escort bayan istanbul escort hd porn
banner255
banner69
banner82

Sosyal Medyanın Sesi

banner27

Sosyal Medyanın Sesi

banner267

Yeni jenerasyon çok kötü geliyor. Okumayan, inançsız, hedefsiz, gelecek kaygısı olmayan, babasına güvenen, ve günde 6 saat Pubg oynayan bir nesil.

Bizim çocukluğumuz böyle geçmedi.
Aileler bu şekilde yetiştirmeye devam etsin. Yarın 40 yaşına gelipte hâlâ daha bir paltaya sap olamadıklarında ve o yaşta ailesinin ağzına baktıklarında komple ailecek sıkıntılar yaşayacaklar.

Benim şahsen çocuğum olsun 16 yaşından sonra beş kuruş vermem. Kazanmayı öğrenecek. Kazanmazsa aç kalır. Gözünün yaşına bile bakmam. Çünkü her zaman aile olmayacak yanında.

Çocuğa harçlık vermek en büyük kötülüktür. Özellikle yazları sokun bir işe çalışsın. Kış boyunca okulda harcayacağı parayı çıkartsın. Eğerki o parayı yiyip bitirirse vermeyin para ve aç gezsin. Bir sonraki sene anlar alın teriyle kazanılan paranın kıymetini..

Eskiden çocuklarla toplanıp halı saha maçına gider spor yapardık. Şimdi çocuklar toplanıp saatlerce kıpramadan Pubg oynuyorlar.

Eskiden evde ansiklopedilerimiz olurdu. İçindeki bilgilere hayretler içinde bakardık. Şimdi evlerde android ve Pubg var

3 yaşındaki çocuk toprakta oynayıp hastalıklara bağışıklık kazanması yerine üstü kirlenecek diye eve kapatılıp android telefonlarla beyinleri androidleşiyor

Baba parayı kesse bile anne çocuğuna kıyamadığından gizli gizli para veriyor. İyi birşey yaptığını sanıyor ama ilerde çok kötü çekecekler acısını.

Yeni jenerasyonun böyle olması ailelerin suçu. Ben çektim çocuğum çekmesin diyerek verdiler parayı.
Hepsi görecek ilerde babayı...

(Ahmet Alpmut)

Türkiye ile iyi ilişkiler kurmak için birçok öneri yapılabilir. 
Birincisi şu: Hadi gelin, denizlerdeki haklarımızı biraz daha aktif bir şekilde savunalım; bunun için milyarlarca dolar harcayan Türkiye'yi yalnız bırakmayalım. Özellikle federal çözümü savunanlar ön sıralarda saf tutalım...

(Hasan Erçakıca)

Basit yaşayın. Merhametli olun. Değer bileni çok sevin. Kendinize saygıyı asla unutmayın! Daha iyi hissedeceksiniz...

(Eralp Şerifoğlu)

Arasta'daki kanlı meydan kavgasında "burası benim bölgem" haykırışları duyuluyordu. Kentler şimdi de kaba güç tarafından bölge bölge parsellenmeye başlanmışsa vay halimize!.. Acaba bizim bölgenin "baba"sı kim olur?!..Don Corleone mi?..

(Ahmet Tolgay)

Öyle anlaşılıyor ki kavga etmemiz lâzım, edelim... Dinleyin bu meseleyi: Bir tarihte parti beni ve Gilanlı'yı, Baf'taki bir AKEL kadınlar kolu toplantısına gönderdi, bizim kadınlarla beraber, parti yetkilisi olarak! Bindik gittik... Lorega'da (bilirsiniz uzun, eğri hıyarı meşhurdur) biri karşıladılar, kırmızı güller mi ne verdiler, salona aldılar. Giriş kapısının yanına, uzun bir Türk masası koymuşlar, oturduk. İki toplumlu etkinlik ya?! Bir da baktım, babasından beri ailece istihbaratçı (derin devlet) olan Katsuridis da geldi, biiir törenle girdi, salonun tam ortasında bir masaya kuruldu, bir da nutuk attı bize! Beklerim bana da söz verecekler, yemeğe geçtik... Self servis! Uh? Bakarım yoldaşa çiçek da koydular masaya, bira da açtılar, servis da yaparlar... "Noluyor?" diye sordum, yoldaş milletvekili imiş, protokol masasıymış masası!!! Ben yemek yemem, dedim... Kalktım gidyim masasına, bizim bazı "Barışçı" kardeşlerimiz, "Vaz geç" dediler, "böyle bir günde kavga çıkarma"! Bu gün çıkarmazsam ne zaman çıkaracam? Gittim, dedim ki: " Be arkadaş, ben buraya iki toplumlu etkinlik yapmaya davet edildim, aşağılanmaya değil...Sen milletvekili isen, ben de milletvekiliyim. Bana saygın yoksa, ki benim sana yok, bana oy veren halkıma saygı göster. Ben halkımın arasında oturmaktan gurur duyarım ama senin bu havanı çekmeye hiç niyetim yok! Sen kim oluyorsun da beni kapının yanına oturtup, kendine protokol masası kuran? Sen KKTC'yi tanımazsan, ben da senin hükümetini tanımam. Ne farkımız var? Bizi davet ettin ayar çekesin?" Masada bir kadın vardı, bana "Söyle yoldaş" dedi " da yoldaşımızın bunları duymaya çok ihtiyacı var..." Baf İlçe örgütü yöneticisi imiş... "Aman" dediler, "buyur otur... Sana bira açalım..." Reddetim... O yemeği da yemedim... Çözümse, çözüm! Çözeceyik, barış içinde yaşayalım isterik ama yok da üç paralık şovenist maskaraların bizi aşağılamasına izin vererek...

(Nazım Beratlı)

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.