoyu değil uluslararası kamuoyu hedeflenmelidir. Bir iletişim kampanyası illa ki yapılacaksa öyleyse bunun zemini orasıdır. Köydeki lale festivalinde değil Brüksel’de, New York’da bunu dile getirmeniz gerekmektedir ya da saygın uluslararası medyada pozisyonunuzu dile getirebilmeniz gerekmektedir.

Eğer böyle bir alan sizlere açılmamışsa, Abohor’daki Ahmet abiyi ikna edersiniz ama Kıbrıs Sorunu ile yakından ilgili AB ya da BM üzerinde kamuoyu baskısı oluşturamazsınız.

Bu yüzden de Cenevre’de eğer başarısız olursanız, sorumluluk Kıbrıslı Türk toplumunun üzerinde kalır. Ondan sonra mağdur edebiyatıyla belki bir seçim daha kazanırsınız ama yitirilen fırsattan elleriniz temiz bir biçimde ayrılamazsınız.

Bu yüzden, sarayın kamuoyunu hazırlama stratejisindeki amaç eğer önümüzdeki seçimlerde aday olmak, ekiptekilerin milletvekili bakan falan olması değilse pek birşeye hizmet ettiğini söyleyemem.

(Besim Baysal)

banner104
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.