escort bayan istanbul escort hd porn
banner255
banner69
banner82

Sosyal Medyanın Sesi

banner27

Sosyal Medyanın Sesi

banner267

Aramızdaki bazı 4/4'lük, kusursuz, mükemmel, altın kalpli, mümin ve eeen ama ennnn vatanperver insanların bazı gazetelerin Ramazan Bayramı kutlama mesajı vermemelerini eleştirirken; kuzeyde yaşanan bunca hırsızlık, yolsuzluk, cinayet, tecavüz, taciz, dolandırıcılık, gasp, rüşvet gibi konularda tek kelime etmemeleri nedendir acaba? 

 (Alev Şensoy)

Ülkemiz güvenlik anlamında yıldan yıla kötüye gitmekte. Nüfus ciddi anlamda artmakta.Eğitim,Sağlık ve diğer kamu hizmetleri bu nufusa hitap edemiyor. Yerel gelirler ortada.Türkiye buradaki hükümetin duruşuna göre para yolluyor.Yollamayınca mecburen zamlarla vatandaş bedelini ödüyor.Kamuyu ve işletmelerini kötü yönetmemiz de cabası.Sonrasında bir koalisyon gidiyor ,diğeri geliyor.Halk ise daha önce söverek gönderdiklerini yeniden kucaklıyor.Güvenliğe gelirsek, Afrika gazetesi ve meclis damı olayları kafalara kazınmış olarak halen soru işaretli.Olan cinayetler, kavgalar , darplar, bıçaklamalar,taciz ve tecavüzler , uyuşturucu derken ufak adamız suçlarla işgal edilmiş.Peki birkaç gündür yerden yere vurulan Polis teşkilatında durum nedir bir göz atalım.Verilerde ufak tefek yanılabilirim ancak 3500 civarı kadrosu görünen teşkilatta şu an çalışan 1500-1600 civarı polis var.Hızla artan nufus karşısında ters orantı kuralıyla sayısı azalan bir teşkilat.Buna ek olarak 24-48 vardiya çalışmaları yetmezmiş gibi çeşitli sebeplerle fazladan çalıştırılan ancak ek mesai kısıtlaması nedeniyle ayda 400-500 TL alabilen polisler.Ve çok duyduğumuz ve haklı oldukları diğer sorunlar.Hepimiz eleştirmeyi çok seviyoruz bu ülkede,ben de çoğunlukla mizahi olarak konuları ele alıyorum.Ancak yapıcı olarak sorun çözme anlamında fikir ortaya atanlarımız azdır.Onlara da gereken değer verilmiyor.Bir diğer yandan hangi hükümet gelirse gelsin ,sanki daha önce başlarına gelmemiş gibi hep bu sorunlardan şikayet etmekte ve önceki siyasileri suçlamakta.Ee siz şikayet edin , öncekiler şikayet etsin, biz de halk olarak şikayet korosuna katılalım,günü birlik menfaatlerle yola devam edelim ,sonra da başımıza birşey geldiğinde ağıt yakalım.Ayni tas ayni hamam...

(Ahmet Ersöz)

