banner237
banner82

Sosyal Medyanın Sesi

banner27

banner210
Sosyal Medyanın Sesi

banner215

Kendi insanını sömüren sömürgeci bir dangalak diyor ki; Dövizde düşüş var ama piyasalar tam oturmadı!! Bak sen!Zamları Oturtmak için hiç beklemen ama!

(Eralp Şerifoğlu)

Ekim zamanı geldi kuraklığı ödeyemeyen hükümet köylüyü perişan eden bir hükümet ve bunların temsilcisi tarım bakanlığı kış uykusuna yatmış durumda 19 ekimde ödeme yapacam deyen bir tarım bakanı çiftçi ile dalga geçmekte siz ne zaman hükümete gelseniz memleket kurak olur eyer cesur ve yürekli bir tarım bakanı isen ve hükümete sözün geçer ise cik ve bu çiftçiye bu parayı ne zaman ödeyen cesurca şöyle her gün bir bahane bulup bizimle dalga geçme yapamazsan da bu işi cik ve ben bu işi yapamam de ve mertçe istifa et gariban köylünün anıl teri ile dalga geçme televizyon programlarına çıkıp nutuk atma

(Yusuf Şanlıer)

Bir yerde oturmuş çocukları bekliyorum arka masada bir gurup genç sohbet!!! ediyor... Önce konu telefonlar ve özellikleri yani anlamını bilmediğim bir sürü terim... Sonradan sosyal medya uygulamaları hakkında konuştuklarını anlıyorum... Kim kimi taglamış, kim kimi like’lamış... vs... vs... Sonradan konu Halloween'e geliyor yani son yılların modası Cadılar Bayramı... Bir mekanda büyük kopuş!!! varmış... Ne giyeceklerini konuşuyorlar ne içeceklerini kimle takılacaklarını... Yani muhabbetin temeli bu... Yine anlamını sadece tahmin edebildiğim terimler ve burda telefuz edemeyeceğim cümlelerle... Tehlikenin farkında mıyız? Gençlerimizin nasıl evrim değiştirdiğinin... Nasıl yozlaştığının... Nasıl toplumdan uzaklaştığının... Toplumsal ve ahlaki değerlerini nasıl kaybettiklerinin farkında mıyız. Belki de sadece ben yaşlandım bilemiyorum...

(Erçin Selasiye)

Günün Facebook paylaşımları.
Eski günlerden kalma çapaçulli kıyafetli bir fotoğraf varsa Cadılar Günü saçmalığı içinmiş gibi paylaşma.
Düğün sünnet festival cenaze herhangi bir yerde Ersin Tatar’la yan yana fotoğraf varsa hayırlısı olsun ayakları ile paylaşma.

(Songuç Kürşad)

Sabah oluyordu ve oylar tek tek, elde sayılıyordu.
"İlkellik" bu.
Dünyanın öküzün boynuzlarında olduğunu iddia etmek gibi...
Galileo “dünyanın döndüğünü” iddia ettiği için idamı istenmişti.
“Ama o dönüyor” demişti. 
Geri kalmışlığımız giderek daha fazla göze batıyor.
Ve "Bu düzenin geleceği yok” diyen bir ses avaz avaz bağırıyor.

İşin aslı dünya dönüyor ve biz, “öküzün boynuzunda” gibi yaşıyoruz.

(Cenk Mutluyakalı)

banner200
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.