Bu devletin en birinci sorunu, gayet net olarak söyleyebilirim ki artık sağlık eğitim ya da ekonomi değildir. İÇ GÜVENLİK en önemli, ilk çare üretilmesi gereken problemimizdir. Cinayetler soygunlar , uyuşturucu, mafya tarafından parsellenme yetmez gibi, savcıya avukata kurşun sıkılan ülkede yaşamak kaderimiz olmamalı. GÜVENLİK zaafını hissettiğimiz sürece diğer sektörlerin gelişemeyeceği ve düzlüğe çıkamayacağımız aşikardır.
Doksanlı yıllarda, Adana'da Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği başkanı olarak https://static.xx.fbcdn.net/images/emoji.php/v9/t40/1/16/1f62d.pngT.T.B kongresinde konuşan Dr. Mustafa Hami. gidişatın geleceği noktayı işaret ederek "Türkiye'nin Sicilya'sı olmak istemiyoruz" demişti. Demişti demesine de dönüşünde polis onu bu konuda ifade vermek için karakola çağırmıştı. Sahi o ifadenin verildiği dosya hala açık mı? Açıksa son 3 ayda yaşanan olayları da eklesinler.
Ortalık tuhaf görüntülü insanlarla doldu. Artık bırakın Türkiye'nin suça eğilimli insanlarını, Dünya'nın her tarafından aynı eğilimde ki insanları kabul ediyoruz.. Ülke sorma gir hanıydı. Şimdi sorma çık hanı da oldu. Topraklarımız daha önce de ifade ettiğim gibi "besi yeri" gibi mikrop huylu insanları çekiyor. Afrika dan Asya dan suça eğilimli kim varsa geliyor.
Bu arada ucuz işçi getirmek adına bir ok iş yerimiz de bu insanları barındırıyor. Üniversitelerimiz maalesef (Ben söylemiyorum YÖK söylüyor ve söyleyince de kızıyoruz) kayıt yapıp bir daha okula uğramayan karanlık işlerle uğraşan kişileri öğrenci olarak kabul ediyor.
Bu şartlar altında halka sadece korkuyla yaşamak kalıyor. 
"Çözüm olmadan hiçbir şey olmaz" diyenlerimiz var. Tamam da çözümün olması tek bizim elimizde değil. Karşı taraftan da olumlu yaklaşımlar gelene kadar böyle yaşamaya mahkum edilemeyiz. 
Hükümetler, güvenlik görevlileri , sorumlular, silkinin ve kendinize gelin.Devletseniz, arkanızda kocaman bir devlet gücü var. Bu güç de elinin tersiyle dahi mafiöz yapıyı yer yeksan edebilir. Pasaportsuz girişleri durdurun. En azından bazı ülkelere vize uygulayın. En azından kapıda bu vize işlemini yapın. Bilmiyorum işte GÜVENLİK için ne gerekiyorsa onu yapın.Canlanın ve gayret edin. İÇ GÜVENLİK ve huzur sağlanmadan ne ekonomi ne sağlık ne de eğitim toparlanır bunu da bilin.

(Bülent Dizdarlı)

Kıbrıs’ta doğalgaz ile ortaya çıkan durumda ‘diplomasiyi’ iyi yöneten kazanacak. Savaş kimsenin kazanacağı bir seçenek değildir. Türkiye, başta ABD olmak üzere ilgili devletler perde gerisinde yapacağı diplomatik görüşmelerle süreci kendi lehine çevirebilir.

Ankara, bölgeden gelen haber ve bilgileri ‘resmî’ olarak almadan adımlar atmamalı. Son dönemde Türkiye’yi zora sokacak ‘şovenist’ yazılar ve ‘yorumlar’ yapılmaktadır. Varolan anlaşmalar ‘yeni gibi’ ortaya çıkarılınca, ortaya karmaşık bir durum çıkmaktadır.

Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın bugün de tekrarladığı gibi, ‘Ada’da Türkiye ve Kıbrıslı Türklerin haklarını görmezden gelecek bir durum söz konusu olamaz. Ada’da iki halk vardır ve zenginlikler iki halkındır. Sırf öne çıkma adına, provakatif yazılar yazanlara itibar edilmemeli.

Türkiye bölgenin en değerli ve güçlü devletidir. Rum yönetimi; başta ABD olmak üzere bölge devletleri ile yaşanan gerilimi kendi lehine çevirme adına, provakatif adımlar atmakta ve söylemlerde bulunmaktadır. Bunu bertaraf etmenin yolu hem sahada hem de masada güçlü olmaktan geçer.

Türkiye sondaj gemileriyle sahada güçlüdür. “Türkiye, denizler, Kuzey Kıbrıs” güçlü bir üçlüdür. Bunun masaya da yansıtılması zor değildir. Masadaki güç diplomasi ile olur. Böylece Türkiye, Kıbrıs üzerinden kuşatılmaya set çekmiş olur. Diplomasi bir sanattır. Bunu yapmalıyız.

(Sefa Karahasan)

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.